1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Mühendislik (Hendese)
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Mühendislik (Hendese)

A+A-
Önceki yazılarımızda farz, vacip, sünnet vs. ilimlerden bahsedilmişdi. Hadimi merhum, ilmi bunlarla sınırlamayıp Mubah, Mendup, Hendese ve ilmi batıni’den de bahsederek şöyle genişletmektedir:
Hendese ilmi mubah bir ilimdir. Matamatik, hesap ve astronomi gibi. Çünkü din işlerinde bir şeyi isbat ve nefi yönünde bir alakası yoktur. İlahiyat ilminde yani (ilahi hikmetler) felsefede muhalif olanlarda vardır. Tıp ilmi menduptur.
Ayrıca, sonu şer ve masıyet olan ilmi öğrenmek şerrinden korunmak için caiz görülmüştür. Burada kasdedilen sadece öğrenmektir. Yapmak asla caiz değildir. Çünkü neyin şer olduğunu öğrenmeyen onun içine düşebilir. Sihir vardır ama yapmak asla caiz değildir. (b.s.341)

MENDUP OLAN İLİMLER

İlmin üçüncü nevi mendub’dur. Mendup: Nafileler ve sünnetlerin ve mekruhların, amellerin fazıletlerinin marifetleridir, yani bilinmesidir.
Farzı ayn ve farzı kifayelere delalet eden hususlarda faziletlerin içine gömülmek ve faziletini kaybedecek şeylerden de ırak olmak adaplardandır.
Bustanü’l-Arifin de: Tıp ilmi bu kabildendir. Tıp ilmi insan bedeninin ahvali kendisiyle bilinen bir ilimdir. Bunların öğrenilmesi müstehaptır. Bedenin sıhhati, marazı, mizacı ve ihtilat cinsinden olan bedeni alakadar eden ilmi de öğrenmek bu kabildendir denilmektedir.
Ölçülü yemek, tabiblerin ilaçlarını düzenle kullanmak sıhhate uygun olandır. Kendini açlığa terk etmek bedeni telef edeceğinden uygun değildir. Hastalık için deva vardır. İlaç kullanmak suretiyle hastalık tedavi edilir. Ve lakin Allahın izni ile şifa olduğuna inanmak lazımdır. Zararı izale edecek şeyleri öğrenmek lazımdır.
Sebeplere sarılmak tevekküle mani değildir. Tevekkülün aslı farzdır. Sen sebebini işleyeceksin Allah Teâlâ şifasını verecek. (b.s.345)

TEDAVİ:

Tedavi olmakta sünnettir. Rasülullah s.a.v. Uhud harbinde yaralandığı zaman, çok sahabe buna şahit oldu. Ve bunlardan, şehitlerin Efendisi Hz. Hamza (Efendimizin amcası), kanın kesilmesi için tedavi edici olmuştur. Kanın akacağı yarayı tuttu. Ve bu fiil, bu husus da sünnet olmuştur. Anlaşılıyor ki Tıp ilmi farz değildir, müstehaptır. (b.s.354)

İLMİ BATIN

Mükaşefe ilmi, mücahede ile hidayetin başlangıcı (mukaddimesi) ancak bununla hâsıl olur. Ankebut süresi a. 69 da: “Ol kimseler ki, bizim yolumuzda cihat ettiler. Elbette biz, onları bizim yolumuzda hidayette kılarız” buyurmuştur.
İmamı Gazali r.a. Münkız da: Ben yakınen bildim. Muhakkak sufiler, onlar Allah yolunun salikleridir hassaten. Onlar yakında en güzel seyrin (yürünülecek yolun) bu seyir olduğunu, tarıkatlerinin en güzel tarik olduğunu görürler de belki akıllıların aklı ve hukemanın hikmeti cem olmuş olsa şer’î şerifin esrarına vakıf olsalar elbette seyirlerin de çok şey değiştirirler. O saliklerden seyr sebebiyle olan tebdilat bir hayırdır ki, bunu elde ettikten sonra ona gidecek başka yol bulmadılar. Yani bulmak istediklerini buldukları için.
Muhakkak onların hareketleri nübüvvet mişkatından penceresinden muktebistir. Bundan dolayı Tarikat hakkında söz sahibi diyor ki: Onun şartı, masivadan (Allahın gayrisinden) kalbi temizlemektir. Miftahı (anahtarı) Allahın zikriyle kalbin istiğrakıdır dalmasıdır. Ahıri, Allah Tealanın ğayrisinden Allah c.c de fani olmaktır. Bu anlatılanlar hakkında fazla söz kelamı uzatmak olur. Nihayeti Allah c.c. de fena bulan bir yol hakkında insan ne söyleyebilir!
Bir hadisi ş.de: “İlmi batın, Allah Tealanın sırlarından bir sırdır. Ve hikmetlerinden öyle bir hikmet ki: Allah c.c. kullarından dilediği kimselerin kalbine koyup süratle kulunu yükselten bir hikmettir.
Menavi, bu hadisi şerifin şerhinde dedi ki: Batın ilmi mükaşefe ilmidir (kalp yolu ile keşf). Bu ise ilimlerin gayesi ve son hedefidir.
Bazı Arifler: Kimin batın ilminde nasibi yoksa onun sonu için korkulacak sûî hatime (kötü ölüm, son) vardır demişler. İlmi batıne yakın olmanın en güzeli tasdık ve ehline teslim olmaktır. İşte Rasülullah Efendimizin şu hadisi şerifi buna işaret eden ilmi hafidir (gizli ilimdir).
“Muhakkak bu ilim gizli ve manzum bir ilimdir ki, kimse bilemez. Ancak Allah Tealanın marifeti ehli bilebilir” buyurulmuştur. İlim ve amelin cemi ( beraber olması) netice ve semeresini gösterir. (b.s.355) (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 71 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.