1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Medine’de Bir Konyalı
Medine’de Bir Konyalı

Medine’de Bir Konyalı

Konya futbol camiasında ve ticaret hayatında gençlik yıllarında oldukça başarılı işlere imza atan Kadir Dağlıkoca, Konya’dan Medine’ye uzanan hikayesini Hakimiyet ile paylaştı. Kadir Dağlıkoca, “Yaklaşık 10 yıldır Medine’deyim ancak Konya’dan hiçbir zaman

A+A-
Gençlik yıllarında Konya’da ticari hayatında ve spor camiasında adını sıkça duyurmayı başaran Konya’daki Dağlıkocalar Giyim Mağazası kurucusu ve Medine’deki Konyalı Kadir Hediyelik Eşya ve Toptan Mağazası sahibi Kadir Dağlıkoca, Hakimiyet’in sorularını cevapladı. Dağlıkoca, Konyaspor fanatikliğini ve Konya hayranlığını Medine’de de devam ettirdiğini söyleyerek, gündemden kopmamak için Türkiye’den Medine’ye gelecek dostlarından ulusal ve yerel gazeteleri istediğini ifade etti. Dağlıkoca, ayrıca Medine geneline toptan satışını yaptığı ürünleri Türkiye’den götürdüğünü ve öncelikli olarak Türk yapımı ürünleri tercih ettiğini söyledi.

Kadir Bey, Konya’da zaten bilinen isimlerdensiniz ancak sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1955 Konya doğumluyum ilk ve ortaöğretimi Konya’da okudum. Evliyim, 1 kız 2 erkek üç çocuğum var. Ticaret meslek lisesi mezunuyum. Lise yıllarından sonra iş hayatına atıldım. Ticaret hayatım içerisinde Konya’da bizi bilinir hale getiren işletmemizi açtık. Günümüzde Dağlıkocalar olarak devam eden giyim ve okul kıyafetleri mağazası oğullarım tarafından işletilmeye devam ediyor. Dağlıkocalar’ı açtığımız zamanlarda, işletmemiz Konya’daki sayılı giyim mağazalarından birisiydi. Günümüzde de hala bilinirliği ve kalitesi eskisi gibi devam ediyor. Oğullarım Dağlıkocalar Mağazası’nı burada devam ettirirken, bende Medine’de hediyelik eşya ve toptan mağazası işletiyorum.

Gençlik yıllarınızda Konyaspor ve spora olan merakınızı biliyoruz. Bunlardan biraz bahseder misiniz?
Mülga Konya İdman Yurdu’nda basın sözcülüğü yaptım. Benim futbola olan tutkum çocukluk yıllarımdan başlar, bugünde de hala devam eder. Gençlik yıllarımda bu tutkum daha büyük olduğundan, Konya’da açılan hakemlik kursu vardı oraya katıldım. Merhum Mustafa Gerçeker’in açtığı bir kurstu. Bu kursu tamamladıktan sonra bir süre hakemlik yaptım. İşlerim sebebiyle hakemliğe çok fazla zaman ayıramadım ancak, futbolun içinde kalmak her zaman en büyük arzum oldu. Böyle olunca bir tarafta işler var bir tarafta futbol tutkusu var. Bende bunu gözlemcilik yaparak değerlendirdim, uzun bir sürede İl gözlemciliği yaptım. Tabi ki bunları yaparken işletmemiz de Allah’ın yardımıyla tanınır bilinir bil hal aldı. Konya’da giyim sektöründe bilindik bir hale geldi, işler yoğunlaştı ve zamanımızın büyük kısmını işimiz aldığından futbol camiasının içinde faal olarak kalamadım.

Sizi Konya’dan Medine’ye çeken nedir?
O dönem Türkiye genelinde geçici bir ekonomik daralma söz konusu olmuştu. O dönem benim için oldukça sıkıntılı bir süreç oldu. Hani tam olarak yıkıldım diyemem ancak, ticari olarak büyük bir hasar almıştım. Bunun sallantısı içerisindeyken Medineli dostlarım bana ulaştılar. Zamanında iyi ilişkilerimin olduğu karşılıklı yardımlaşıp işlerimizi hallettiğimiz dostlarımızdı. Beni arayıp Medine’de ne zaman istersem yerim olduğunu işim olduğunu söylediler. Onların isteği üzerine Konya’dan Medine’ye gittim. Orada ticaret yapmaya başladım. Çok şükür orada da ismimiz oldu, tanınır bilinirliğimiz oldu. İnsanlarla iyi ilişkiler kurmayı başardık. Hediyelik eşya satışı olarak başlayan işimde bugün Medine geneline toptan ürün satan bir firma haline geldim.

Konya’da sıkıntılı bir dönemin ardından Medine’de iş yeri açmanızın hikayesi nedir?
İşin ilginç tarafını söyleyeyim, ben Konya’dan Mekke’ye giderken üzerime cep harçlığı bile almadım. Belgelerimi pasaportumu aldım gittim. Arap dostlarım orada beni karşıladılar. Hürmetlerini gösterdiler ve benim için çok önemlidir. Bana şu sözleri söylediler; “ Serdiğin halıya oturuyorsun Kadir”. Bu sözler benim için çok değerli oldu. Bu şu demek, zamanında o insanlarla paylaştığım ne varsa, onu bana geri verdiler. Allah herkese öyle dostluklar versin. Buradan gittiğimde benim için dükkan hazırlanmış, içine eşyaları doldurulmuştu. Bana anahtarını verdiler al burası senin yerin dediler. Konya’dan Medine’ye olan maceram bu şekilde gelişti, bir davet üzerine gittiğim şehirde bugün, bir Türk olarak bir Konyalı olarak tanındım. Bu benim için gurur verici.

Peki Kadir Bey, bu ilginç hikayeyi bilen ya da bilmeyen insanlar, Medine bir Türk işletmesi görüp sizi bulunca neler hissediyor, size neler söylüyorlar?
Olumlu tepkiler geliyor. Şaşıranlar oluyor. Zaten dükkanın ismini Konyalı Kadir diye görenler mutlaka gelip selam veriyor. Bizde üzerimize düşeni yapıp ikramlarımızı yapıyoruz. Oturup saatlerce muhabbet ettiğimiz oluyor. Buradaki tüm geleneklerimizi oraya gelen misafirlerimle ve dükkanımda yaptığım düzenlemelerle de devam ettiriyorum. Zaten en çok dikkat çeken bu oluyor.

Orada yaşattığınız gelenekler ve dükkanınızdaki düzenlemelerden biraz bahseder misiniz?
Tabi ki. En başta iş yerimin tabelası Konyalı Kadir. İçeri girdikçe ayrıntılar artıyor. Örneğin dükkanım yeşil-beyaz ve kırmızı-beyaz renklerden oluşuyor. Bütün aydınlatmalarım yeşil ve beyaz. Türk misafirlerimiz oraya geldiklerinde uzun sohbetlerimiz oluyor. Çayımız kahvemiz her zaman hazır, gelen giden tüm misafirlerimize ikramımız oluyor.

Konyaspor ve Konya’ya olan ilginizi devam ettirebiliyor musunuz?
Vazgeçemediğim şeyler arasında bu var zaten. Oraya gelecek olan dostlarımdan arkadaşlarımdan her zaman tek isteğim var. İstanbul’dan ya da başka bir şehirden gelen olacaksa ulusal spor gazetelerinden getirmesini, Konya’dan gelecek bir dostum olduğunda Konya’nın yerel gazetelerinden getirmesini rica ediyorum. Sağolsun dostlarımızda gelirlerken gazetelerden alıp geliyor. Konya ve Türkiye gündemi gazeteler aracılığıyla takip ediyorum. Bunun yanında internetten takip etmeye alışıyorum. Ne Türkiye ile ne de Konya ile bağlarımı koparmadım. Zaten fırsat bulduğum her zaman bende gelip gidiyorum. Bunun yanında Konya’da spor camiası içerisinde faal olarak devam eden bir görevimde bulunuyor. Türkiye Futbol Adamları Derneği Konya Şubesi Kurucu üyeliğini üstlendim.

Türkiye ve Konya ile olan ticari bağlarınız ne durumda? İşinize sadece Medine’de mi yoğunlaştınız?
Medine içerisinde yoğunlaştığım kısmı doğru ancak bu orada ürün alıp orada satmak şeklinde değil. Orada toptan satış üzerine büyüyen bir firmayız ancak ürün teminatını Türkiye’den yapıyoruz. Türkiye’den Medine’ye her ay bir tır ürün gönderiyoruz. Şuan burada bulunma sebebimde bu. Ürün hazırlattık yüklenmesini yapıyoruz. Kısa bir süre içerisinde bu ay ki tırımız da yola çıkacak. Orada sattığım ürünler Türkiye’de üretilen ya da Türkiye’den temin ettiğimiz ürünlerden oluşuyor.

Sizin yaptığınız ticari faaliyetin Medine’de başka örnekleri var mı?
Şuan 5-6 Türk arkadaşımız benzer işleri orada yapıyor. Ancak benim gittiğim dönemde 2006-2007 yıllarında sadece ben vardım. Medine’de ticari faaliyet gerçekleştirip dükkan sahibi olan tek ben vardım.

Siz Medine’de işletmenizi büyütüp başarıyı yakalarken, Konya’da hala varlığını sürdüren Dağlıkocalar Giyim Mağazası’nın durumu ne oldu. Süreç içerisinde neler yaşandı?
Biraz önce de sözünü ettiğim gibi, burada 2006-2007 yıllarında ben sıkıntılı bir sürece girdim. Yıkılmadım ama büyük bir sarsıntı yaşadım. Bu arada ben Medine’ye gidip iş kurunca Dağlıkocalar Mağazası’nı oğullarım Nuri ve Mehmet’e bıraktım. Oğullarımın akıllı yatırımları, iş yerimize sahip çıkması ve benim sözümden çıkmamaları sayesinde işletmemizi ayakta tuttuk. Günümüzde yine geçmişte ki markamızı yaşatmayı oğullarım sayesinde başardık ve işimize eski günlerimizde olduğu gibi devam etmeyi başardık.

Kadir Bey, güzel sohbetiniz için size teşekkür ediyorum. Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Zor günlerimde ve bugünümde yanımda olan, oğullarım ve ailem yanında tüm dostlarıma teşekkür ediyorum.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.