1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. Milli Eğitim Bakanlığı ve Eğitim Politikası
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Milli Eğitim Bakanlığı ve Eğitim Politikası

A+A-
Ezbere odaklı, günü kurtarmaya dönük, araştırmayı saf dışı bırakan her geçen yıl bir öncekini aratan politikalar Adalet ve Kalkınma partisi Hükümetinin 15 yıllık zaafını ortaya koyuyor.

28 Şubat post modern darbe, Türk eğitim camiasına çok büyük zarar verdi. İmam hatip düşmanlığı ile ortaokulların kapatılması 8 yıllık kesintisiz eğitim hem sanayi ye vasıflı eleman yetiştirilmesine darbe vurdu, hem de bugün gelinen nokta da imam hatip okullarının kalitesini tartışılır hale getirdi.

Adalet ve Kalkınma Partisinin tabanını memnun edebilmek ve geçmişte yapılan adil ve insancıl olmayan uygulamaları sil baştan değiştirip, yeni bir sisteme geçişle, ileri de daha çok tartışılacak 4+4+4 le 1. Sınıfa başlama yaşı ve imam hatiplerin sayısının alabildiğince artırılması yeni bir hatanın fitilini ateşledi.

Yazımdan kimse yanlış anlamasın, devlet eliyle dindar nesil yetiştirilmesi, bu ülkenin geleceğine aydın bakmasının en büyük teminatıdır..

Ancak geçmişten bi kaç misal vererek hükümetin yaptığı yanlışları ifade etmek istiyorum..

1985 yılları sonundan post modern darbe yıllarına kadar, imam hatip liseleri o kadar değerliydi ki, bu okullara girebilmek için ayrı sınav yapılır,  100 kişi alınacaksa sınava bin kişi girer, kazanan ailesiyle birlikte sevinçten havalara fırlardı.. Bu okullardan çıkan olabildiğince kendini yetiştirmiş, benim diyen fen lisesi gençleriyle bilgide yarışabilecek durumda olur ve tam donanımlı dinini diyanetini öğrenmiş gençler olarak topluma kazandırılırdı.

Demek istediğim, imam hatip okullarının bir şanı şerefi vardı, oraya girmek her babayiğidin harcı değildi..

Gelelim günümüze.. Bugün her ilimizde hükümete yaranabilmek için alabildiğince imam hatip açılıyor.. Peki ya öğrenci durumu.. Eğer genç hiçbir yeri kazanacak konumda puan alamamışsa, yani en kötü derecelerden birini yapmışsa otomatikman imam hatip lisesine kaydediliyor..

Peki çok imam hatip açınca devlet eliyle imanlı, inançlı bir nesil yetiştirebiliyor muyuz?

Bu okullarda kalite nedir? 3 yıl, 4 yıl sonunda bu gençlerimiz donanımlı çıkabiliyorlar mı? Yoksa kanuni zorunluluktan dolayı bitsin de nasıl biterse bitsin olarak mı mezun oluyorlar? Bu gençlerimizin yüksek öğrenim ve liseden çıkış hayatlarını nasıl şekillendirebiliyoruz?

Milli Eğitim Bakanlığı bunun çalışmasını yapıyor mu? Geleceğimizin teminatı gençlerimizi kendi hatalarımızdan inşallah kaybetmiyoruzdur.

İmam hatip orta ve liselerini yeniden eski cafcaflı günlerine döndürüp, buradan çıkacak iyi donanımlı gençlerimizle aydınlık yarınlarımıza ışık tutalım..

Gelelim ders kitaplarındaki içeriklere..

Bizler ilkokul çağından üniversite mezuniyetine kadar Türkçe ve edebiyat dersleri alırız.. Bir tek milli eğitim yetkilisi söyleyebilir mi? Alınan eğitim sayesinde mezun gençlerimizin en az yarısı, Türkçeyi çok iyi kullanır, yazım kılavuzunu çok iyi bilir ve edebiyat alanında yetişmiş olarak hayata başlarlar.

Diyebileceklerini zannetmiyorum.

Gene ilkokul çağından itibaren İngilizce eğitimi verilir, ta üniversite hayatına kadar devam eder..

Mezun olan gençlerimizin acaba ne kadarı ingilizceyi kısmi de olsa öğrenmiş, günlük hayatta dertlerini anlatabilecek ya da anlayabilecek konumda olurlar? Milli eğitim yetkililerinin vereceği cevap en az yarısı olabilir mi?

Hiç zannetmiyorum..

Peki Beden Eğitimi, müzik, resim..

Yüzde kaçımız, eğitim dönemi boyunca aldığımız derslerden kaçını hayatımız boyunca hatırlar, ya da uygularız? Milli eğitim yetkilileri nasıl bir cevap verebilir.. Yarısı diyebilir mi?

Bence koskoca sıfır..

Ya Matematik.. Tarih ve sosyal bilgiler..

Ta ilkokuldan beri bu dersleri bize anlatırlar..

Mezun olan gençlerimizin yüzde kaçı matematik yapabilir.. Yüzde kaçımız.. TARİHİMİZİ gelecek nesillerimize aktarabiliriz? Yüzde kaçımız cennet vatanımızın doğal yerüstü ve yer altı zenginliklerini, coğrafi yapımızı anlatabilir, haritadan gösterebilir? Milli Eğitim yetkililerimize sorsak en az yarısı diyebilir mi?

Bence zannetmiyorum.. Sendikalar, milli eğitim şurası ne yapar?

Açık ve net söylüyorum.. Terörizm de olduğu gibi, bu bakanlıkta yetkim olsa  bırakın 15 yılı 4 yılda Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitimini uçururdum..

 

 

Bu yazı toplam 168 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.