Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Mevlid Kandili

A+A-
Önümüzdeki 22 Aralık Salı günü kamerî aylardan Rebiu’l-evvel ayının 11. günüdür, akşamı da 12. gecesidir. Bunun anlamı ise Hz. Peygamber a.s. Efendimizin doğum yıl dönümü olmasıdır.
Arapça olan ‘Mevlid’ kelimesi de zaten ‘doğum günü’, ‘doğum yeri’ ve ‘doğum’ anlamlarına gelir. Ancak bizim dilimizde bugün bu kelime halk ağzı olarak ‘mevlüt’ şeklinde kullanılmaktadır.
Mevlid, aynı zamanda Hz. Peygamber a.s.’ın doğum gününü anlatan nazımlar için de kullanılmaktadır.
Geçmişten günümüze bir göz gezdirecek olursak her devirde ve Müslümanların kullandıkları her dilde özel olarak ‘mevlid’ler yazılmış olduğunu görürüz.
Günümüzde de çeşitli vesilelerle ‘mevlid’ okunduğunu veya okutulduğunu duyar ve görürüz. Bugün okunmakta olan mevlid ise Süleyman Çelebi’nin 15. asrın başlarında yazmış olduğu ‘Vesîletü’n-Necât’ adlı nazımdır.
Geçmişten günümüze Türkçe olarak yazılmış bulunan mevlidlerin sayısı 200 ün üzerindedir. Bunlar çeşitli zamanlarda okunmuş olsa da günümüzde Süleyman Çelebi’nin mevlid’i bilinmekte ve okunmaktadır.
Her ne kadar bu mevlid de Hz. Peygamber a.s.’ın doğumunu anlatsa da bugün ne okuyan ve ne de dinleyenler ondan bir şey anlamamaktadırlar. Çünkü bu mevlid, dil olarak, bugünün insanlarına hitap etmemektedir.
Bilindiği gibi Hz. Peygamber a.s. ‘Fil Yılı’nda Mekke’de dünyayı teşrif etmişlerdir. Fil yılı Yemenli kumandan Ebrehe’nin San’a’da yaptırdığı Kiliseye müşteri çekebilmek için Kâbe’yi yıkmak üzere Mekke üzerine yürüdüğü ve ordusunun içine filler de koyduğu için, Araplar arasında, bu harekâtın gerçekleştiği yıl ‘fil yılı’ olarak anılmış, tarihe de böyle geçmiştir. İşte Hz. Peygamber a.s. da bu yılın Rebiu’l-evvel aynın 12. günü olan Pazartesi gününde doğmuştur. Bugün Milâdi takvime göre 20 Nisan 571 gününe tesadüf etmektedir.
Aslında doğduğu tarih hakkında farklı rivayetler bulunmaktadır. Ancak bu tarih Osmanlılar tarafından kabul edilen rivayete göredir.
Şu husus dikkat çekicidir: Hz. Peygamber a.s.’ın ashabı (O’nun sağlığında Müslüman olan arkadaşları) O’nun her hareketini ve davranışını en ince teferruatına kadar öğrenip sahip çıktıkları halde nedense doğum tarihi hakkında kesin bir tarih nakletmemişlerdir. Bu da onların bu konuya fazla önem vermediklerini, bunu dini bir olay olarak görmediklerini ifade eder.
Bundan dolayı olmalı ki, Hz. Peygamber a.s.’ın vefatının yıl dönümlerinde onlar tarafından anılmamış ve anıldığı da nakledilmemiştir. O’nun vefat yıldönümlerinde anılması ancak doğumundan dört yüz yıl kadar sonra, Mısır’da bulunan Şiî Fâtımîler zamanında gerçekleşmiştir. Bu dönemde büyük merasimlerle anma günleri yapılmıştır.
Sonraki yıllarda Osmanlılar tarafından da Hz. Peygamber a.s.’ın doğum yıl dönemlerinin kutlandığını görmekteyiz. Doğum yıl dönümü ilk olarak Osmanlı Padişahlarından III. Murad zamanında, 1588 yılında kutlanmış ve Süleymen Çelebi’nin Mevlidi okunmuştur. Bu kutlama büyük bir merasim şeklinde gerçekleşmiştir.
O günden sonra da her yıl merasimler düzenlenmiş ve kutlamalar devam etmiştir. O gecede ve diğer kandil günlerinde bütün mescidler aydınlatılmış ve ayrı bir görünüm verilmiştir.
Ancak dikkati çeken nokta, aralarında Kur’ân okunmuş olsa da mevlid güzel sesli ve makama âşina kimseler tarafından okunmuştur. Yani manzumeler sadece bir olayı anlatan ve bilgi veren birer metin olmaktan öte, güzel okuyuş ve güzel sesle seslendirmelerle dinleyicilere sunulmuştur.
Bu merasimler Cumhuriyetle birlikte yasaklanmış ve 1950 li yıllara kadar da yapılmamıştır.
 
Bu yazı toplam 97 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.