1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Mhp’nin Kurultayı Ve Mahkemeler
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Mhp’nin Kurultayı Ve Mahkemeler

A+A-
MHP’de sular durulacağı, aklı selimin galip gelmesi gereken yerde, işler iyiden iyiye Arap saçına döndü.
Yaklaşık 6-7 aydır devam eden MHP içindeki çekişme ve muhalefetin Olağanüstü kurultay isteğini, başta Devlet Bahçeli olmak üzere ekibi engellemek için elinden geleni yaptılar ve yapmaya da devam ediyor.

Hani bizde bir söz vardır:
MHP’nin başına gelenler son 6-7 aydın pişmiş tavuğun başına gelmedi herhalde.
Bizim ülkemizde hemen herkes bir futbol takımını yönetecek kadar teknik direktör, bir hastaya teşhis koyacak kadar doktor, bir münkiri hidâyete erdirecek kadar âlimdir.

Son aylarda MHP kongresinin 'mahkeme kapılarında'ki serencâmı sâyesinde meslekten hukukçuları işsiz bırakacak kadar da hukukçumuz oldu.
Yani, hastayı canından edecek kadar tabip, mü'mini imanından edecek kadar âlim, zanlıyı müebbed yatıracak kadar da hukukçu olduk…

Devlet Bahçeli’yi akli selim sanırdım. Ancak yanılmışım. Eğer kendisine güvense idi, anlattığı ve konuştuğu şeyler bu partinin tabanına ve misyonuna uygun olsaydı neden muhalefetin tepkisine karşı olacaktı, neden seçimden kaçacaktı. Güçlü iseniz, savunduğunuz fikirler doğru ise ve delegeye doğru anlatacak kadar gücünüz varsa çıkarsınız kurultayı yaparsınız ve kurultayda söyleyeceklerinizi söylersiniz. Ya delege size yol verir, yada muhalefet işin başına geçer. Hepsi bu kadar basit ama, Devlet
Bahçeli ilada direniyor ve “Benden sonrası tufan” mantığı ile hareket ediyor. Bu durum ise hem Türk siyasetine, hem de partiye ve bu partinin misyonuna yakışmamaktadır.

MHP Olağanüstü Tüzük Kurultayı üzerinde yoğunlaşan hukuk tartışmaları ve karmaşa bir sebep değil, netice aslında.'Mahkeme Kapıları' bir sebep değil, bir netice…
Devlet Bahçeli'nin iki dudağından dökülen malûm ve aşikâr cümlelerin, kalbinde ve zihnindeki yalnızca kendisinin bildiği bir vazifenin devamı için verdiği mücâdelenin neticesi 'Mahkeme Kapıları'.
Devlet Bahçeli'nin 548 imzâya karşı rest çekerek bin imzayı bile kabul etmeyeceğini beyân ettiği kibrinin ve delegeye saygısızlığının neticesi 'Mahkeme Kapıları'.
Devlet Bahçeli'nin 'paralelci' ile başlayıp 'madrabaz'la biten ve bunlar arasına sıkıştırdığı onlarca hakâret ve iftiranın neticesi 'Mahkeme Kapıları'.
Devlet Bahçeli'nin kendisini ve şürekâsını da seçen delegenin imzalarını kabul etmeyip, 'buyursunlar' diyerek haklarını aramak için bizzat dâvet ettiği yerin adı 'Mahkeme Kapıları'.

Mahkeme kapıları'ndaki bir diğer güruh ise ne sebeple ne de neticeyle ilgili. Onlar yalnızca geçmiş kongre günahlarını temizlemeye ve tâlih de arkalarından itelerse Genel Merkez'in adayı olabilmenin ve Merâl Akşener'i nasıl olur da saf dışı bırakırımın hesâbıyla meşgûl tipik bir sarı aday. İ'râbda mahalli olmadığını gittiği her ilde bizzat gören, meydanlarda ufalan bu güruh, nevzuhur bir 'Hürriyet ve İtilaf portresi'. "Edirne'yi Enver alacağına Bulgar alsın" diyor ve ama hukuken ama kendi adlarına bir mucize beklentisiyle Merâl Aşener'in aday olamamasından medet umuyor…Türkiye'nin başkanlık sistemi adı altında bir diktatoryaya dönüşmesi ve bir süredir buzdolabında tutulan 'açılım süreci' adıyla başlayan ihânet sürecinin devamındaki bölünme ve bağımsızlık tehlikesinin hatta iç savaş tehlikesinin karşısında tek güç olan MHP'deki değişimin önünde Devlet Bahçeli'nin neden durduğudur.

Türkiye'nin yakın gelecekteki en büyük şansıdır MHP'deki değişim, bunu meydanlarda Türk milleti görmüş, meydanlarda ve salonlarda ülkücüler görmüş ve onaylamıştır.Bundan kaçış abesle iştigaldir. Bunu herkes ve özellikle de Devlet Bahçeli ve ekibi görmelidir.





 
Bu yazı toplam 196 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.