1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. MEDAŞA ÇAĞRI
Ahmet Turan

Ahmet Turan

Yazarın Tüm Yazıları >

MEDAŞA ÇAĞRI

A+A-

Ekonomi cebimizi etkilemeye başladığı zaman ilk önce tasarruf aklımıza gelir.
Hatta nereden ve nasıl tasarruf edebiliriz konusu bütün beynimizi de yorar.
Hayatımızda her şey rutinleştiği için tasarruf edilecek harcamayı bir anda sıralamada zorlanırız.
Bazen en önemlisi en son aklımıza gelir.
Çok önemli programlar olmadığı müddetçe hafta sonlarını Sarayönü ilçesinde geçiririm.
Cumartesi akşamı arkadaşlarla gece 3’lere kadar oturur sohbet ederiz. Sohbete zaman, zaman benim gibi Konya merkezden gelip katılanlarda olur. 
Çoğunluğunu taklacı kuş besleyen arkadaşların oluşturduğu sohbetin konuları arasında ülke meseleleri de yer alır.
Samimiyetin üst derecede zemin bulduğu sohbetin sonunda bütün haftanın stresi ya atılmıştır, ya da pasifize edilmiştir.
Sonra ‘hayırlı geceler’ temennisiyle dağılırız.
Aslında gecenin büyük bölümü de bitmiş şafak vakti girmeye hazırdır.
Çünkü eve gelip yatağa uzandığımızda horozların ötüşünü duymaya başlarız.
Havanın temiz ve sertliğinden midir, sohbetin etkisinden midir, ya da uyku saati kaçtığından mıdır bilmem uyku yerini terk etmiştir.
Tek katlı ve bahçeli evlerin oluşturduğu mahallende avlu duvarlarının yüksekliğinden dolayı gecenin o saatinde perdeyi rahatlıkla çekip dışarıya baktığın zaman daha çok sokak lambaları dikkatini çeker. 
Çünkü etraf çok katlı binalardan oluşmadığı için bir gökyüzünü görürsün, bir de sokak lambalarını.
Sabah olup, gün iyice ışımaya başlamasına rağmen sokak lambaları sönmeyince gazetecilik mesleği depreşmeye başladı.
Üşenmeden dışarı çıktım ve cep telefonu ile gün aydınlığında sönmeyen sokak lambalarını çekmeye başladım.
Bu arada kendi kendime  ‘acaba kış tarifesi’ uygulaması süresine mi uyuluyor diye de sorunu çözmeye çalışıyorum.
Çünkü bazı kuruluşlarda bu tür sistemler otomatiğe bağlı. Ana kumanda da saat ayarı yaptın mı, belirtilen saatte tüm sistem devreye girer.
Biz sade vatandaş olarak gün ışımasına rağmen sokak lambalarının yanmasından rahatsız olduk.
Bu gereksiz lambadan harcanan elektrik enerjisinin ödemesini millet yapıyor. 
Vatandaşlar evinde küçük bir lambanın fazla yanmamasının hesabını yaparken, binlerce sokak lambasının dakikalarca fazla yanması her halde vicdanları sızlatıyordur.
Kusura bakmayın. 
Bu uyarı bir eleştiri değil, vatandaşlık görevidir.
Çünkü ödenen o bedelin içinde benim payıma da düşen var.
DİNLENMEK LAZIM
Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.
İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.
Sonuç:  İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: "Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?"
İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: "
Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kestim.
Halka hizmet veren kurum veya kuruluşların idarecileri yoğunluktan makamda sıkıldıkları zaman bazen erken, bazen de geç dışarı çıkıp gezerlerse aksaklıkları daha iyi görürler.

Bu yazı toplam 1535 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar