1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. Mevlit Kandili
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

Mevlit Kandili

A+A-

Mevlid Kandili 28 Ekim 2020 Çarşamba' yı  perşembe'ye bağlayan  gece idrak edilecek. Peygamber Efendimiz (sav)'in doğduğu geceye Mevlid Gecesi denir. Bu gece aynı zamanda Rebiülevvel ayının onikinci gecesidir.

Süleyman Çelebi, bu geceyi mıs­râlarında şöyle dile getirir:

Merhabâ ey âlî sultân merhabâ!

Merhabâ ey kân-ı irfân merhabâ!

Merhabâ ey sırr-ı Furkân merhabâ!

Merhabâ ey derde dermân merhabâ!

Merhabâ ey Rahmeten li’l-âlemîn!

Merhabâ Sen’sin Şefîu’l-müznibîn!..

Hz. Peygamber’in doğum gününün kutlanması geleneği, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ilk defa 1985 yılında “Siret Haftası” adıyla kutlanmaya başlandı. (bk. Diyanet Gazetesi, sy. 313, Ankara 1985) Daha sonra bu uygulama Türkiye Diyanet Vakfı’nın girişimi, Diyanet İşleri Başkanlığının işrafı ve ilahiyat fakültelerinin desteğiyle 1989 yılından itibaren Kutlu Doğum Haftası ismiyle kutlanmaya başlanmıştır.

Peygamberimiz (SAV) Pazartesi günü dünyaya teşrif ettiler.

İbn-i Abbâs -radıyallâhu anhümâ-’dan şöyle rivâyet edilmiştir:

“Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, pazartesi günü doğdu, pazartesi günü pey­gamber oldu, pazartesi Mekke’den Medîne’ye hicret etti, pazartesi günü Medîne’ye vardı, pazartesi günü vefât etti. Pazartesi gü­nü (Kâbe’de hakemlik yaparak) Hacer-i Esved’i yerine koydu. Pazartesi günü Bedir zaferini kazandı. Pazartesi günü الْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ «Bugün size dîninizi tamamladım.» (el-Mâide, 3) âyeti nâzil oldu.” (Ahmed, I, 277; Heysemî, I, 196)

Hz. Abbas (Ebu Leheb’in kardeşi) şunları söylemiştir:

“Ebu Leheb öldükten bir yıl sonra, rüyada kendisini çok kötü bir durumda gördüm. Dedi ki: ‘Ben sizden (ayrıldıktan / öldükten) sonra rahat yüzü görmedim. Şu var ki, her pazartesi günü azabım hafifletiliyor.’ Hz. Abbas bunu şöyle açıklıyor: ‘Bunun sebebi de şudur: Hz. Peygamber pazartesi günü doğmuştu. Süveybe bunu Ebu Leheb’e müjde vermişti. Ebu Leheb de verdiği bu müjdeden dolayı Süveybe’yi azat etmişti.’ " (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bâri, 9/145

Allâh Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:

Ben, ceddim İbrâhîm’in duâsı, kardeşim Îsâ’nın müjdesi ve annemin rüyâsıyım.” (Hâkim, II, 453; Ahmed, IV, 127-128)

Hazret-i İbrâhîm ile oğlu Hazret-i İsmâîl, Kâbe’nin inşâsını tamamladıktan sonra ellerini kaldırıp Peygamber -aleyhissalâtü vesselâm- için şöyle duâ etmişlerdi:

Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden Sen’in âyetlerini kendilerine okuyacak, kitap ve hikmeti öğretecek ve onları(n nefislerini) tezkiye edecek (kötülükten arındırıp kemâle erdirecek) bir peygamber gönder! Çünkü azîz olan ve her şeyi yerli yerince yapan yalnız Sen’sin!” (el-Bakara, 129)

Hazret-i Îsâ -aleyhisselâm- da peygamberliğini İsrâîloğulları’na bildirirken Varlık Nûru’nu müjdeliyordu:

“Meryem oğlu Îsâ: «Ey İsrâîloğulları! Doğrusu ben, benden önce gelmiş olan Tevrât’ı doğrulayan, benden sonra gelecek ve adı Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen, Allâh’ın size gönderilmiş bir peygamberiyim!» demişti…” (es-Saff, 6) Annesi Hazret-i Âmine, Varlık Nûru’na hâmile olduğunun ilk günlerinde bir rüyâ gördü. Rüyâda kendisine:“Ey Âmine! Sen bu ümmetin efendisine hâmilesin! Dünyâyı şereflendirdiği zaman: «Her hasetçinin şerrinden O’nu tek olan Allâh’a havâle ederim!» diye duâ et ve O’na «Muhammed» ismini ver!” diye seslenildiğini işitti. Mevlid kandilinde yapılması gereken özel ibadetler yoktur. İşte her kandil gecesinde yapılması gereken ibadetler:

1. Kur"ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli,

2. En önemlisi Peygamber Efendimize (sav) salât ü selâmlar getirilmeli,

3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı;

4. Tefekkürde bulunulmalı; "Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah"ın benden istekleri nelerdir" gibi konuları düşünmeli,

5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı,

6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.

7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.

8. Mü"minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.

9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.

10. Kişi kendine ve diğer Mü"min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.

11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

*“Serdar-ı rusul, nur-i Yezdansın Efendim!..

Kalplerde aşk-ı ilahi

Dertlere dermansın Efendim!

Adem bile cennette

nuruna hayran iken,

Tende  bu can billahi

sana kurbandır Efendim!..”

Alemleri nuruyla tenvir eden Hz. Muhammed Mustafa ( sav) Efendimizin alemleri teşrifinin sene-i devriyesinde,

Rabbimize sadakatli kul, ona samimi ve gönülden bağlı ümmetler olabilmemiz dileklerimle geceniz  mübarek olsun.

Bu yazı toplam 1264 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar