1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Milletin Vekili Olabilmek?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Milletin Vekili Olabilmek?

A+A-
Siyasette ki en sıkıntılı günler yaşanıyor. Milletvekilliği adaylığı için başvuru süreci kısa bir süre sonra başlayacak. Her şehrimizden vekil olma heveslisi yüzlerce aday boy gösterecek. Birçoğu için vekillik siyasette ulaşabileceği son noktadır. Daha da üstü için bir iddiası yoktur. Ama beklentisi illaki vardır.
İmdi duruma şuradan bakmamız lazım. Vekil olmak isteyen kişilerin asıl hedefi nedir?
Ömrü boyunca kendisine sağlam ve hiçte azımsanmayacak oranda maaş getirecek ve sadece bir dönemlik çabasıyla kavuşacağı emeklilik elde edeceği bu ballı kapıya kapağı atmak mı?
Bunu bir irdeleyelim. Şunu anlamak lazım: Bu makama hevesli yüksek oranda zevatın zihninin derinliklerinde yatan kendini ekonomik özgürlüğe kavuşturacak bu şansı denemek ve geleceğini garanti altına almaktır. Asıl sorumluluğu olan temsil ettiği kesimin haklarına sahip çıkmak ve korumak işin politik bir aşamasıdır. Bunu sadece seçim öncesinde inandırabildiği on binlerce insanın seçim öncesinde elinde ki tek koz olan oyunu elde edebilmek için coşkulu bir hitapla ele geçirebilme çabası olarak görür. Birçoğu da başta adaylığı açıklandıktan sonra halkın yaralarına merhem olabilme azmini, seçildikten sonra etrafına yığılan şakşakçılar ve yaşadığı şatafat karşısında kaybetmekte ve kendisini partide ki üst düzey zevata sınırsız bağlılık duygusuyla işin akışına bırakmaktadır. Çünkü orada görür ki istediği gibi konuşabilme, istediği gibi kendini ifade edebilme ve dilediği gibi hareket etme özgürlüğünün olmadığı gerçeğiyle yüzleşmektedir.
Şimdi mevcut tabloya bir göz attığımız zaman örneğin Konya’mızdan seçip gönderdiğimiz milletvekillerimizin seçim öncesi konuştukları gibi bir yapıya sahip midirler?
Buyurun cevabı siz kendiniz verin. Senelerdir tüm bunlar konuşulur. Ama gönderilen vekiller artık ulaşılamaz olurlar. Kendilerine verilen direktifler doğrultusunda hareket etmek zorundadırlar. Şehrimizle ilgili sorunların çözümünde hangi yaraya merhem oldular Allah aşkına!
Geçmiş dönemlerde ki vekilleri bir hatırlayınız. Özür dilerim. İsimlerini bile unuttunuz değil mi? Bir kısmı esnaflık yapıyor. Bir kısmı bahçıvanlık yapıyor. Bir kısmı da sabık milletvekili sıfatıyla konferanslara ve seminerlere koşarak gününü gün ediyor. Üç beş yıllık vekil maaşıyla hak ettiği emekliliğin getirisi olan yüksek maaşın tadını çıkarıyor. Birçoğunun da bu maaş dışında gelir getiren mülkleri ve işyeri olduğu da ayrı bir konudur. Öte yandan çocuklarını okutmak için sembolik maaşlarıyla çalışarak hayatını idame ettirmeye çalışan, kışın evini ısıtmak için yediğinden içtiğinden kısan, kiradan arta kalan cüzi bir kısımla ayın sonunu getiremeyen işçi Ahmetler, Zeynepler, esnaf kardeşlerimizin durumu ne olursa olsun. Hiçte umurlarında değildir.
İşte bu sebeple milletvekilliğine aday olan kardeşlerimi yüksek cesaretleri sebebiyle tebrik ediyorum.
Nasıl etmem ki?
Çok rahat yaşadıkları hayatlarını borçlu oldukları yüzbinlerce hatta milyonlarca oy alınan kesimin veballerini sırtlanarak Huzur-u İlahi’ye çıkabilme cesaretlerini takdir etmeyelim de ne edelim?
Nedir mevzu?
Bugünü kurtarmak mı? Hava atmak mı? Şan ve şöhret sahibi olmak mı? Güç gösterisinde bulunmak mı? Alkışlanmak mı? Rant kaparak daha zengin olmak mı? Ateşle doldurdukları midelerinin beyne verdiği sinyalle her anlarında zevk ve keyif yaşamak mı?
Peki, şunu biliyorlar mı?
Bu talip oldukları gerçeklerin çok pahalı birde bedeli vardır? O bedeli ödemek için vazife bilincinde hareket etmeli ve üzerine düşen görevi layık-i veçhi ile yerine getirmelidir.
O bedelin ödemesinde bu dünyada ancak Nasuh Tövbe ile ya da Huzur-u İlahi’de ki imtihandan ak yüzle çıkmakla mümkündür.
Daha öncede sıkça ifade ettiğim gibi elbette ki adayların tespitinde teşkilatların sadece göstermelik bir takım çabaları olacaktır. Kendilerine sadece ayıp olmasın babında fikir sorulur. Kendilerini mutlu hissetmeleri için aday adaylık başvurularını almaları ve aday adaylarından teşkilat adına başvuru bedeli tahsil etmeleri istenir. Bu bahsettiğim, AK Parti İl Teşkilatı için geçerlidir. Diğer muhalefet partilerinde durum farklıdır. İlk iki ya da üç sıra için isimler zaten bellidir. Kalan sıralar içinse Sarı Çizmeli Mehmet Ağa bile gelse bir kuruş bedel ödemeden aday adayı hatta aday bile olabilir.
Bu durumda AK Parti İl Yönetimine birkaç kelam ederek yazıyı tamamlayım:
Eğer başarabiliyorsanız, genel merkezle temasa geçerek gerçekten iş yaparak helalinden vekillik maaşını ve hakları hak edecek isimlere yol açmada yoğunlaşılsın. Elinde ki imkânlarla ya da daha önceden teşkilat bünyesinde görev yaparak popülarite elde etmiş olanların hiçbir zaman faydalı olmadığı, kendisi ve etrafı için menfaat temin ettiği iyice anlatılsın. Vekil adaylığı için daha çok akademik vasfa sahip ama etkin isimlerin aday olması temin edilsin.
Şu an kendime gülüyorum. İnanın.
 
Bu yazı toplam 75 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.