1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Menderes'in Sırrı Ortaya Çıktı
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Menderes'in Sırrı Ortaya Çıktı

A+A-
Yakın tarihimizin en acı, en dramatik ve demokrasimize en büyük darbenin vurulduğu günlerdin birisidir 27 Mayıs.
Bilenler bilir, bilmeyenler okumuşlardır. 1950 seçimleri sonrasında büyük çoğunlukla iş başına millet tarafından getirilen Demokrat Parti ve onun büyük lideri Adnan Menderes 27 Mayıs 1960 yılında darbe ile iktidardan uzaklaştırıldı.
Sonra mı?
Sonrası malum. Bunu da zamanı geldiğinde yazacağız elbette.
Şimdi Tarihçi Mehmed Niyazi "Teşkilat Refik, rahmete erdi" başlıklı yazısında Adnan Menderes'in bilinmedik bir sırrına değiniyor.
o yazıdan birkaç pasaj...
* Marmara Kıraathanesi'ne ilk gençlik yıllarımızda gitmeye başladık. Orada Erol Güngör, Nuri Karahöyüklü, Saip Atademir, Mükremin Halil İnanç gibi değerli büyüklerimizle birlikte Refik Demir ağabeyimizi de tanıdık. 27 Mayıs darbesinden sonra herkesin yüzü asıktı, milletin sevgilisi olan Adnan Menderes bir darbeye kurban gitmişti. Milletin geleceği, Demokrat Partililerin durumu kamuoyunda ciddi bir endişe kaynağı idi. Refik Demir daha çok Ziya Nur Aksun, Erol Güngör ağabeylerin masasına otururdu. Refik ağabey Yalova'nın Güney köyünden idi, o köyden de Milli Birlik Komitesi'nden üyeler, subaylar vardı. Onlardan haber getireceği için Refik ağabeyin masasına otururduk. Bazı münasebetsiz adamlar Refik ağabeyin masasına oturunca Refik ağabey, karşısındakini ona gösterip, "Bu teşkilattandır" diyerek adamı uyarır, o da biraz oturduktan sonra kaçar giderdi. Böylece daha rahat bir konuşma ortamı doğardı. Adam kaçırmaları bu şekilde devam ettikçe Refik ağabeyin ismi de 'Teşkilat Refik' olarak kaldı. Aslen Dağıstan kökenli bir aileye mensuptu. 1925 yılında Yalova'nın Güney köyünde dünyaya geldi. Aslında o köyün asıl adı Reşadiye idi. Herhalde Sultan Reşat'ı çağrıştırdığı için Cumhuriyet döneminde adını değiştirip Güney köyü yapmışlar. Emekli General Mehdi Sungur ağabeyimiz, kardeşi Abidin Sungur Bey gibi pek çok muhterem insan o köyden çıkmıştır. Refik ağabey, Devlet Hava Meydanları Meteoroloji Müdürlüğü'nden emekli oldu. Eski Türkçeyi ve Fransızcayı çok iyi bilirdi, dünyası kitaplardı. Onu arayan, Sahaflar'da, Cağaloğlu'ndaki kitapçılarda bulurdu. Emekli olmakla hayattan elini eteğini çekmemişti.Rahmetli Muzaffer Ozak Hocamız da Marmara Kahvesi'nin müdavimlerindendi. 2. Abdülhamid'in kızı Ayşe Osmanoğlu'yla yakın tanışıklığı vardı. Bir akşam hoca, Ayşe Osmanoğlu Hanımefendi'nin bir hatırasını nakletmişti: "Türkiye'ye dönen Osmanoğlu'nun kızlarına bir mühendis sahip çıkarak kendilerine bir dairesini tahsis etmiş ve her ay da düzenli olarak maddi yardımda bulunuyormuş. Bir sabah erken saatlerde kapıları çalınmış, Ayşe Hanım kapıyı açınca şık giyimli bir adamla karşılaşmış. Adam, "İnşallah rahatsız etmemişimdir, size ve annenize hoş geldiniz demek için ziyaret ettim" demiş.Ayşe Hanım içeriye buyur etmiş, karşılıklı hal hatır ederlerken kapıcı günün gazetelerini getirmiş. Gazeteyi alan Ayşe Hanım, "Menderes İstanbul'da" manşetini görünce karşısındakinin Adnan Menderes olduğuna iyice kanaat getirmiş ve "Beyefendi, niçin geleceğinizi önceden haber vermediniz, sizi elimizdeki bütün imkanlarla ağırlamak isterdik" demiş. Menderes de, "Valide Hanım, bizler politikacıyız, sevenimiz kadar sevmeyenimiz de var. Haberli gelseydik buraya gazeteciler doluşur, muhtemeldir ki nahoş hadiseler cereyan edebilirdi" cevabını vermiş.
Epeyce sohbet ettikten sonra kalkarken Menderes bir ihtiyaçları olup olmadığını sormuş, Ayşe Hanım da kendilerine bir mühendisin sahip çıktığını, ihtiyaçlarının bulunmadığını söyleyerek teşekkür etmiş. 27 Mayıs darbesinden hemen sonra Menderes'in mallarına el konulunca, mühendis, Berin Hanım'a gelip ya kirayı ödemelerini ya da evi boşalttıracağını söylemiş. Evin kirasını ve maddi desteği sağlayan aslında Menderes imiş.
Berin Hanım parmağındaki yüzüğü çıkarıp oğlu Mutlu'ya vermiş ve kuyumcuya gidip bozdurmasını istemiş. Böylece Ayşe Osmanoğlu'nun geçimi Berin Hanım'ın üzerinde kalmış. Rivayet edilir ki Menderes'in geçirdiği uçak kazasından sonra Berin Hanım kendisine uçak düşerken aklından neler geçtiğini sormuş, Menderes de cevaben Berin Hanım'ın Ayşe Osmanoğlu'nun kirasını ödeyip ona yardımcı olmaya devam edip etmeyeceğini düşündüğünü söylemiş. Bu dramatik sohbetin ardından Teşkilat Refik'in gözleri doldu, "Yassıada mahkemesinde şu husus açıklandı. On yıl boyunca başbakanlık yapan Menderes bir tek kez dahi maaşını almamış, maaş için gelen çeki imzalayarak Hazine'nin tahsil etmesi için geri göndermiştir" dedi ve gözyaşlarını silerek masadan kalktı. Onun bu hali masada bulunan herkesi derin bir hüzne boğmuştu.”
Bende diyorum ki, Allah bir daha bu millete darbeler yaşatmasın. Bu milletin merhum Menderes gibi insanlara ihtiyacı olduğunu unutmayalım ve dileyelim ki, Allah bize böylesi insanları lütfetsin. Onun ruhu şad olsun.
 
Bu yazı toplam 53 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.