Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

MUHARREM AYI

A+A-

         Önceki yazılarımızda hicri takvimden ve bu takvimin ay ve gün özelliklerinden bahsetmiş ve yılın ilk ayının da ‘Muharrem’ olduğundan söz etmiştik. Ayrıca bu ayın haram aylardan yani savaşmanın ve saldırmanın yasak olduğu bildirilen dört aydan biri olduğunu da belirtmeyi ihmal etmedik.  

Ancak bu ayın, insanlık tarihi boyunca bazı özel olaylara şahitlik ettiğinden de söz edilmektedir. Bunlara ek olarak dinimizde de bazı özelliklerinden bahsedilir. Bu bakımdan kendisinden ayrıca söz etmemiz yerinde olacaktır.  

         Muharrem, kelime olarak, sadece kendisinde bazı hareket ve davranışların ve özellikle de savaşın yasak, yani haram olduğu anlamını ifade etmez. Bununla birlikte ‘kutsal olan’ ve ‘saygı duyulan’ anlamlarına da gelir. Bu bakımdan bu yönünün de bilinmesi gerekir.

         Bütün bunlardan sonra şu hususu hemen belirtmeliyiz ki, Muharrem, Kur’ân’da belli bir ayın adı olarak geçmez. Fakat birçok olayın bu ayda vuku bulduğu dilden dile anlatılır.

Bu olayların belli başlıları şöylece sıralanabilir: Hazreti Âdem’in tövbesinin bu ayın 10 uncu günü kabul edilmiştir. Nuh Peygamber’in gemisinin Cudi dağına oturduğunun aynı güne rastladığı ve gemide kalan erzaklarını inananların birleştirip pişirerek yedikleri ve buna da ‘aşûra’ dendiği; Yunus Peygamberin balığın karnından aynı gün çıkarıldığı; Hazreti Musa ve İsrail oğullarının Firavun’un zulmünden bugünde kurtuldukları; Hazreti Hüseyin’in aynı gün şehit edildiği. Hatta Hazreti Peygamber as.’ın Mekke’den Medine’ye hicretinin de bu ayda gerçekleştiği de sayılan olaylar arasında yer almaktadır.

Ancak Hz. Peygamber as.’ın hicretinin Rabiul-evvel ayının on ikinci günü gerçekleştiği kesindir.

         Bizim açımızdan bu ayın önemi şundan kaynaklanmaktadır: Hz. Peygamber as. Medine’ye hicret ettiğinde bu ayda Yahudilerin oruç tuttuklarını görmüş ve niçin tuttuklarını sormuş, onlar da bu ayda Firavun’un zulmünden kurtulunca Hz. Musa as.’ın oruç tuttuğunu, kendilerinin de bundan dolayı tuttuklarını söylemişlerdir.

Bunun üzerine Hz. Peygamber as. da bu ayda oruç tutmuştur. Ayrıca müminlerin tutmalarını da istemiş ve onlara duyurmuştur. Bu orucu bir veya iki yıl tuttuğu rivayet edilir. Çünkü Hicretin ikinci yılı Müslümanlara Ramazan ayında oruç tutmaları farz kılınmıştır. Bunun üzerine Hz. Peygamber as. bundan sonra bu orucu bırakmış, Müslümanlara da isteyen tutsun, isteyen bıraksın demiştir.

Ancak müminlere, Yahudilerden ayrılmak için de yalnızca Muharrem ayının onuncu günü değil, bir önceki veya bir sonraki günle birlikte tutmalarını tavsiye etmiştir. Böylece Müslümanlardan isteyen kimseler bugünlerde oruç tutabilirler.

Ayrıca Hz. Âişe vâlidemizin bildirdiğine göre Hz. Peygamber as. Efendimiz Mekke’de iken de bu orucu tutmuşlar. Bundan da anlaşılacağı üzere on Muharremde tutulan bu oruç, Hazreti Peygamber as.’ın önceden bildiği bir oruçtur.

Bundan dolayı olmalı ki, Hz. Peygamber as. ‘Ramazan ayından sonra kendisinde oruç tutulması en çok makbul olan ay Muharrem ayıdır’ buyurmuşlardır.

Bu yazı toplam 187 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.