1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Montreux’te Sona Doğru Giderken Yaşananlar - V
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Montreux’te Sona Doğru Giderken Yaşananlar - V

A+A-
Bugün Montreux anlaşmasıyla alakalı yazdıklarımın son bölümünü okuyacaksınız.
Madde 28: İşbu Sözleşmenin süresi, yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak, yirmi yıl olacaktır.
Bununla birlikte, işbu Sözleşmenin 1. maddesinde doğrulanan geçiş ve gidiş- geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesinin sonsuz bir süresi olacaktır.
Sözü edilen yirmi yıllık sürenin bitiminden iki yıl önce, hiçbir Bağıtlı Yüksek Taraf, Fransız Hükümetine Sözleşmeyi sona erdirme ön-bildirimi vermemişse, işbu Sözleşme, bir sona erdirme ön-bildirimin gönderilmesinden başlayarak, iki yıl geçinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Bu ön-bildirim, Fransız Hükümetince, Bağıtlı Yüksek Taraflara iletilecektir.
İşbu Sözleşme, işbu madde hükümlerine uygun olarak sona erdirilmiş olursa, Bağıtlı Yüksek Taraflar, yeni bir Sözleşmenin hükümlerini saptamak üzere kendilerini bir konferansta temsil ettirmeği kabul etmektedirler.

Madde 29: İşbu Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden başlayarak her beş yıllık dönemin sona ermesinde, Bağıtlı Yüksek Taraflardan her biri, işbu Sözleşmenin bir ya da birkaç hükmünün değiştirilmesini önerme girişiminde bulunabilecektir.
Bağıtlı Yüksek Taraflardan birince yapılacak değiştirme isteminin kabul edilebilmesi için, bu istem 14. ya da 18. maddelerin değiştirilmesini amaçlamaktaysa, başka bir Bağıtlı Yüksek Tarafça; başka herhangi bir maddenin değiştirilmesini amaçlamaktaysa, başka iki Bağıtlı Yüksek Tarafça desteklenmesi gerekir.
Böylece desteklenmiş değişiklik istemi, içinde bulunulan beş yıllık dönemin sona ermesinden üç ay önce, Bağıtlı Yüksek Taraflardan her birine bildirilecektir. Bu bildiri, Önerilen değişikliğin niteliğini ve gerekçesini kapsayacaktır.
Bu öneriler üzerinde diplomasi yoluyla bir sonuca varmak olanağı bulunamazsa, Bağıtlı Yüksek Taraflar, bu konuda toplanacak bir konferansta kendilerini temsil ettireceklerdir.
Bu konferans, ancak oybirliğiyle karar alabilecektir; 14. ve 18. maddelere ilişkin değişiklik durumları bu hükmün dışında kalmaktadır; bu durumlar için Bağıtlı Yüksek Tarafların dörtte üçünden oluşan bir çoğunluk yeterli olacaktır.
Bu çoğunluk, Türkiye'yi de içine alarak Karadeniz kıyıdaşı Bağıtlı Yüksek Tarafların dörtte üçünü kapsamak üzere hesaplanacaktır.
Bu hükümlere inançla, aşağıda adları yazılı Tam yetkili Temsilciler, işbu Sözleşmeyi imzalamışlardır.
Montreux’de, yirmi Temmuz bin dokuz yüz otuz altı tarihinde on bir nüsha olarak düzenlenmiştir; bu nüshalardan, Temsilcilerce mühürlenmiş olan birincisi, Fransa Cumhuriyeti Hükümeti arşivlerine konulacak, öteki nüshalar da imzacı Devletlere teslim olunacaktır.

PROTOKOL
Bugünkü tarihli sözleşmeyi imza ettikleri sırada, aşağıda imzalan bulunan Tam yetkili Temsilciler, her biri kendi hükümetlerini bağlamak üzere, aşağıdaki hükümleri kabul ettiklerini bildirirler:
1. Türkiye, işbu Sözleşmenin Başlangıç; (Preambule) kesiminde tanımlandığı biçimde Boğazlar bölgesini hemen yeniden askerleştirebilecektir.
2. Türk Hükümeti, 15 Ağustos 1936 tarihinden başlayarak işbu Sözleşmede belirlenen rejimi geçici olarak uygulayacaktır.
3. İşbu Protokol bugünkü tarihten başlayarak geçerli olacaktır.

Montreux’de, yirmi Temmuz bin dokuz yüz otuz altı tarihinde düzenlenmiştir.

Ve imzalar atılmış.

Ben dünyaya gelmeden 35 yıl önce imzalanmış bu sözleşmenin bittiğini görmek nasibimizde varsa 7 yıl sonra nasip olacak. Ama işte bu sona gidiş noktasında bugün yaşanan olaylara dikkatle bakmalı ve Rusya ile Amerika’nın Suriye’ye niçin kuzeyden koridor açarak hem Akdeniz’e ulaşma hedefi güttüklerini hem de bizim İslam dünyası ile olan hududumuzu kapatmak istediklerini iyi anlamak ve tedbir almak zorundayız. Yarın geç olmadan tüm halkımızın bu konuda bilinçlendirilmesi ve gerekirse TV programlarında yeniden bağımsızlık kazanmak anlamına gelen bu hususa vurgu yapmak durumundayız. Halkımızın oyun oynaşla çok meşgul olduğu bu dönemde uyandırılarak etrafımızda oluşturulmaya çalışılan şer duvarının detaylarıyla bilgilendirmeliyiz. Ülkemizin de bir Irak ve Suriye yapılmak istendiği açık ve net şekilde ortada iken bu güzel vatanımıza dil uzatan iç ve dış kahpelere en sert cevabı verecek olan milli bilinçlenme ataklarına kalkmalıyız. Tamamen madde odaklı olan zihinlere aslında asıl değerlerin bunlar olduğunu ve vatan müdafaasından bihaber yığınla insanı bilinçlendirmeli ve oyun oynaşla geçirilen zamanlarımızı milli bilince ayırmalıyız.



 
Bu yazı toplam 98 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.