1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. MÜSLÜMAN BİLİM ADAMLARINA GÖRE (ESKİ DÜNYA’DA COĞRAFİ BÖLÜMLENME)
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

MÜSLÜMAN BİLİM ADAMLARINA GÖRE (ESKİ DÜNYA’DA COĞRAFİ BÖLÜMLENME)

A+A-

İnsanlığın yaratılmasını ve yaşadığı ortam ile kendi konumunu bilme ihtiyacı, insanın yaratılış tarihiyle eş değerde ve zamanda araştırılmalıdır. Eski Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşamış olan halk toplulukları, merkezde kendileri olacak bilinen dünyayı bazı coğrafi bölümlere ayırmışlardır. Dünyanın coğrafi bölümlere ayrılması oldukça eskidir.Tıpkı günümüzde geçerli olan Batı Merkezli coğrafi bölünmeler de olduğu gibi. Mesela Orta Doğu, Yakın Doğu ve Uzak Doğu gibi coğrafi kavramlar ve bölünmeler Avrupalıların konumuna göre 18 yüzyıldan sonra üretildiğini biliyoruz.

Tarihin en erkan devirlerinde yapılan coğrafi bölünmeler kısıtlı bir dünya algısını yansıtmaktadır. İnsanların ilk dünya haritası olarak kabul ettikleri ve günümüze ulaşan “BÂBİL DÜNYA HARİTASI” Mezopotamya ülkeleri ve çevresini saran okyanusla sınırlıyken İlk ve Orta çağ coğrafya ve tarih kitaplarına yansıyan Eski Hint, İran, Yunan ve Tevrat temelli coğrafi bölünmeler çok daha geniş yerleşik dünyayı gösteriyordu.

Bilindiği gibi Mezopotamya, Mısır, Hint ve İran biliminin eski Yunandan sonraki mirasçı ve geliştiricisi ise Orta Çağ İslam Bilmi oldu. Emeviler döneminde pek çok coğrafi harita çizdirilmiştir. Özellikle Halife Memun dönemin deki çalışmalar bu konuya örnek teşkil etmektedir.Erken dönem İslam tarihinde el-Hârizmi(ö. 850), el-Yakubi (ö. 897), İbn Hurdazbih (ö. 912), İbn Rüsteh (ö. 10 yy ortaları), el- Mes’ûdi (ö. 956), Kaşgarlı Mahmut (ö. 1102) ve el- İdrisi (ö. 1166) gibi önemli coğrafi bölümleme sistemlerinin çoğu hakkında bilgi sahibiydiler.

Bununla beraber bazıları (mesela el-İdrisi) kitaplarını dönemlerinde etkili olan Yedi İklim bölünmesine göre düzenlerken, bazıları (mesela el-Yakubi, el-Mesudi, ve İbn Rusteh) Yedi İklim ve Nuh Peygamber bölünmesi hakkında bazı bilgiler verdi, ancak coğrafya ya da coğrafya da içeren tarih eserlerini kendi belirledikleri bir düzene göre kaleme almışlardır. Mesela Batlamyus’un coğrafyasını Arapça’ya tercüme ettiği bilinen İbn Hurdazbih kendi coğrafya kitabında tamamen farklı bir bölünmeye yer vermiştir.

BU BÖLÜNME ŞÖYLEDİR:

YERLEŞİK DÜNYA DÖRT KISMA AYRILIR:

Urûfi(Avrupa): Endülüs, Sakâlib, Rûm, Efrenc, Tunca (ya da Tanca) ve Mısır’a kadar olan bölgeyi içerir.

Lûbya(Libya):Mısır, Kulzûm, Habeş, Berber ve Güney Denizi’ne kadar olan bölgeyi içerir. Bu ülkelerde yaban domuzu, geyik, yaban eşeği ve dağ keçisi bulunmaz.

İryûfiyâ(Etyopya): Tahâme, Yemen, Sind, Hind ve Çin’i içerir.

İskûtiya(İskitya-İskit ülkesi): Ermeniye, Horasan et-Türk, el-Hazar’ı içerir.

Bununla beraber Ebû Reyhân el-Biruni (973-1061), yazımızın konusu olan Eski Dünya’daki coğrafî bölümler konusunu özellikle ele almıştır.

Matematiksel coğrafyaya ve Doğu-Batı bilim tarihine hâkimiyetiyle bilinen Harezmli bilim adamı el-Birûni Kitâbu’t- Tefhim isimli eserinin Dünya coğrafyası kısmında yaşadığı döneme kadar var olan coğrafi bölümleme sistemlerini bir araya getirerek altı ana coğrafi bölümleme biçimi sunuyor:

YEDİ İKLİM BÖLÜNMESİ:

el-Birûni’ye göre Batlamyus Coğrafyasında da (Ptolemious, Ms 90-168) kullanılmış olan Yedi İklim bölünmesini üretenler, coğrafya sanatını bilen insanlardı. el-Birûni bu insanların kimliğinden bahsetmez; ancak bir başka Orta çağ Müslüman Bilim insanı el-Yâkûbi’ye göre bunlar Hintli bilginlerdi. el-Yâkûbi şöyle diyor:

Hintliler dünyayı yedi iklime ayırdılar:

İklim Hint: Sınırı doğuyu takiple denize, Çin bölgesinden Irak’ı takiple (Karaçi yakınlarındaki liman) Debal’e, oradan hint bölgesini takiple (Hind) denizinin körfezine ve oradan Hicaz’a (kadar olan bölge).

İklim Hicaz: Sınırı buradaki körfezden Aden’e, oradan Mısır bölgesini takiple Habeş topraklarına, Irak’ı takiple es-Sa’libiye’ye kadar ki bölge.

İklim Mısır: Sınırı Habeş’i takiple Hicaz’a, oradan Yeşil Deniz’i takiple el-Cunuba, oradan Mağrib’e, oradan Rûm’u takiple körfeze ve ıraq’ı takiple olan Nusaybin’e kadarki bölge.

İklim Irak: Sınırı Hind’i takiple Debal’e, Hicaz’ı takiple Sa’libiye’ye, Mısır ve Rûm’u takiple Nusaybin’e ve Horasan bölgesini takiple Belh nehrine(Ceyhun) uzanır.

İklim Rûm: Sınırı Mısır’ı takiple körfeze, batıyı takiple denize, et-Türk’ü takiple Ye’cûc ve Me’cûc’e ve ırak’ı takiple Nusaybin’e kadar uzanan bölgeyi içerir.

İklim Ye’cûc ve Me’cûc: Sınırı batıyı takiple et-Türk’e, el-Hazar’ı takiple denize -kuzey denizleriyle arasında çöller(kır/ sahra) vardır, doğuyu takiple Nusaybin bölgesine ve Horasan bölgesini takiple Belh nehrine uzanır.

İklimi Çin: Sınırı batıyı takiple Ye’cûc ve Me’cûc’e, doğuyu takiple denize, Hind’i takiple Kaşmir bölgesine ve Horasan bölgesini takiple Belh nehrine uzanır.

el-Birûnî bu insanların yerleşik Dünya’yı yedi uzun şeride bölümleyip bunlara “iklimler” adını verdiğini aktarıyor. Bölümleme -kuzey yarıkürede ve güneyden kuzeye doğru- Ekvatora paralel olarak doğudan batıya doğru yapılmıştır. Komşu şeritler arasında, her şeridin orta noktasında en uzun yaz gününde yarım saat kadar fark olmasına dikkat edilmişti. el-Birûni bu ayrım noktasında, değişimin sadece paralellere bağlı olduğunun, meridyenlerle bir ilğisi olmadığının altını çiziyor. Ona göre meridyenlere bağlı olan gün ve gecenin başlanğıç saatleri ise dikkat kesilmeksizin fark edilecek bir durum değildir. Orta iklim olan Dördüncü iklimde en uzun yaz günü 14 saat, Birinci İklimde 13 saat, Yedinci İklimde ise 16 saattir.

2. FERİDÛN BÖLÜNMESİ:

el- Birûninin bir başka eserinde (el- Âsâru’l- Bâkiyye anil- Kurûni’l Hâliyye) bidirdiğine göre Eski Dünya’da hükümdarlığını bölen ilk kişi İranlı (Fars) hükümdar Temiz Feridundur. el- Birûni, Fars hükğmdarlarından aktardığı bir şiirle de bunu destekler:

Böldük mülkümüzü zamanımızda, kasabın tahta üstünde eti parçaladığı gibi

Şam ve Rûm’u ta güneşin battığı yere kadar nazik genç Selm’in kıldık

et- Türk, Tûc’un kılındı. Türklerin toprakları amcamızın oğlunundur

İran u Irak’ı zorla aldık. Mülkü elde ettik nimette de galip biziz.

el-B,rûni Kitâbu’t- Tefhim’de Feridun bölünmesinin, İran hükümdarı Feridûn’un Dünya’yı üç oğlu arasında uzunlamasına üçe bölmesiyle oluştuğunu söylüyor. et-Türk ve es-Sin(Çin) ülkelerini içeren doğu bölümünü oğlu Tüc’a, er- Rûm ülkesini içeren batı kısmını oğlu Selm’e, ikisinin rtasında kalan ve merkezi oluşturan İranşehr bölümünü de İrec’e vermişti.

Tarihçi et-Taberi (ö. 923) de el-Bîrûni gibi Ferid^nun üç oğlu -Se(r)lm, Tüc ve İrec- olduğunu ve ülkesini bu çocuklarına paylaştırdığını söylüyor. et-Taberi ayrıca paylaşımın ayrıntılarına da değiniyor; Feridûn oklar aldırıp üzerine fars beldelerinin adlarını yazdırıp çocuklarına çektirdi. Se(r)lm’e, Rum ve abtı ülkeleri, Tûc’a, Türk ve Çin ülkesi, İrec’e de Irak ve Hint düştü. İrec’e Irak, yani Bâbil bölgesinin verilmesi diğer iki kardeşte kıskançlık yarattı ve bir araya gelip İrec’in üstüne yürdüler. Tûc, ucu ilmikli bir ipi kardeşi Serm’e uzattı ve ipi İrec’in üstüne atarak onu boğdular. et-Taberi’ye göre Türklerin (hanedan soyundan gelenleri öldürürken) ilmikli ip kullanılmasının sebebi budur.

3- NUH PEYGAMBER BÖLÜNMESİ:

el-Birûni, Feridûn bölünmesi’nin dışında bir başka üçlü Dünya bölünmesinin Nûh Peygamber’e atfen yapıldığını ifade eder. Buna göre Nuh Peygamber Dünya’yı üç oğlu arasında paylaştırmıştır: Siyahi insanların yaşadığı güneyi Hâm’a, beyazların yaşadığı kuzey’i Yafes’e, iki bölge arasında kalan buğday tenlilerin yaşadığı ülkeleri de Sâm’a vermiştir.

4- YUNANLILARIN BÖLÜMLEMESİ:

el-Birûni’ye göre Eski Yunanlılar da Dünya Coğrafya’sını üçe bölümlemişti. Onların taksiminde ise malum dünya, Mısır coğrafyası aracılığıyla üçe ayrılıyordu. Mısırın doğusundaki topraklara Asya(Îsyâ) adı verilmişti. Batısın da ise Şâm Denizi (Akdeniz) bulunmaktaydı ve güneye ve kuzeye doğru ikiye ayrılıyordu. Güneye doğru olan topraklara Libya(Lûbyâ) adı veriliyordu. Libya bölgesinde siyahi ve kahverengi tenli insanlar yaşıyordu. Şâm Denizi’nin kuzeyine doğru olan topraklara ise Avrupa(Ûrufi) adı veriliyordu. Orada ise beyazlar ve sarışınlar yaşıyordu. Mısır’ın doğusundaki topraklar batısındakinin iki katı kadardı. Bu topraklar Irak ve Horasan olarak ikiye ayrılır ve ikisine birden Küçük Asya adı verilirdi. Geri kalan topraklar ise Büyük Asya’ydı.

5-HERMES BÖLÜMLEMESİ:

el-Birûni, Farslıların bir başka taksim biçimi olarak, coğrafyalar üzerindeki saltanat sahiplerine göre ülkeleri( kişvâr) yediye ayırdığını söylüyor. Farslılar bu bölümleme biçimini (Bâbil ve Mısır hükümdârı) Hermes’e atfen uygulamıştı. Bölümleme de sırasıyla Hind ülkeleri, Batı(el-garb) ülkeleri, Şâm ve Mağrib ülkeleri, İranşehr ülkeleri, Rûm ve Sakâlib ülkeleri, Hazar ve Türk Ülkeleri, Çin ve Tibet ülkeleri yer alıyordu. el-Birûni, Hermes taksimini aşağıdaki şekille izah ediyor. 1. Ülkeler-Hint, 2.Ülkeler Batı, 3. Ülkeler Şâm ve Mağrip, 4. Ülkeler İranşehr, 5. Ülkeler Rûm ve Sagâlib, 6. Ülkeler Hazar ve Türk, 7. Ülkeler Çin ve Tibet.

6.HİNTLİLERİN BÖLÜMLEMESİ:

el-Birûni’ye göre Hintliler Dünya Coğrafyasını dokuza taksim etmişti. Dört ana yön ve ara yönlere uygun olan bu taksime kend adı verilmişti. el-Birûni, Hintlilerin bölümlenmesini Doğu ve Güney arası yerler, Güney ve batı arası yerler, Kuzey ve batı arası yerler, Doğu ve Kuzey arası yerler ve doğo olarak bölümleniyor.

Eski çağlarda çeşitli kültür coğrafyalarında yerleşik olan topluluklar, merkezde kendileri olacak şekilde değişik coğrafi bölümleme biçimleri ortaya koymuş. Müslüman bilim insanları ise diğer konularda olduğu gibi coğrafi bölümleme konusunda da kendilerine kadar geçen çağlarda üretilen bilgiyi miras edinerek hem eserlerinde yer vermiş, hem bu bilgilerin bazılarına göre coğrafya kitapları yazmış hem de bunlar dan faydalanarak kendilerine göre yeni bölümleme biçimleri geliştirmişler.

( Bilim ve Teknik Dergisi, Mayıs 2016)

 

Bu yazı toplam 1063 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.