1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Masera, Diş Fakültesi Olacak
Masera, Diş Fakültesi Olacak

Masera, Diş Fakültesi Olacak

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, eski MASERA Binası’yla ilgili devam eden hukuki süreci kazanmaları halinde, binayı diş hekimliği fakültesi olarak kullanacaklarını ifade etti.

A+A-
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, Hakimiyet’in sorularını cevapladı. Rektör Şahin, üniversitenin devam eden projeleri, FETÖ operasyonları ve eski MASERA Binası’nın durumu ile ilgili görüşlerini aktardı. Şahin, MASERA Binası’nın bulunduğu araziyle ilgili hukuki sürecin devam ettiğini söyledi. Bu bina ile ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mustafa Şahin, MESERA binasını alıp Diş Hekimliği Fakültesi yapma niyetindeyiz. Daha sonra fizik tedavi ile ilgili birkaç salon ilave edip, belki günde 50-60 hastanın fizyo-terapisini yapabiliriz. Şu an bir mutabakata varmaya çalışıyoruz. Sayıştay ve Maliye aşamasında şu an görüşmelerimiz sürüyor. Olumlu bir görüş geldiği takdirde kiralarının bitimi olan 37 yılı beklemeden kullanmaya başlayacağız.”dedi.

15 Temmuz sonrası yaşananlar ve FETÖ operasyonları ile ilgili neler söylersiniz? Selçuk Üniversitesi’nde FETÖ’ye yönelik ne gibi çalışmalarınız oldu?
Bu zor günlere rağmen ne moralimizde ne motivasyonumuzda ne enerjimizde ne de ümitlerimizde hiçbir kayıp ve azalma olmadan yolumuza devam ediyoruz. Allah milletimizi devletimizi, ülkemizi ve Cumhurbaşkanımızı korudu. Bu milletin bir ferdi olarak bizler de aynı duygular içerisindeyiz.
Göreve geldiğimiz günden yirmi gün sonra paralel yapı denen FETÖ terör örgütüne müdahalelerde bulunduk. 4 Şubat’ta da bir Senato kararıyla Mevlana Üniversitesi’yle ilgili tüm eğitim programlarımızı iptal ettik. Bizim üzerimizden yürüyen eğitim programlarını da iptal ettik. Bizden görevlendirmeyle o kurumda bulunan 66 akademisyenimizin görevlendirmelerini iptal ederek ders vermemelerini istedik. Daha sonra MASERA ve RİXOS’un da üzerinde bulunduğu üniversitemizin tapulu arazisi konusunda davalarımızı açtık. Bu yapının içinde olan müdürlerimizi ve ilgili çalışanlarımızı görevden aldık. Görevden aldığımız ve yeni göreve getirdiğimiz dekanlarımız, yöneticilerimiz de oldu.

Bu süreçlerden kurumun etkilenmemesi için neler yaptınız? Zorlu süreç içerisinde üniversiteye yönelik ne gibi çalışmalarınız oldu?
Gündelik hayatımızı tamamen FETÖ’ye tahsis edemezdik. Ama önemli bir mesaimiz bu işle geçiyordu. Temel hedefimiz uluslararasılaşmaktır. Üniversitemizi indekslerde daha yukarılara çıkarmaktır. Çünkü burası bir üniversitedir ve biz üniversitemizin üniversite kimliğini önemsiyoruz. Üniversite misyonunu önemsiyoruz. Tabi ki şehrin her sorunu bizi ilgilendirir. Dolayısıyla şehri dizayn etmek gibi, olayların seyrine yön vermek gibi bir düşüncemiz yok. Biz bir üniversitenin üst yönetimiyiz. İşimiz üniversite ve üniversite odaklı çalışma arzusundayız. Bu doğrultuda çeşitli çalışmalar yürüttük.

Selçuk Üniversitesi’nin şuan durumu nedir? Önümüzdeki süreçlerde hedefleriniz nelerdir?
Bilgi üretiyoruz. Özellikle de girişimci üniversiteler indeksinde 12. sıradayız. Özel üniversiteleri çıktığınız zaman biz devlet üniversiteleri içerisinde 6. sıradayız. Önemli gelişmeler kaydeden üniversitemizde eksiğimiz de var. Tek eksiğimiz ürettiğimiz bilgiyi ürüne dönüştüremiyoruz. Ticarileştiremiyoruz. Bunu gördük ve çalışmalarımızı başlattık. Bilgi üretmekte Türkiye’nin liderleri arasında yer alan üniversitemizi önümüzdeki süreçlerde üretim anlamında da lider üniversiteler arasına yerleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde önemli çalışmalarımız olacak.

Peki Mustafa Bey, akademik kadrolar ve üniversitenin fiziki şartları için ne gibi çalışmalarınız olacak?
Selçuk Üniversitesi’nde doktorasını yapıp yıllarca kadro bekleyenler vardı. Öğretim üyelerimize 2017’nin sonunda bekleyen hiç öğretim üyesi kalmayacak diye söz verdik. Vakti geldiğinde herkesin kadrosu açılacak. Bunun yanı sıra dersliklerin alt yapısının oluşturulması, güçlendirilmesi ve kalitesinin artırılması noktasında çalışmalarımız oldu. Bilgisayar altyapımız Türkiye’nin en eski bilgisayar altyapısıydı. Çok güçlü bir BİLMER’imiz vardı ama gelişen teknolojiye ayak uyduramadığı için çökme noktasına gelmişti ve bunun için de projelerimiz var. Dersliklerin iyileştirilmesi, 24 saat güvenlik, kampus etrafında yapımına başladığımız duvar çalışmamız gibi çok sayıda fiziki iyileştirme çalışmamız var. Önümüzdeki süreçte bambaşka bir Selçuk Üniversitesi göreceğiz.

MASERA Binası’nda ne gibi çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz? Bu binanın durumu şuan nedir?
MESERA binasını alıp Diş Hekimliği Fakültesi yapma niyetindeyiz. Daha sonra fizik tedavi ile ilgili birkaç salon ilave edip, belki günde 50-60 hastanın fizyo-terapisini yapabiliriz. Şu an bir mutabakata varmaya çalışıyoruz. Sayıştay ve Maliye aşamasında şu an görüşmelerimiz sürüyor. Olumlu bir görüş geldiği takdirde kiralarının bitimi olan 37 yılı beklemeden kullanmaya başlayacağız. Mevlana Üniversitesi’nin RİXOS’un hemen arkasına kaçak inşa ettiği 350 kişilik yurt binasını da alıp erkek öğrenci yurdu yaptık.

Kampüs içerisinde yapımı devam eden rektörlük binası ve müze binası var. Buralarda durum nedir?
Kampüsümüzde hızla devam eden bir rektörlük binamız var. Bittiğinde rektörlüğü ağırlıklı olarak yönetimini kampüse taşıyacağız. Bitmiş bir müze binamız vardı. 10 bin metrekare kapalı olan o müzenin telef olmasını istemiyoruz. Ve gerçekten müze formatında yapılmış bir bina. Sergi salonları ve galerileri var. Selçuklu tarihi müzesi yapma arzusundayız. Görüşmelerimizi yaptık. Kampüsümüzde böyle güzel bir müzeden insanların faydalanması bir kazanım olacaktır.

Şuan Selçuk Üniversitesi’nin en önemli projeleri, çalışmaları, nelerdir?
Üniversitemizin elektriğini karşılayacak bir güneş enerji santrali projemiz var. Türkiye’de beşeri aşı üretilmediği için Aşı Üretim Merkezi projemiz var. Zaten hayvani aşı üretimin yüzde 60’lık kısmı üniversitemizin Veteriner Fakültesi bünyesinde üretiliyor. Biz bunu insani aşı da üretebilecek bir seviyeye getireceğiz. Ülkemiz aşıya çok ciddi paralar ödüyor. Stratejik bir konu. Aşıda yurtdışına bağlı olmanın sıkıntılı olduğunu dikkat çekmek için geliştirdiğimiz projemize de destek aldık. Konya sanayisinin yerli otomobile ne gibi katkıları olur konusuna da kafa yorduk. İtalya’dan gelen otomobil tasarımcılarına Konya sanayisini gezdirdik. 232 firmada 2 bin 200 civarında otomobilin en ağır en önemli parçalarının Konya sanayisinde üretilmesine İtalyan ekip şaşırdı. Bu kadar altyapıya sahip bir şehirde nasıl otomobil üretilmediğine şaşırdılar. Şehrimize yeni ticari imkanlar açmak için çalışmalarımız var. İlk etapta dünya fuarlarında sergilemek için bir araba projesi hazırlığımız var./Dursun Seyis-Ümit Özel

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.