1. YAZARLAR

  2. Murat KARAKOYUNLU

  3. Mazrufa Bakmak
Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Mazrufa Bakmak

A+A-
Kılıçdaroğlu’nun muhalif dili Ak Parti’yi derinden sarsacak bir üslupla(!) yine gündemde. CHP, Anayasa çalışmalarını yürütecek komisyonun adının “Uzlaşma Komisyonu” değil "Türkiye'yi Darbe Anayasasından Kurtarma Komisyonu” olması gerektiğini engin bir muhalif tutumla ilan ederek her zaman olduğu gibi yine mazrufla değil zarf ile ilgilendiğini duyurdu. Okurken bile insanı tebessüm ettiren bu tutum Türkiye’deki muhalefetin resmi malesef.
 
Osmanlı’dan günümüz Türkiye’sine doğru bir dönüşüm planının adıdır CHP. Halk fırkası adıyla Mustafa Kemal’in kurduğu partidir. Her ne kadar Atatürk tarafından “muasırlaşmak” olarak belirlenmişse de, dil darbesi ile kökünden koparılan nesillerin, Ulu Önderin Osmanlıcasını anlayamamasından olsa gerek, yolu hep batılılaşmadan geçmiştir. 
Ne var ki bu rota toplum tarafından kabul görmemiş ve çok partili hayata geçişin ilk denemesinde Atatürk’ün müdahalesi ile önü alınan mağlubiyet, ikinci çok partili dönem girişiminin ardından CHP için makus bir talihe dönüşmüştür.

CHP yönetimi halkın tepkilerini anlamak, sorunlarına çözüm üretmek ve ona göre bir duruş benimsemek yerine mevzilerini sağlamlaştırmayı tercih etmiş, cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren bürokraside, siyasette, askeriyede, medyada ve hatta sanayide kendi istikbalini koruyacak bir seçkinci burjuvazi oluşturarak; hata yaptığında(!) halkı hizaya getirebileceğini düşünmüştür.
Seçim dönemlerindeki mağlubiyetlerini bürokrasi, askeriye ve basın gibi yollarla bir şekilde telafi etmeyi başarabilmiş CHP’nin, Ak Parti iktidarıyla birlikte çakar almaza dönen seçim dışı silahlarından ümidini kesmek zorunda kalması, önemli bir gelişmedir. Ne var ki bu aşamadan sonra yapması gereken gerçek siyaset ve muhalefet tavrını bir türlü öğrenememiş olması ise Türkiye için hem kayıp hemde komik siyaset dönemini getirmektedir.

CHP, iktidar olmak, ülke yönetiminde söz sahibi olmak ve toplumun geneline kendini kabul ettirmek istiyorsa, daha doğrusu gerçekten söyleyecek bir sözü varsa siyaset algısını değiştirmelidir. Ana muhalefet olarak yerini her seçimde garanti gören CHP’nin kendini iktidara taşıyacak, toplumun genelini kucaklayıcı bir zihniyet dönüşümünü gerçekleştirmesi ve belki esaslı bir reddi miras beyan etmesi, şarttır.
Zira bugüne kadar, attığı altı okun hiç biri hedefini vuramamıştır CHP’nin.

Halkla barışmak adına yaptığı her işi yüzüne gözüne bulaştıran, samimiyetsiz halk adamı pozları veren, cumayı evde kılacak kadar dindar, yer sofrasına ayakkabıyla basacak kadar köylü, işçi karavanasını beğenmeyecek kadar emekçi bir halk partisi, bir de söylem zaafiyetine düşünce sokaktaki adam için sirk palyaçolarından daha vahim duruma gelmiştir.
Bugünün CHP’si altmış sekiz kuşağının milli hedeflerinden uzak, Deniz Gezmiş idealizminin dayanaklarına nefretle bakan bir yapıdadır. Bu günün CHP’si hiç bir zaman Ghandi olamamış ama siyaset açısından tam bir hint fakirine dönmüştür.
Anadolu’dan kopuk, Kemal Tahir’den uzak, Attila İlhan’ın Hangi Sol, Hangi Batı, eserinden ilham almamış bir CHP algısının toplum açısından kirlenmiş mazisiyle bu ülkede gideceği yer,  hezimetten öte değildir.

Kılıçdaroğlu ve zevanesinin “Oğlunun başındaki elmayı vuran adam Giyom Tell’in hikayesini dahi okumadığı, bu güne kadar attığı altı ok'un hepsinin hedefi ıskalıyor olmasından bellidir.
Bu yazı toplam 139 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.