1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. MEMLEKET ELDEN GİDİYOR. BİZLER OY, KOLTUK PEŞİNDEYİZ.
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

MEMLEKET ELDEN GİDİYOR. BİZLER OY, KOLTUK PEŞİNDEYİZ.

A+A-

Öncelikle Sayın Tahir Akyürek Başkan, elinizi vicdanınıza koyun, artık bu yol ücretlidir levhası olmayan yerlere bile fiş keser oldunuz. Hem de o kadar uyanıkça ki, Vatandaş en üst limitten ödeyecek çünkü çıkış kısmı boş. Bu düpedüz Vatandaşı tokatlamaya yönelik bir girişimdir Hiç sevmediğim park ücreti vermektir. 22. Şubat’ta Meram tıp Fakültesi’ne şifa bulmaya gittim. Ücret ödememek için arabamı park yeri yazmayan hastanenin oldukça aşağı uzak mesafesine park ettim. O KADAR UZAK YOLU BOŞUNA DEPMİŞİM. Konaltaşı aradım. Sizin araç koyduğunuz yer park alanı belirlenmiş levha olmasa da biz yazarız dedi. Bende bu Hırsızlık dedim. Yok bizim yasal hakkımız dedi. Benim gibi belki yüzlerce kişi. Verdiğim oy-oylarımızı anlaya bildiyseniz helal etmiyorum Sayın Başkan.

Asla parasında değilim, tokatlanmak ağrıma gitti. Bir daha Başkanım kelimesini de kullanmayacağım…
Sayın Başbakan, İçişleri Başkanı, Aile Bakanlığı, Hükümetin Değerli Bakanları.
Değerli Milletvekillerimiz, değerli il başkanları, yöneticiler…
Sayın Diyanet İşleri Başkanı, Valiler, Kaymakamlar…
Ve Milli Eğitim Bakanı, tüm taşra teşkilatları…

Be KARDEŞLERİM ŞU KOLTUKLARINIZDAN BİR SİLKELENİN…
Başınızı o masalardan, raflardaki dosyalardan kaldırın.
Ey Adaletin temsilcileri, kanunlar yanında birazda vicdanınızı dinleyin.
Memleketin hali nicedir, nereye gidiyoruz?

Namussuzlukta sınır tanımıyoruz, Kundaktaki bebeğe kadar sapıklık aldı başını gidiyor.
Neredeyse evlat anasına babasına güvenemeyecek bir Aile ortamına doğru yol alıyoruz.
Her gelen yıl geçmiş yılları utandırıyor.
Cinayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Canlı yayınla cinayet işlendiği psikopatlığa şahit olmaya başladık.
Kadınlarımız kurbanlık koyun gibi doğranıyor.
Sokak ortasında kızlarımızın, çocuklarımızın güvenliğinden endişe duyar olduk.
Bindiğimiz, dolmuştan, otobüsten, her türlü toplu ulaşım aracından korkar olduk.
Sapıklık aldı başını gidiyor.
Hırsızlık desen adeta günlük yaşantımızın olağan haberlerinden oldu.
Fuhuş caddelere kadar indi.
Uyuşturucu olmaz denilen Konya’da bile sınır tanımıyor.
Geleneklerimiz, göreneklerimiz, ananelerimiz birer birer unutturuluyor.
Namussuz, şerefsiz, onursuz, insanların sayısının sürekli arttığı birer toplum olduk.
Televizyon yayınları baştan sona toplumun yapısını bozan programlarla dolu..
Avrupa Birliğine gireceğiz, uyum yasaları…
Olmaz olsun Avrupa Birliği onun dikta ettiği uyum yasaları.
Kardeşler bu ülkeye acil Adalet el atmalı. Yasalar bir an önce yeniden düzenlenmeli, cezalara idam eklenmeli…
Suçlular bir kapıdan girip, bir kapıdan çıkmamalı.. Toplumda nefret uyandıran, insana şiddet içeren, insanın can güvenliğine, malına, mülküne uzanan eller birer birer kırılmalı.. .
En ağır cezalar verilmeli ve öyle bir cezaevi şartları olmalı ki, insan yapacağı ahlaksızlığı 100 defa düşünebilmeli…
Vatan hainleri, çocuk istismarcıları, teröristler, can alanlar mutlaka bu ülkede besleme olmaktan çıkarılmalı.. Bunlar idam edilmeli. 
Çıktıklarında tekrar tekrar bu alçaklığı yapmalarına göz yumulmamalı.
Sayın Devlet Bahçeli, 20 Şubat Salı günkü Grup toplantınızı dinledim. Ellerinizden öperim. Söylediğiniz her cümleye onlarca kez imzamı atarım. Ancak bu Millet size yetki verdi ise, bunu Meclise bir kanun tasarısı olarak getirmeniz ve imzaya açmanızda sizin bu Millete karşı asli vazifelerinizdendir. Söz değil, icraat zamanı. Sözde kalırsa konuşmalar, çıkışlarda boş kalır.
Sayın Diyanet İşleri Başkanım. Değerli Müftüler, Cami İmamları.. Kaç kez sizlerle ilgili yazdım. Gelen gideni aratmasın dedim. Aratıyor. İcraat lazım dedim, icraat yok. Kamu spotu oluşturun, Televizyonlar günde hiç olmazsa yarım saatini Diyanetin hazırlayacağı topluma ışık tutacak yayınları yayınlama zorunluluğu getirilsin dedim tık yok. Okullarda, Mahalle Camilerinde ikramlarla Vatandaşı gelmeye teşvik edici sohbet toplantıları düzenlensin dedim, çıt yok. Suudi Arabistan’dan değil Türkiye’den ses gelsin dedik, ses yok. Avrupa’da ırkçılık ve kundakçılık aldı başını gidiyor, dünyayı ayağa kaldırmak lazım dedik, boşa dedik.
İslamdan çıkmış terör örgütlerini rezil rüsva etmenin yanında bunlara silah veren, kurşun sıktıran hain ülkelerinde dile getirilmesi, ırkçılığı savunan alçaklarında lanetlenmesi gerektiğini söyledik, boşa söyledik. Lütfen uyanın..
Sayın Milli Eğitim Bakanı, Müsteşarı, Daire Başkanları, Müdürlerim ve Hükümete yol gösteren en fazla üyeye sahip Eğitim Bir Sen. Elinizi Vicdanınıza koyun, 16.ncı yıl. Bu ülkeye ne kazandırdık, neler kaybettirdik. Biraz vicdan muhasebesi yapın.
 

Değerli Milletimiz. Analar, Babalar.  Bizlerin bu günlerden hiç mi sorumluluğu yok. Evlatlarımıza ne verdik ki ne istiyoruz? Allah Kelamının eksildiği, İmanın zayıfladığı, Peygamber Sevgisinin Kalpleri taçlandırmadığı bu günlerden ne bekleyebiliriz ki?
Memleket elden gidiyor, bizler 2019 seçimlerinde elde edilecek koltuk, makam derdindeyiz.

Bu yazı toplam 344 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.