1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Milletimiz Avrupa Birliği İçin Israrlı Değildir
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Milletimiz Avrupa Birliği İçin Israrlı Değildir

A+A-
Cumhurbaşkanımızın Avrupa’ya vize konusunda koyduğu postadan sonra ben de diyorum ki: “Gelin milletçe Avrupa Birliği sevdasından vazgeçelim.” Bugüne kadar mensubu olan hiçbir devletin yarasına pansuman olamamış bu birliğe üye olmanın Türkiye’mize bir şey kazandıracağına çoğunluğun inancı kalmamıştır. AB üyesi ülkelerin gözlemlediğimiz kadarıyla Türkiye’ye dost gözlüğüyle bakmadığı ve bakmayacağı zaten net bir şekilde ortaya çıkmadı mı? Kendilerine akmakta olan Suriyeli göçmenlerin ülkemize tutulması uğruna bilmem ne kadar milyon Euro destek vereceği gibi bir parmak bal çalan AB’nin bilemediği ya da anlayamadığı bir nokta var. Biz zaten o kadar parayı çoktandır harcadık ve yeni katlarına tırmanıyoruz. Bir yardım verilecekse insani duygular öne çıkarılarak verilir ve lafı sözü kesilir. Vereceği üç kuruş para için bu kadar sekme yapan bir birliğin amacının farklı beklentiler olduğunu anlamak için öyle allame olmaya falan gerek yok. İhtiyacı olan başvurur şengen vizesini alır ve atlar uçağına, arabasına gider, işini görür ve döner.

Avrupa’nın yapmaya çalıştığını anlamak çokta zor değil. Bugün Brüksel’de AB binasının hemen dibinde pankart açarak terörist başının resimleriyle teröre özgürlük gösterileri yapan hainlere karşı AB’nin sessiz kalmasında ki amacı zaten biliniyor. Bundan sonrası için bir misilleme yapmak mı lazım? Bilemiyorum. Örneğin AB üyesi ülkelerinin başına bela olmuş veya olacak bir takım terörist unsurlara Türkiye olarak destek mi sağlayalım? Evet, biliyorum. Bu bize yakışmaz ama karşımızda dost görünüp her türlü düşmanlığı yapan AB üyesi ülkelere yönelik diplomasi girişimlerimiz sonuç vermiyorsa ve oyalamaca taktiklerle Türkiye’ye karşı tavır alan bu ülkelere başka nasıl önlem almalıyız?

Bizde onlar gibi mi olalım. Arkalarından mı hançerleyelim? Türkiye olarak bu niyeti bir alırsak vay o zaman AB’nin haline!
Bugün gelinen noktada sadece AB ile değil ABD ile de bir takım sorunlarla uğraşmak durumunda kaldığımızı ifade etmeliyim. Amerika artık Türkiye’nin müttefiki ve dostu değildir. Amerika, çıkarına geldiği şekliyle elinde ki imkânlarla kendisine menfaat temin edebilmek için en yakın müttefikini sırtından vuracak kadar alçak ve sadece kendi beklentileri için diğerlerini gözünü kırpmadan vuran ve zarar veren bir güç haline dönüşmüştür.

Rusya zaten sıcak denizlere kolayca inebilmek uğruna bahane arıyordu. Ülke sınırlarımızı işgal ederek düşürülen uçağı bahane oldu ve Türkiye ile arasına girmesi gereken soğuk diyaloğa kapıyı araladı. Ben bugün Rusya’nın uyguladığı ambargo ile Türkiye kapısını tıkamasının kendilerine inanılmaz zarar eriştiği gibi komik tespitlere açıkçası pek inanmıyorum. Rus milleti, ülke menfaatleri uğruna üç beş kuruşluk domates veya biberin fiyatını bahane ederek milli menfaatlerini göz ardı etmeyecektir. Bunu övgü olarak anlamayın. Rusya’ya yaptığım seyahatler esnasında edindiğim izlenim ve gözlemlerime dayalı olarak bu tespitimi buradan sizlere arz ediyorum. Haa! Türkiye için böyle bir durum geçerli mi? Maalesef içimizde tahmin edemeyeceğiniz kadar çeşitte hainler var. Onların amacı yurdumuzda ki siyasi çekişmeleri bahane ederek, vatanını satacak kadar aşağılık kesimlerdir. Son günlerin en önemli gündem maddelerinden basına özgürlük noktasında Can Dündar’ın çevirdiği dümenleri gazetecilik gibi gören zihniyetin olaya vatan hainliği gözüyle bakmaması sonucunda insan hakları ihlali masalıyla servis etme çabalarını ibretle izliyoruz.
Ülkemizde MİT tırlarının sınır ötesinde ki Türkmenlere Yardım çabasını utanmadan deşifre eden ve giden yardımların önünü keserek orada ki soydaşlarımızın ülkemizden edineceği silahlarla kendini savunabilme çabalarına katkı sağlamasına yönelik çabalarına yönelik sabotesini bildiğimiz belirli kesimlerin bugünkü noktada artık tutunacağı bir dal kalmamıştır. Şu terör pisliği bu ülke sınırları terk eder etmez bu tür pisliklerin temizliğine dair büyük bir operasyon yapılmalı ve eğri ile doğru birbirinden ayrılmalıdır.
Sonuç itibariyle ben diyorum ki ABD’nin ve AB’nin görünen gerçek yüzlerine dönük siper almalı ve bize koz olarak kullandıkları vize gibi olsa da olur olmasa da olur durumlarında Türk halkı için beklenti olmadığı bilinmelidir. Bugün iş amacıyla ülkemizden Avrupa’ya giderek zamanında orada ayak işleri yapan bir Türk milleti karşılarında yoktur. Bugün ülkemizden AB’ye gidecek insanlarımızın hedefi o ülkede şirketleşerek bölgeye hâkim olma cühdü vardır. Bunu bilen kıskanç Avrupa toplumlarının ısrarla bu konuda ki ezik görüntümüz beklentisi mazinin tozlu rafları arasında kalmış acı bir hatıra olarak bilinecektir. Ama hayırla yâd edilen değil, üzülerek hatırlanan bir geçmiştir.

AB’nin hazmedemediği İstanbul yeni havalimanı gibi devasa projeleri engellemeye dönük çabaları da bundan böyle boşa çıkacaktır. Ülkemizi bir baştan diğer başına saran hızlı tren hatları ve çift yönlü yol projeleri, Körfez geçiş köprüsü, Üçüncü Boğaz Köprüsü ve daha akla gelmeyen nice projeler karşısında kıskançlıktan eli ayağına dolanan AB ile bundan böyle ilişkilerimizde birinci madde, ülke güvenliğimiz olacaktır. Ülkemize hem içeriden hem de dışarıdan olası zarar durumlarında misliyle karşılık dönemi başlayacaktır. Eğer bunu anlayamıyorlarsa kendilerinin paslı zihnine kazıyacağız.
Ya teröre destek olacaklar ya da Türkiye Cumhuriyeti hükümetine destek olacaklar. Selo gibilerin masallarını bahane ederek bu ülkeye uzanacak kirli eller, anında kırılacak ve bu ülke ilelebet payidar kalacaktır.

NOT: By-Pass ameliyatı olan anacığımı eve çıkardık. Dualarınızı bekliyorum canlar!
Bu yazı toplam 92 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum