1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. MİLLİ EĞİTİM VE YENİ YÖNTEM
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

MİLLİ EĞİTİM VE YENİ YÖNTEM

A+A-

Şu bizim Milli eğitim meselesini bir türlü çözemedik. Tam anlamıyla bir yaz boz  modeli uygulanıyor. Osmanlı İmparatorluğunun son döneminden günümüze kadar böyle geldi ve böyle devam edebilecek gibi görünüyor.

Hani bir bakan demiş ya :
Şu okullar olmasa Milli eğitimi ne güzel idare edeceğim” sözü hep hatırlanır.

Dünya devletlerine bakıyorsunuz, bir hükümet değişikliğinde bile müfredatta çok fazla değişiklik yapılmıyordu. Ne yazık ki, bizde aynı hükümet içinde bakan değişiklikleri bile  Milli eğitimde birçok değişikliğe neden olabiliyor.

İşte örnekler, işte gerçekler :

2002-2003 Erkan Mumcu: Sistemi sil baştan değiştiriyoruz.

2003-2009 Hüseyin Çelik :Öncelikle sistem problemli. Tamamen değiştiriyoruz.

2009-2011 Nimet Çubukçu : Sistem eski, değiştiriyoruz.

2011- 2013 Ömer Dinçer :  Böyle sistem olmaz,sistemi değiştiriyoruz.

2013-2016 Nabi Avcı : Sistem çok sıkıntılı, değiştiriyoruz.

2016-          İsmet Yılmaz : Böyle sistem mi olur ? Sistemi değiştiriyoruz.

İşte bakan İsmet Yılmaz dün de Yeni eğitim politikalarındaki yapılan ve yapılacak değişiklikleri anlattı. Şimdi bırakınız  Milli eğitim camiası, veliler ve öğrenciler bile sistem karmaşası içinde ne yapacaklarını şaşırmaktadırlar.

15 Temmuz FETO  baş kaldırısını yaşadık. Etkileri sürüyor.FETÖ'ye yargı, emniyet teşkilatı ve askeri okullar başta olmak üzere eğitimin büyük bir bölümü  bilerek ya da bilmeyerek terk edilmişti.. FETÖ'cülerin askeri ayaklanmasından sonra hâlâ askeri operasyonlar bir birini takip etmekte ve bir neticeye ulaşmak için çalışılıyor.

 Şimdi yapılan, eğitimin bazı sendikalara terk edildiği, bazı cemaatlere alan ayrıldığı iddiaları var. Umarım bunlar yalandır. Şu  Milli Eğitimi kim ypacaksa, hangi bakan düzeltecekse düzeltse d  Milli olma vasfını tam almış olsa diyorum.

 Bugün politikada, sanat ve edebiyatta, ilimde adlarını iftiharla yad ettiğimiz bütün büyük insanlar  doğrusu, yanlışı ile birlikte Cumhuriyetin eğitim anlayışının bereketidir. Yüzümüze bir tokat gibi inen uluslararası araştırmalar ve özellikle PISA sonuçları elem vericidir.16 yıldır plandan, programdan özellikle insan gücü planlamasından kaçan anlayışla gençlerimizi  yaz- boz tahtası ile heder ediyoruz. Bina dikmekle ekonomik kalkınmanın mümkün olmadığını, dinine, bayrağına, milletine bağlı öğretmenler öğrenci yetiştirmediği sürece kalkınma binalar ile sınırlı kalmaktadır.

   Bu ümidin gerçekleşmesinde aklın, basiretin, itidalin rehber olmasını diliyorum.

 Ancak Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı, 2017 faaliyet raporunu yayınladı. 2017'de devamsızlık ve sınıfta kalma oranları beklenenin üzerinde oldu. Öğrenci başına okunan kitap sayısı ise planlananın altında kaldı. Disiplin cezası alan öğrenci sayısında da artış var. Bakanlık okullarda tablet ve etkileşimli tahta kurulumunda ise adeta sıfır çekti. 2017 yılında internet altyapısı ile okulların yüzde 74'ünde tablet ve etkileşimli tahta uygulamasına gitmeyi planlayan MEB, ihale sürecinin sürmesi nedeniyle bu planı gerçekleştiremedi.

Raporda 2017 yılının performans hedefleri ve gerçekleşme durumlarına yer verildi. Buna göre, zorunlu eğitimde okullaşma oranı hedefi ilk olarak yüzde 90.66 olarak konuldu. Ardından 89.80 tahminine düşürüldü. Yılsonunda okullaşma oranı yüzde 89.80 olarak gerçekleşti. Anadolu imam hatip liselerinde sanat, bilim, kültür ve spor alanlarından birinde en az bir faaliyete katılan öğrenci oranı ise yüzde 66.5 olarak hedeflendi ancak yüzde 58'de kaldı.

MEB, 2017 yılında öğrenci başına okunan kitap sayısını da artıramadı. İlkokullarda öğrenci başına okunan kitap sayısı 25 olarak hedeflenirken, bu sayı ortaokulda 9, imam hatiplerde ise 14.15 olarak hedeflendi. Ancak ilkokullarda öğrenci başına 20.84, ortaokullarda 8.10, imam hatiplerde ise 8.79 kitap okundu. Açılacak zenginleştirilmiş kütüphane sayısı da 650 olarak hedeflendi fakat 370’de kaldı.

2017 yılında öğrencilerin notlarında da düşüş yaşandı. MEB, ilkokulda onur veya iftihar belgesi almasını hedeflediği öğrenci oranını yüzde 4, ortaokullarda bu oranı yüzde 7, imam hatiplerde bu oranı ise 11.93 olarak belirledi. Fakat iftihar belgesi alan öğrencilerin oranı ilkokullarda yüzde 3.03, ortaokullarda yüzde 4.96, imam hatip ortaokullarında ise 6.35’te kaldı ve hedef gerçekleşme durumu ‘makul’ olarak sınıflandırıldı.

2017’de sınıfta kalan öğrenci oranında da artış gözlendi. MEB’in hedeflerine göre ortaokul 9. sınıflarda yüzde 4, 10. sınıflarda yüzde 1.7, 11. sınıflarda 0.70 ve 12. sınıflarda yüzde 1 olarak sınıf tekrarı yapacak öğrenci oranı belirlendi. Bu oran ortaöğretim 9. sınıfta yüzde 4.59, ortaöğretim 10. sınıf 2.11, ortaöğretim 11. sınıf 1.10 ve 12. sınıflarda ise 0.28 olarak gerçekleşti. Disiplin cezası alan öğrencilerin sayısı da MEB’in hedefine uymadı. İmam hatiplerde yüzde 0.13 oranında öğrencinin disipline gitmesi beklenirken, bu oran yüzde 0.76 olarak gerçekleşti. Ortaöğretimde hedef 2.60 olarak açıklanırken, 3.26’ya çıktı ve ‘iyileştirilebilir' kategorisine konuldu.

Bakanlık okullarda tablet ve etkileşimli tahta kurulumunda ise adeta sıfır çekti. 2017 yılında internet altyapısı ile okulların yüzde 74’ünde tablet ve etkileşimli tahta uygulamasına gitmeyi planlayan MEB, ihale sürecinin sürmesi nedeniyle bu planı gerçekleştiremedi. İnternet altyapısı yenilenecek okul sayısı 202 bin olarak hedeflendi ancak 34 binde kaldı. Öğrenci ve öğretmenlere dağıtılacak tablet sayısı 1.5 milyon olarak hedeflendi ancak hiç tablet dağıtılamadı. Fatih Projesi kapsamında 233 bin 640 öğretmen alınması planlandı bu sayı ise 81 bin 947’de kaldı. Halen okullarımızda  ve bildiğim kadarıyla Konya’da bile bazı derslerde öğrenciler öğretmensiz ders yapmaktadır. Sınıf ve öğretmen ihtiyacı  şu veya bu şekilde  tamamlanamazken, öğretmen okullarından mezun olup ta atama bekleyen binlerce  öğretmen bulunuyor.

Bakalım Bakan İsmet Yılmaz’ın yeni açıkladığı sisteme göre olumlu bir değişiklik getirilecek mi, yoksa aynı hamam aynı tas misali mi devam edecek birlikte göreceğiz.İşte TEOK değişimi bunlardan birisi olarak belleklerimizde durmaktadır.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz 2 Haziran'da yapılacak LGS sınavı ile ilgili canlı yayında yaptığı açıklamada, "Sınav yeri 22 Mayıs'ta verilecek sınav belgesinde yazacak. LGS'ye herkes kendi okullarında girmeyebilir, bunu başvurular belirleyecek." dedi.Eğitim bölgeleri ne zaman hazırlanacak sorusuna yanıt veren Yılmaz, "Haziran'da açıklanacak." diye yanıtladı. Yüzde 10 ile öğrenci alacak okullarla ilgili konuşan Yılmaz, "Yüzde 10 ile öğrenci alacak okullar her ilde belirlendi. Benim ilçede yok diyen varsa, her ilçede olma zorunluluğu yok" dedi.

 

 

 

 

Bu yazı toplam 301 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.