1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Meram Tıp’ta Geçen Bir Haftalık Tedavim
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Meram Tıp’ta Geçen Bir Haftalık Tedavim

A+A-
Değerli dostlarım, okurlarım, sevenlerim, dua edenlerim yeniden birlikteyiz inşallah. Geçtiğimiz hafta bir dünya imtihanına tabi oldum. Yaklaşık bir hafta süren bir hastane tedavim oldu. Bu süre zarfında vücudumun sesini dinleyebildim. İşler yetişmiyordu. Mecburen çalışmak, zorlamak bekleyen işleri çözmem gerekiyordu. Ben öyle zannediyormuşum. En sonunda vücudumun isyanına dur diyemedim. İki hafta önceki pazar günü başlayan sol kolumdaki güç kaybı nedeniyle başlayan tedavim hayırlısıyla kazasız belası sona erdi. Farabi Hastanesinde MR ve tomografi çekimiyle başlayan süreç Meram Tıp’ta yatılı hasta olarak devam etti. Rabbime hamdü senalar olsun, bu süreçte kazasız belasız bir tedavim oldu. Bu vesile ile de bir checkup yaptırmış olduk. Vücudun a’dan z’ye tüm bölgeleri kontrolden geçti. Hamdolsun hep temiz çıktı. Şu bir gerçek, işinize gelmese de mutat aralıklarla vücudunuzu kontrol etmeniz büyük ehemmiyet arz ediyor. Boş verin etrafınızda ki koşuşturmacaları da kendinize zaman ayırın. İşler bir şekilde yürüyor. Ama Allah muhafaza sağlığınızın kontrolü bir kez elden kaçtı mı onu size hiçbir şey geri kazandıramayabiliyor. Falan şunu demiş, feşmekân bunu etmiş koyverin gitsin. İnsanoğlu için bu süreç asla bitmeyecek. Birileri sizinle uğraşmaya devam edecek. Arkanızdan konuşmuşlar mı? Bırakın gitsin. O konuşanlar eninde sonunda yaptıklarıyla yüzleşecekleri bir imtihana tabi tutuluyorlar. Size biri zulüm mü etti? Zamana havale ediverin. Belki bize göre uzun ama ilahi adalete göre hiçbir şey zamanda hesabı görülüyor. O aşamadan sonra ahların vahların hükmü de kalmıyor. Biliyorsunuz hastalıklar aslında kendimizi dinlemek için bir vesiledir. Tamamen dünya odaklı olanlar için söylüyorum. Az bekleyin bu değirmen sizi de öğütür. Yıllardır kendinize ait olduğunuz vücutlarınız isyan bayrağını açıverir. O zaman hayatın size bir süreliğine emanet bir gerçek olduğunu anlarsınız.
Dostlarım, hamdolsun hastalığım süresince ziyaretçe trafiği eksik olmadı. Gelen, gelemeyen tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Sevenlerimizin varlığı ve yoğunluğu iyileşme sürecinde ki en mükemmel tedavi oldu. Rabbim hepsinden razı olsun. Onları ağır imtihanlardan muaf eylesin.

Unutmadan rahatsızlığım boyunca yanımdan hiç ayrılmayan ve refakatçilik görevini ısrarla sürdüren nöbet değişimine bile rıza göstermeyen sevgili eşime de çok teşekkür ediyorum. Yansıra bu görevi almada ısrarlı olan babacığıma da kalben teşekkür ediyorum. Uzaktan yakından telefon trafiğini hiç durdurmayan dostlar! Sizi unuttuğumu sanmayın.
Sevgili okurlarım, ben hastane tecrübemin ilkini yaşadım. Daha önce vurdumduymaz yaşam tarzıma bir uyarı niteliğinde idi. Vücudunuzun ihtiyaçlarını kulak ardı etmeyin. Benim en büyük hatam; vücudumun dinlenme hakkını elinden almış olmamdı. Neredeyse gece yarılarında bile çalışacak kadar kendimi kaptırmıştım. Spor hayatımda yok denecek kadar azdı diyebilmeyi bile isterdim. Ama hayatımda spor hiç yoktu. Boş verin bazı şeyleri yahu! Oluruna bırakın. Tomarla kazançlar, dev yatırımlar, hanlar, katlar, yatlar sizi kurtaramaz.
Bu arada değinmeden geçemeyeceğim. Hastane oda arkadaşlarım güzel insanlardı. Solumda ki yatakta yatan piri fani, 85 yaşında ki Osman Dede ile tanışmış olmayı güzel bir vesile kabul ediyorum. Beyşehirli bu dedem neredeyse tüm ömrünü çobanlıkla geçirmiş. Yaşına rağmen benim gibi genç geçinenlere en büyük örnekti. Ömrü boyunca yaşadığı natürel hayat yaşına rağmen onu güçsüz kılmamıştı. En güzel yönü, sabah namazları dâhil tüm vakit namazlarını ısrarla Tıp çıkışında ki camiye cemaatle eda için koşturmasıydı. Allah razı olsun. Duasını biran olsun eksik etmedi. Maşallah yaşına rağmen şekerle, tansiyonla, kolesterolle tanışmamıştı. Dedenin refakatçisiz geçen süreci sonunda aynı anda taburcu olduk. Beyşehir’e bekliyor, balık ikramı için üstüne basa basa yaptığı davete duyarsız kalmayacağım inşallah.

Diğer oda arkadaşım da Mehmet Ağabeydi. Eşi yanında refakatçi idi. Beyne giden iki damarda ki tıkanıklık konuşma berraklığını elinden almıştı. Konuşmaları güçlükle anlaşılabiliyordu. Yürümekte zorlanıyordu. Ama sigarasız duramıyordu. Fırsat buldukça sigara içmeye kantine koşuyordu. Doktorumuz genç bir kardeşimizdi. Rabbim işini gücünü rast getirsin cıva gibiydi. Yaşça küçük olmasına rağmen bize ağabeylik görevini bihakkın yerine getirdi. Mehmet Abi’ye “ Sigara günde bir paket yerine üç paket içmen lazım. Bu sayede hem bize hem devlete yük olmazsın” diyerek yeri geldikçe iğneliyordu.
Mehmet Abi benden bir gün önce taburcu oldu. Yerine gelen kardeşimiz Antalya Manavgat’ta mısır cipsi işinde çalışan Murat isimli 35 yaşında bir kardeşimizdi. Çalışırken birdenbire kol ve bacaklarında vukua gelen güç kaybı nedeniyle gelmişti. Hemen hemen tüm kontrollerine başlanmıştı. Ben taburcu olduğum esnada tetkikleri sürüyordu. İnşallah en kısa sürede sağlığına kavuşacak.
Dostlarım, kendinize zaman ayırın. Vara yoğa canınızı sıkmayın Her şey olur bu dünyada ama unutmayın ki vücudunuzun tek emanetçisi sizsiniz. Sizden başkaları sadece dua edebilir. Spordan geri durmayın. Bu hayatı bir kez yaşayacağız. Dolu ve anlamlı yaşamaya gayret edin. Hayatınızı zindan edenlere ve zorluk yaşatanlara dönün sırtınızı!

 
Bu yazı toplam 178 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum