1. YAZARLAR

  2. Kerim Küçüksarı

  3. Mesihi Görmek İsteyen Dördüncü Dozu Yaptırsın
Kerim Küçüksarı

Kerim Küçüksarı

Yazarın Tüm Yazıları >

Mesihi Görmek İsteyen Dördüncü Dozu Yaptırsın

A+A-

Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan önceki haftalarda Konya’mızı ziyaret etmiş, PCR testi, aşı ve aşılanmayla ilgili bir takım açıklamalarda bulunmuştu.

PCR testi, aşı ve aşılanmayla ilgili yapmış olduğu açıklamalar ana akım medyada yer bulamasa da! Sosyal medya üzerinden önemli bir kitleye ulaşmış ve bu kitlenin desteğini almıştı.

Bazı yayın kuruluşlarının “Eşik Bekçileri”ni izlediğimde ise konuşmanın içerisinden çok küçük bir bölümü cımbızla aldıklarını, cımbızla alınan bölüm üzerinden, yapılan açıklamaları itibarsızlaştırmaya çalıştıklarını gördüm.  

Bu manipülasyonu Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan’da görmüş olmalı ki geçtiğimiz hafta aşı ve aşılanmayla ilgili, bilim insanı Prof. Dr. Serhat Fındık ve Op. Dr. Bilgehan BİLGE ile birlikte bir basın toplantısı gerçekleştirmişti.

Kovid 19 süreci ile ilgili bugüne kadar yapmış olduğu konuşmalarda, yanında bulunan bilim insanlarının bilgilerinden ve görüşlerinden faydalandığını belirterek özetle şu konular üzerinde durmuştu;

mRNA teknolojisinin hücre çekirdeğine etki edip tahribat yapabileceğinin bilimsel bir gerçek olduğunu, Hücre içinde saklı genetik kodu tahrip ettiğinizde “tek gözlü, kuyruklu, tüm vücudu kılla/tüyle kaplı çocuklar” doğduğunu,

Bu gerçekle ilgili tam 76 bin bilimsel yayının olduğunu, en çok atıf yapılan 200 tanesinin abstractlarını isteyen basın kuruluşlarına verebileceğini,

mRNA teknolojisinin hücre çekirdeği içine girmesini sağlayan maddenin “grafen oksit” olduğunu berlirterek, Pfizer’ın aşısında da grafenoksit maddesi bulunduğunu,

Japonya Sağlık Bakanlığının Moderna aşısında yabancı madde olduğunu tespit ettikten sonra,  1,6 milyon doz aşıyı imha ettiğini, Japonların, Pfizer Biontech aşısında da yabancı madde tespit ettiğini,

Hamilelere mRNA aşısı yapılmasının kesinlikle çok tehlikeli olduğunu, doğacak çocuklarında genetik bozukluğa sebep olabileceği gerçeğini hem bilimsel çalışmaların hem aşı üreticilerinin ifade ettiğini,

Pfizer’ın kendi sitesinde 23 Ağustos 2021 tarihinde yayınlanan raporda önemli güvenlik bilgisi başlığı altında;

Kişiler aşağıdaki durumlarda pfizer aşısını yaptırmamalıdır.

  • Hamileyseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız veya emziriyorsanız
  • Başka bir covid aşısı olduysanız şeklinde yazdığını,

mRNAteknolojisinin genler üzerine etki eden bir tedavi olduğunu, bu durumu bilim adamlarının “gene modifier” olarak tanımladığını, bunun aslında bir aşı olmadığı,  bilimsel adıyla “gen terapisi” yani bir “gen değiştirici” olduğunu,

Bu teknolojinin tedavi edici olarak da kullanılabildiği gibi, gen yapısını değiştirmek için de kullanılabileceğini,

mRNA teknolojisinin 30 yıldır toplu şekilde insanlar üzerinde uygulandığı bilgisinin yalan olduğunu, bilim adamı, akademisyen kimliğine sahip insanların bu yalanı söylemesine inanmakta zorlandıklarını,

mRNA teknolojisi uygulamalarının 90’lı yıllar boyunca hayvanlar üzerinde uygulandığını, insanlar üzerinde de iki kez uygulamaya kalkışıldığını, ama tamamen başarısız olduğunu ve deneklerin ani ölümlerine neden olduğunu, uygulama başarısız olunca denemelerin durdurulduğunu,

Korona sürecinde faz aşamaları tamamlanmayan aşı adaylarının toplu şekilde uygulanmaya başladığını,

TV ekranlarından inmeyen bilim adamlarının “Moderna aşısında daha fazla antikor var” şeklinde beyanatta bulunduklarını,

Aşıda antikor olmadığını, Aşıda antijen olduğunu ve bu yanlış bilgiyi Tıp Fakültesi 1. Sınıf öğrencisinin dahi yapmayacağını, şayet böyle bir yanlış yaparsa sınıfta kalacağını,

Yine aynı çevrelerin “mRNA hücreye girmez” dediklerini, bu açıklamayı yapan aynı kişinin “girse bile 3-4 gün kalıp çıkar” dediğini,

Bu açıklamaları yapanların “hücre çekirdeğine giren mRNA’nın 3-4 gün kalıp dinlenip, istirahat edip mi çıkıyor, yoksa bir şeyler mi yapyor? bu durumu açıklamaları gerektiğini,

Pfizer Biontech aşısı için Pfizer’ın resmi sitesine girip Türkiye’den yan etki bildirmek istediğinizde ülkeler içinde Türkiye’nin yer almadığını,

Bunun nedenin söz konusu aşının Türkiye’de acil kullanım onayının da olmadığını,

Sağlık Bakanının açıklamalarında sürekli “yoğun bakımda yatan hastaların %90’ı aşılaması tamamlanmamış” ifadesini kullandığını,

Bu ifadenin tam olarak ne anlama geldiğini, 2 doz aşı olmuşlar da, 3. dozu yaptırmadığı için bu kategoriye mi girdiğini anlamak istediklerini,

Diğer bir konunun da hibrit aşılama konusu olduğunu, yani iki farklı aşının aynı insana uygulanması. Bazı bilim çevrelerinin ülkemizde bunu yaptığını ve tavsiye ettiğini,

Dünya Sağlık Örgütünün ise “farklı aşıları yaptırmak tehlikeli olabilir”  şeklinde açıklamasının olduğunu, buna rağmen neden hibrit aşılamada ısrar edildiğini,

mRNA aşılarının Dünyanın hiçbir yerinde ABD, AB, JAPONYA dahil hiçbir ülkede çocuklara uygulanmadığını, bu aşıların Türkiye’de çocuklara yöneltilmek istenmesinin Yeniden Refah Partisi yetkililerini ciddi şekilde endişelendirdiğini,

Aşıyı icat ettiği iddia edilen şahısın; “Ben kendim aşı olmadım, çalışanlarımı da aşılatamam çünkü çalışanlarımızı kaybetme riskini göze alamayız” dediğini,

Yine aynı şahsın BBC’de yaptığı röportajda “Sizin bu aşınız virüs kapmayı mı engelliyor, yoksa virüs kaptıktan sonra hafif atlatmayı mı sağlıyor?  sorusuna  “Bu tür sorulara resmi olarak cevap veremiyoruz, sorunuzu birkaç ay içinde yanıtlayabiliriz” şeklinde kaçamak cevap verdiğini, kendi icat ettiği aşının tam olarak ne işe yaradığını bile bilmediğini,

Yeniden Refah Partsi’nin covid sürecinde yaptığı açıklamalarına karşı görüş belirten bilim adamlarının da kendilerine aşı yaptırdığından şüphe duyduklarını,

Dünya Sağlık Örgütü’nün bu basın toplantısından bir gün önce aşının virüsün yayılmasını önlemediğini resmen ilan ettiğini, açıklamalarında “Bu yılın başında nüfusun %70’inin aşılanması halinde salgının biteceğini söylemiştik ancak öyle değilmiş, gelişmiş ülkelerde nüfusun %80’den fazlası çift doz aşılanmasına rağmen salgın bitmedi” şeklinde açıkla yaptığını ifade etti.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan konuşmasının son bölümünde de “İşe yaramayan bir şeyin kullanım onayı alsa ne olur, almasa ne olur? Bu kadar yüksek riski olan bir şey, hem de işe yaramıyorsa neden uyguluyoruz? Bu konuda neden hala daha bu kadar ısrarcı oluyoruz? Halkımız bu konuda yetkililerden cevap bekliyor…” dedi.

Bilim insanı Prof. Dr. Serhat Fındık “söyledikleri gibi salgının çıktığı tarihten itibaren yapılan aşı denemeleri faz üç çalışmasının, en erken Mayıs 2023’te bitebileceğini, daha önce bitmesinin mümkün olmayacağını, şayet faz çalışmaları bitti diyorlarsa da bize yalan söylediklerini ve aşı çalışmalarına salgının ortaya çıkmasından önce başlandığını” söyledi.

Ve ekledi “Ya Cumhurbaşkanın, ya Sağlık Bakanın gözetiminde ya da halkın huzurunda canlı yayında, ifade ettiğim tüm fikirleri belgelerle ispat edeceğim” dedi.

Bilim insanları PCR ve aşılanma konusunda birbirine muhalif açıklamalar yapıyor ve bir bilim insanı “tüm iddialarımı belgelerle ispatlarım” diyerek, uluslararası alanda yayınlanan bilimsel makaleleri referans gösteriyorsa vatandaştan hangisine inanmasını beklersiniz?

Yeniden Refah Partisi yetkililerinin belirttikleri hususlar gerçek olursa yarın bu sorumluluğun altından kimse kalkamaz! Buradan hareketle PCR testi zorlamasından vazgeçilerek, aşının da gönüllülük esasına göre olması gerekir.

Yarın işin içinden çıkamaz hale gelirsek İsrail Sağlık Bakanın söylediği gibi “Mesihi Görmek İsteyen Dördüncü Dozu Yaptırsın” deme şansımız da olmaz!

Önceki ve Sonraki Yazılar