1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. METAL YORGUNLUĞU TABİRİ BİRİLERİNİ FENA BOZDU
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

METAL YORGUNLUĞU TABİRİ BİRİLERİNİ FENA BOZDU

A+A-

AK Parti kadrolarının yenilenmesiyle alakalı atılan adımlarda gelişme var mı? Yoksa her zaman olduğu gibi yine usta bir manevra ile yapılan karartma sonrasında bilindik köhneleşmiş yapı sürdürülecek mi? Metal yorgunluğuna haiz teşkilatlarda gerçek anlamda olgunlaşmış kişilik performansı ortaya koyabilecek kaç kişi çıkar? Dünyevi beklentileri sınırsız, hedefini diğerlerini yok etme üzerine kurmuş; ihaleci, şakşakçı, kibir abideleri hesabını veremeyecekleri hayatlarına yeni sürprizler ekleme peşinde mi koşturuyorlar acaba?

Aynen öyle oluyor desem de olası bir elin parmaklarıyla ifade edilebilecek çok az sayıda ki olgun ve samimi kardeşimizin varlığını da unutmayarak haklarını kendilerine teslim ettiğimi ifade edeyim.

Bulundukları yapıyı oldukça abartıp sistemde bulunmalarını kendilerine sorarsanız; üstün kabiliyet ve yetenekleriyle, etraflarında ki usta gözlemcilere sorduğunuzda da yalakalıklarıyla idame ettirdiklerini bilen bilir. Her gün onlarca insanın etraflarında pervane olup kendilerini hak ettiklerinden fazla şişirmesiyle ne oldum delisi olan zihniyet erbabının sistemden ayıklanması ve berrak bir hava yaratılması için sayın cumhurbaşkanı tarafından ifade edilen kadroların daha genç ve dinamik isimlerle güçlendirilmesi gerekir.

Sevdiğim ve sözüne itibar ettiğim az sayıda ki parti mensubu kardeşlerimden bir kaçıyla ara sıra oturup hasbihal etme imkânımız oluyor. Burada isimlerini vererek ayaklarının altına sabun koymak istemem. O yüzden bu detayı vermeyeceğim.

Parti imkânlarını, kazancını, zenginliğini katlama amacıyla kullanmak için mesai sarf edenler işleri bittiğinde yüzlerine bakılmayan selam bile verilmeyecek derecede zavallı kişiler olarak kalabalıklar içinde yok olmaya mahkûm olurlar. İşte o mahkûmiyet ise ömürlerinin kalan kısmında kendilerini terk etmez. Niceleri böylesi sebeplerle tükenip gittiler. Bunun için yakın tarih inceleme lütfunda bulunurlarsa ne demek istediğimi daha iyi anlarlar?

Cumhurbaşkanımızın açıklamaları sonrasında Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, AK Parti teşkilatlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarında kullandığı ‘metal yorgunluğu’ sözlerinden rahatsız olduğunu belirtmişti. Bence tespiti çok yerindedir. Çünkü hiç kimse hayatında bir daha elde edemeyeceği bir imkânı bulduğu zaman ölümüne onun peşini bırakamıyor. Kendinde üstünlük hissi uyanıyor. Etrafında ki insanların abartılı ilgi ve alakaları onlara dayanılmaz keyif veriyor. Hele birde nefsine hasis bir kişi ise yanına bir yaklaşamazsınız. Çünkü bu sistemin içinden koptuğu anda başına gelecekleri çok iyi bilir.

Metal Yorgunluğu nedir? Sürekli olarak çalışan veya belirli bir miktar yükün sürekli uygulanması sonucu metal malzemelerin istenilen dayanma özelliğini yitirmesi, ya da sürekliliğin bozulması olarak açıklanabilir. Örnek vermek gerekirse; bir teli sürekli olarak yukarı ve aşağı bükersek, tel büküldüğü noktadan ısınır ve bir süre sonra kopar. Kopma olayı, metal yorgunluğunun geldiği son noktadır. Bir başka örnekle durumu özetlemek gerekirse; bir köprü zamanla içten içe yıpranır. Görünüşte onun yıprandığını fark etmek oldukça zordur. Uzun zaman zorlu şartlara dayanır ama bir bakmışız, köprü durduk yere yıkılıvermiş. Bu durum da metal yorgunluğuna güzel bir örnektir.

Açıkçası AK Parti teşkilatlarında kabul etmeseler de kızıp köpürseler de durum budur. Cumhurbaşkanı açıklaması sonrasında bazı teşkilatlarda alınganlık, bozulma ve kırgınlık sonrası bu ifade üzerinde belki daha fazla durulmadı. Ama işin gerçeği budur. Teşkilat içinde yer alarak ilk günkü performansını ortaya koyamayan ve sistem içinde kendisini yenileyemeyen bir takım zevatın bu açıklamalardan alınması da çiğliktir. Yeri ve zamanı geldiğinde o teşkilatı bırakıp yenilere yol açmanın bir erdem olduğunu bilmek zorundalar. İşte bu yanlış anlayış sonrasında teşkilat içerisinde yıllarca barınıp kendine listede yer bulabilen kişilerin siyasi yapılarını incelediğinizde büyük bir kesiminin sallabaşçı olduğunu ve etrafta esen rüzgâra göre şekil aldıklarını performanslarının da seçimden seçime ivme kazandığını görürüz. Seçimle koltuğu garantiledikten sonra kendilerinde hâsıl olan kibir yüküyle karşınıza değişik bir kişilik olarak çıkar.

Siyasette öyle kişiler tanıdım ki ekmeğini yediği tezgâhı bile bir kenara itip kendini siyasete kaptırıyor. Dükkânında ki tereklere mal istiflemeyi yük gören niceleri siyaset uğruna günlerce cadde ve sokaklarda parti bayrağı dikmeye inanılmaz gayret gösteriyor. Bunu adını da samimiyet koyuyor.

Kardeşiiiim! Önce karnını doyur. Evinin, çocuğunun nafakasını garanti altına al. Hiç mi etrafına bakmazsın. Partide ekonomik yapısıyla söz sahibi, kişilik olarak fosilleşmiş, dediğim dedik çaldığım düdükçü kesimlerin ekonomik açıdan sıkıntıdan uzak olduklarını ve kazançlarının yedi sülalelerini besleyecek düzeyde olduğunu bilmez misiniz?

Eğer son “metal yorgunluğu” tespiti tutar ve gerçekler anlaşılarak temizlik sağlanırsa yeni uygulama; egosu zirve yapmış, kendini Hint kumaşı kıvamında hisseden kesimi yalayıp yutacaktır.    

Bu yazı toplam 356 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.