1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Mendil Oyunu!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Mendil Oyunu!

A+A-
İnsanoğlu hafızayı beşer nisyanla maluldür. Demiş bizden önce yaşayan büyüklerimiz.
Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür cümlesi; ‘İnsanın belleği unutma özürlüdür’ ya da ‘İnsanlık hafızası unutkanlık hastalığına yakalanmıştır’ anlamına gelmektedir. Siyaset veya tarihle ilgilenen bir tanıdığınız varsa bu cümleyi ondan duyma ihtimaliniz hayli yüksektir. Bende zaman zaman kullanırım.
Gerçekten de böyle bir hastalığa tutulmuş olabilir miyiz? İstemediğimiz şeyleri dün gibi hatırlarken unutmamamız gerekenleri mi unutmak üzerine hastalığa yakalandık?
Yani insanoğlu belirli aralıklarla aynı savaşları verip benzer sonuçlar mı elde ediyor? Yani kurumlar aynı hataları tekrarlayıp farklı sonuçlar mı bekliyor?
Vefasızlığın pirim yaptığı zamanda unutmak gibi bir hastalık olması ne güzel kaçıştır değil mi? Vefasızlık ile imansızlık kol kola girmiş volta atıyor. Ellerinde mendil halay sekiyorlar.
Mendil deyince mendille oynanan oyun geliverdi aklıma demek ki, ben unutkan değilim. Okul bahçesinde bizim zamanımızda en çok oynanan yağ satarım bal satarım vardı. Siz de bu mendilli oyunu hatırlar mısınız?
*
Yağ satarım bal satarım
Ustam ölmüş ben satarım
Alacağına, bulacağına
Bir kaşık ayran
Yarın sabah bayram.

Yağ satarım, bal satarım,
Ustam öldü, ben satarım.
Ustamın kürkü sarıdır.
Satsam 15 liradır
Zam-bak Zum-bak
Dön arkana iyi bak!
**
Hatırladınız mı?
Seçilen bir ebe dışındaki oyuncular yere çömelerek halka oluşturur. Halkanın dışındaki ebe "yağ satarım, bal satarım" diye başlayan tekerlemeyi ezgisine uygun biçimde söyleyerek halkanın çevresinde dolaşır.
Bu sırada elinde gizlediği bir ucu düğümlü mendili belli etmeden çömelmiş durumdaki oyunculardan birinin arkasında yere bırakır.
Ebenin mendili arkasına bıraktığı oyuncu, ebe halka çevresindeki turunu tamamlayıp kendi hizasına gelmeden durumu fark ederse mendili kapıp ebenin arkasından koşmaya başlar.
Ebe boşalan yere oturuncaya değin süren bu kovalama sırasında da elindeki mendille ebeye vurur. Eski ebe yerine oturduğunda ayakta kalan tekerlemeyi yeniden söylemeye başlayarak oyunu sürdürür.
Arkasına mendil bırakılan oyuncu durumu fark edememişse, ebe halka çevresindeki turunu tamamlayıp yeniden onun hizasına gelince yerdeki mendili alıp oturan oyuncunun sırtına vurarak onu kovalamaya başlar. Oyuncunun yerine oturmasıyla kovalama sona erer.
Bu durumda ebe değişmez.
Ebe de nenede değişmiyor.
Genç yaşta torun sahibi olan hemşerime sormuşlar;
--- Dedelik nasıl bir duygu? Hemşerim cevap vermiş;
--- Dedelik tamamda ebesini düşünüyorum. Ben artık ebe oldum, bugünden sonra öte git derse ne yapacağız? Diyerek başını sallamış….
 
Bu yazı toplam 165 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.