1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. MİLLET KIRAATHANESİ DERKEN HATIRA GELENLER!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

MİLLET KIRAATHANESİ DERKEN HATIRA GELENLER!

A+A-

Meram İlçemizde Cadde üzerinde kalabalık neyin nesi diye soran arkadaşa;
--- Meram Belediyesi tarafından Millet Kıraathanesi açılıyor. Dedim. 
 Şimdi Millet Kıraathaneleri açılıyor.  
12 Eylül öncesi Çumra Cumhuriyet Lisesinde okuyan Konyalı bir arkadaşımız “ABBASIN KIRAATHANESİNİ” sordu.
Abbasın Kıraathanesini bizim nesil unutmaz. Böylesi mekânların dili olsa neler anlatırlardı neler değil mi?
Elbette Çumra’mızda da bu mekânın dili olsa dediğimiz yerler dükkânlar, çay bahçesi gibi yerler vardır.
Örnek olarak bizler liseli yıllarda gündüz şöyle uğrayıp çay içip sohbet ettiğimiz “ABBASIN KIRAATHANESİ” vardı. Her gün olmasa bile diğer gün muhakkak uğrardık.
Nerede idi bu Abbasın Kıraathanesi? Derseniz.
Hükümet Caddesinde şimdi bir süre Karadeniz Çay Ocağı olarak işletildi.
O zaman Gazete Bayii Hikmet Özbek Ağabeyin dükkânı, Etli ekmekçi Rahmetli Zeynel, Ulu Cami tarafında köşede Şekerbank, Ardıçlarların Tüp Bayii,  Bakkal Başaran, Bakkal Göçmen Sedat Ertaş Abbasın Kıraathanesi etrafında esnaflardı.
Bizler büyüklerimizin düsturundan dolayı biz oyunlu kahvelere pek gitmezdik. Ocaklı olmanın getirdiği  avantaj mı yoksa dezavantaj mı o gün pek bilemezdik.
Hülasa biz oyunlu kahvelere gitmiyorduk.
Birkaç arkadaşla bir gün tavla oyunu oynayalım. Diye Rahmetli namı diğer Pod Ahmet Harmankaya’nın kahvesine gittik. Tavlayı açtık pulları dizerken rahmetli Nuri Ağabeyim karşı masada oturmuş çay içiyor. Tavlayı kapatıp çıktık.
Reislerin kahvesinde oynayalım dedik. Aynı durumu orada da yaşadık. Biz hangi kahveye gitsek Nuri Ağabeyim ve arkadaşları orada oluyorlar.
Sonuçta ne o gün ne de başka günlerde kahvelerde oyun oynayamadık. O yıllarda kahvelerde tavla ve domino oyunu vardı.  Daha sonraki yıllarda taş okey ve kâğıt oyunları koydular ve hala devam etmektedir.
Bir ara bilardo moda oldu. Çok geniş kahvelerde birkaç masa kondu. Spor gibi düşünülmediğinden sonradan o da geldi geçti.
Özellikle Çumra Ziraat Odası altında Birol Bayrakçı’nın çalıştırdığı Sadabat Bilardo Salonu çok meşhurdu.
Gelelim bizim Abbasın Kıraathanesine. Abdurrahman Çimen Ağabeye Abbas diye hitap ettikleri için sahibi bulunduğu kahveye Abbasın Kıraathanesi deniliyordu.
 Genelde yukarda da söylediğim üzere bizim gibi oyun oynamayanlar gençler ve belli başlı Ulu Cami cemaatinden kişiler burada otururdu.
Günlük gazeteler ve belli başlı dergiler bulunurdu. Çay ocağının bulunduğu yarı bölünmüş kısımda kuzulukta kitap bile okunurdu.
İkindi ezanı okunmadan önce kahve kendiliğinden boşalırdı.
Rahmetli Ermenekli Kalaycı Veli Çömce çayını söyler, Yeni Asya Gazetesini cebinden itinayla çıkarır ve okurdu.
Muhtar Durmuş Yaşar Tercüman Gazetesi okur, diğer masada Milli Gazete okuyan hacılarımız vardı.
Bizim masalarımızda ise Hergün, Millet, Ortadoğu Gazeteleri olurdu. Bunun yanında Töre, Türk Edebiyatı gibi dergilerde okurduk.
Futbol maçlarını özellikle Milli Takım maçlarını da Abbasın Kıraathanesinde seyrederdik.
Abbasın Kıraathanesinin de Türkiye gibi 12 Eylül öncesi ve sonrası vardır. Hâkim sormuş;
--- Bu olayda yoktum. Diyorsun. Nerede olduğunu ve orada olduğuna dair şahitlerin var mıdır? Diye sorunca genç arkadaş;
--- Olayın olduğu saatlerde ben Abbasın Kıraathaneesindeydim ve oradaki oturanlardan şahitlerim var Hâkim Bey! Diye cevap verince. Hâkim;
--- Ne Abbasın Kıraathanesi imiş olay sırasında herkes orada oturuyor. Demiş. Diye konuşulurdu.
Liseden sonra Üniversiteye gidenler bana sen Konya’dasın sık sık Çumra’ya gidersin Abbasın Kıraathanesine git bizim yerimize demli bir çay iç. Derlerdi.
Hem Çumra’nın hem de Abbasın Kıraathanesindeki sohbet özlemini dile getirirlerdi.
12 Eylül sonrasında Abbasın Kıraathanesi el değiştirdi Koçaşlı Abdullah Yılmaz aldı. Derken şimdi ise Durmuş kardeşimiz adını Karadeniz Çay ocağı olarak değiştirdi.
Sevgili Arkadaşım Hakanın Ermanlı’nın sorusuna cevap verelim derken bu yazıyı yazıverdik.
Mekânların dili olsa neler anlatırdı neler değil mi?
Mekânların dili olmadığına göre biz onların dili olup unutulmaz mekânlardan olan Abbasın Kıraathanesini anlatalım. Dedik..

Bu yazı toplam 756 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.