1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Medeniyet Mi, Canilik Mi ?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Medeniyet Mi, Canilik Mi ?

A+A-
Yazıma Hz. Mevlana’dan bir demetle başlamak istiyorum.
Ulu insan diyor ki :

Kamil insan toprak tutsa altın olur,

Eksik insan altın tutsa toprak olur.

Cehennem bu nefistir. Bizim nefsimiz ateşten parçadır. Parça bütünü özler. Nefsin hedefi de ait olduğu cehenneme bizi çekmektir.

Geçmişe üzülmek, gelecekten tedirgin olmak,  Allah’la arandaki perdedir. O perdeyi ateşe at ki ardından Allah görünsün.

+++         +++  

Evet şöyle bir düşünün.
Tarihe bir bakınız.
Osmanlı İmparatorluğu 600 yıl dünyaya adalet ile hükmetmiş. Ne zaman imparatorluk kişiselliğe dönüştürüldüyse, ne zaman istişareden uzak kalınmışsa, ne zaman siyaset adaletin önüne geçmeye, koltuk kavgaları alevlenmeye başlamışsa işte o zaman çalkantı olmuş, bölünmeler, parçalanmalar meydana gelmiştir.
İşte  Jön Türkler,
Saltanat kavgaları.
Sayısız isyanlar.
Liyakatsız yöneticiler…
Düşmanların karşısında güçlü olursan, senin önünde her zaman eğilirler. Eğer zayıfsan en yakının senin yanından kaçar, çalkantılar başlar.
Bizde bir söz vardır:
Yumuşak tükürük ya sakala, ya bıyığa zarar verir”
Kararlı olacaksın,
Yürekli olacaksın.
İnançlı olacaksın ama, kimseyi de ötekileştirmeden bunları yapacaksın.
TV haberlerine bakınız.
Medeniyet diye diye canileştik, canileştirildik.
Şehir eşkıyaları güpegündüz bir caddede bir bayanı yaka paça kaçırıyorlar.
İnsanlar bunu seyrediyor.
Emniyet güçleri yakalıyor. Adliye’den elini- kolunu sallayarak çıkıyor.
Hırsız yakalanıyor, aynı,
Kanun kaçağı yakalanıyor aynı.
Trafik magandaları  kol geziyor.,Aynı.
Bu nasıl iş, nasıl düzen?
Yasalar yetersiz, ceza evleri tıklım tıklım dolu.
Konya cezaevinin kapasitesi 600 kişilik, içinde kalan bin 400 kişi.
Hırsızlık, fuhuş, kanun dışı işler kırla gidiyor.
İnsanımızın pek çoğunda ne Allah korkusu, ne inanç, ne haram- helal anlayışı kalmadı.
Kör tuttuğunu öpüyor.
Size bir haberde ben vereyim.
Bir vatandaş eşini 2016 yılının son günü yani 31 Aralık'ta doğum yapması için özel hastaneye yatırmış. Kendisine doğum ücretinin 2 bin 100 lira olduğu söylenmiş. Ancak doğum 1 Ocak'ta olduğu için 'Yeni yılda zam geldi. Borcunuz 3 bin lira' denmiş. Bu duruma itiraz eden  eş 'Ama ben hastamı 31 Aralık'ta yatırdım' dese de kendisinden üç bin lira alınmış...
Bir yanda çağ dışı kalmış ölü seviciler, diğer yanda sapıkları koruyan tecavüz severler ve dünyaya getirdikleri bir canı borsa da hisse senedi sanan hekimler... Türkiye eskiden böyle değildi... Ne zaman bu hale geldi?
Yazımı  yine Mesnevi’den alınmış bir hikaye ile bitireyim.
Bir ülkede şehzadenin birisi kış günü atına binmiş, kırda gezerken, bakmış ki, karın buzun içinde bir kuş soğuktan donmak üzere.
Hemen atından inmiş, o kuşu bir hayvan köyünün içine bırakmış. Kuş biraz sonra canlanmış ve ötmeye başlamış. Oradan geçen tilki bu sesi duyup kuşu yakalayıp yemiş.
Özü:
Seni  her b.k’un içine atanı düşman sanma,
Seni b.k’un içinden çıkaranı da dost sanma,
Boğazına kadar b.k içinde ikende cak- cak ötme…
Bu yazı toplam 156 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.