1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Mundar bastırık tutmaz!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Mundar bastırık tutmaz!

A+A-

Dün bugün zaman zaman hatıraları sizlerle paylaşıyorum. Böylesi ibret dolu hatıralar bizlere yol gösterici olur değil mi?

Yaşı benden 15 yaş büyük ve ağabeylerimin arkadaşı olan ağabeyim;

--- Hacı Ahmet senden helallik diliyorum. Deyince;

--- Nerden icap etti Ağabey? Diye sordum.

--- 2007 yılında benim çocuk için hizmet cematından uzak dursun bunlardan memlekete hayır gelmez. Biz 1992 yılında bunları tanıma fırsatımız oldu. Ne olur çoluğumuzu çocuğumuzu bunlardan uzak tutun. Yarın hem ülkeye hem de çocuklarımıza büyük zarara sebebiyet vermiş olursunuz. Demiştin ben de bu Hacı Ahmet amma ön yargılı diyerek seni kınamıştım.

--- Ağam o şartlarda öyle konuşmuşuz. Demek.

--- 2011 yılındaki MHP’de ki kaset skandalını da tezgâhlayan Fetocular demiştin.

--- Doğrudur, muhakkak biz öncelikle Allah ve Resulü, Allah dostlarının kılavuzluğuna inanırız. Onların kaynağı Allah ve Resulüdür.

Peygamber Efendimiz (sav); “Müminin ferasetinde sakının! Çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.”( Tirmiz, Tefsiru’l Kur’an, 16 el Camius Sağir 1, 24)

Bizde keramet falan yok Ağam. Allah dostlarının bakışı ile bakmaktan başka duruşumuz olamaz. Elbette hakkımız helal ederiz. Ancak, memleketimize, devletimize, çoluğumuza çocuğumuza, maneviyat dünyamıza verdiği zarar nasıl telafi edilecek bilemiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve bugün yürütme konumunda Cumhurbaşkanımıza, Hükümetimize, TBMM’de iktidar ve muhalefete kolaylıklar diliyorum.

Kıymetli ağabeyim bugün çocuğunuzu bu hareketle beraber hareket etmesinden dolayı açığa alınmasından sonra benden helallik dilemen çok geç kaldığını gösteriyor.

Zararın neresinden dönülürse kardır. Demekten başka elimizden bugün bir şey gelmiyor.

Bizden önce yaşayan büyüklerimiz “MUNDAR BASTIRIK TUTMAZ.” Derlerdi.

Rahmetli babam da MUNDAR BASTIRIK TUTMAZ oğlum! Derdi. Her ne şartta olursa olsun muhakkak doğru olanı yapın. Diye nasihat ederdi.

Yanlış olan bugün bilinmese de günün birinde yani er veya geç yanlış olduğu ortaya çıkacaktır.

Evet, hala bizim yöremizde mundar bastırık tutmaz sözü söylenmektedir. Gizli kavilden aşikâr çocuk doğar değil mi?

"Mundar (pislik) bastırık (saklama, kapatma) tutmaz" diye.

Yani bu, şu anlama geliyor. Bir yalanı ne kadar söylersen söyle, bir pisliği ne kadar saklarsan sakla, ne kadar kapatırsan kapat bir gün mutlaka yapılan bir hatadan dolayı o yalanın doğrusu ve saklanılan pisliğin kokusu meydana çıkacaktır. 

Evet, mundar bastırık tutmaz,

*

Burada yeri gelmişken bastırığı anlatarak yazımızı bitirelim.

Bizim bölgemizde BASTIRIK denince aklımıza deri peynirlerinin, tereyağının saklandığı yer gelmektedir.

Şimdiki nesil belki hiç hatırlamayacağı belli besinlerimizi yani yiyeceklerimizi saklama usulü idi.

Bastırık bir nevi bizim nesillerin zamanında buzdolabına verilen addır. Diyebiliriz. Köylük yerlerinde eski zamanlarda elektrik ve buzdolabının ve serin yerlerin olmadığı düşüncesi ile dışarıya kurulan bir nevi buzdolabıdır.

Gece soğuğunda yaz dahi olsa soğuk olan yerlerde misal İç Anadolu’da fazlasıyla kullanılan bir soğutma yöntemidir. Gece soğuğunu alan sebzeler, meyveler, peynirler ve tereyağları gündüz olmadan hava aydınlanmadan daha doğrusu sabah namazı okunmadan kalkılır. Bastırıkta bulunan peynir, yağ, yoğurt ne varsa bunların üzeri keçe ve kalın örtülerle örtülürdü.

Hatta yorganlarla kapatılarak etrafına da çit çekilmek üzerine çıg denilen bir korumayı da geçirmekle tamamlanmış olan soğuk hava deposu.

Benim çocukluğumda rahmetli annem sabah namazından önce kalkar aşağı mutfak damının hoyraz tarafında önce yumruk büyüklüğündeki taşların üzerine parlak irice Bozdağ kumu dökmüştü.

Bu hazırlamış olduğu yere deri peyniri, süzme yavan yoğurdu olan tulukları koyardı. Akşamın belli saatinde üstünü açardı. 

Sabah ezanında önce ise kıl, yün, pamuklu çullar ve çuvallarla üstünü örterdi. Biz bu mekâna bastırık derdik.

Bu bastırıktaki deri peynirleri belli disiplin içerisinde saklarsanız muhakkak tadına doyum olmazdı.

Ne demiştik?;

Mundar bastırık tutmazmış değil mi?

Bu yazı toplam 1500 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.