1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. Müslümanlar Emperyalistleştiler
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

Müslümanlar Emperyalistleştiler

A+A-
İslamiyetin temelini, harama bulaşmadan, tasadduk, infak ve yardım ekonomisi oluşturduğu halde, bu günün müslümanı mal yığan, biriktiren ve emperyalistler gibi bir zihniyet ve müslüman tipi yetiştirmeyi başarmış durumdayız. Bu yeni tip müslüman hepimize hayırlı olsun.
Yatlar, katlar, rezidanslar hayallenip, kardeşini düşünmeyen, tüketim ekonomisinin bir dişlisi olan müslüman tipler, bu gün müslümanlara değil amma İslam Dinine zarar vermeye başladılar.
Bu gün yetiştirmeyi başardığımız, emperyalist görünümlü bire beş kazanmak için her yolu deneyen “Müslüman patronların, bedenleri abdestli, yönleri kıble de, otomobillerin de (4 çarpı 4, yada son model mercedes) ilahi ve Kur’an kıraatleri CD’leri, evlerinin duvarlarında ise, kaliteli hat levhalarıyla dolu, ancak ruhen ise, tam batılı, bire beş kazanan, kul hakkını tanımayan zenginler...
Bu, tüketen, “bir lokma bir hırkayı” çoktan unutan patronların, dilleri dualı, tövbeli, beş vakit namazını da cami ve cemaatte kılmayı tercih eden müslüman patron tiplerdir...
Bu patron tipleri, yanlarında çalıştırdıkları, dinde kardeş, ekonomi de ise köle gördükleri işçilerine bakış açıları, iş yerlerinde ki davranışları en zalim emperyal-kapitalistlerden aşağı değil, aksine bir iki basamak daha yukarıda devem ediyor.
“İşçinin alın teri kurumadan, hakkını verin” ilahi düsturunu, işyerinin dış kapısının dışında bırakan, emek ve helal kazanç sömürücüleri, kapitalist patron, müslümanlar -batılı emperyal komprodorlardan- hiçte farklı değildir.
Bu türedi patronların yaşam tarzları da en zalim -batılı-doğulu- kapitalist kan emicilerden hiçte farksız değil.
Bunlarda da, evini arabanın, yatın, katın kısacası, emperyal kapitalistler de bulunanların tıpkısının aynısı ve en pahalısı, en gösterişlisi, en süslüsüne sahip olabilmek için, sömürülerini artırma çabası içerisinde yarışmaktadırlar.
“İsraf, haram diyerek” israfın da en fazlasını yapan, müslüman değilde, süslüman, komprodorlardır bunlar.
“Bugün bu, bedeni abdestli, yönü kıbleli, burjuvazi kapital patronlarının çok fazla saltanatlı yaşamaları, zevk ve sefaya çok düşüp bu konuda çok harcama yapmaları, israf ayetlerini unuttuklarını(bu unutma bilgiyi unutma değil, aksine ayeti zahirini çok iyi bildikleri halde, manasını unutup beyin ve kalblerinde hissetmemeleri şeklinde anlaşılmalı)göstermektedir.
Yıllardır, söylemeye çalıştığımız, abdestli, namazlı, yönü kıbleli, Kabe’li kapitalist müslümanım deyibte süslüman olarak yaşayanlar, müslümanın gerçeği, yetim başı okşamayı unutan, müslüman gerçeğini bu gün görmezlikten gelmeye alıştık artık ve “iyiliği onlara anlatma” emrini de unuttuk gitti.
Bugün, zengin komprodor müslümanlar, dinin nikah emrini bile kendilerine uydurmaktan çekinmez oldular. Hatta bir kısımları İran’a gidip muta nikahlı eşler buldular.
Abdestli, namazlı ve kıbleli, zengin kapitalist müslümanlar, Ramazanlar da, gösteriş ve reklamlarını hatta zenginliklerinin reklamını yapabilmek için 5-6 yıldızlı oteller de, mükellef israf sofralarını, iftarlarda tertip etmeyi şeref ve haysiyyet meselesi saymaya başladılar.
Cemaat ve Ümmeti dışlarsan eğer, devletçilik ve komuzme terfi etmiş olunmaz mı? Sosyalizme geçiş olmaz mı?
Bugün, ben müslümanım deyipte sözde sosyal adaletçi, uygulamada ise kapitalist, inançta müslüman pek çok patron var bu ülkede.
Ümmetçilik ölçüsün de fert ve kardeşliğin ruhuna hakim olmayı sözde müslüman, uygulama da ise kapitalistlerle dolu süslüman bir memleket olduk.
İstisnalar hariç, ülkemiz deki müslüman emperyalistler ve sözde sosyalistlerin ortak özelliği ise sömürmek, daha da zengin olmak...
Sosyalistleri, müslümanlık çok fazla bağlamaz. Çünkü onların ahiret, islam ve kul hakkı, kanatkarlık ile günah kavramları yoktur. Aynı şekilde batıl emperyalistlerinde öyle...
Kapitalist müslüman tipi, işyerlerinde, sömürdüğü işçi emekçisinin belkide, cami ve mescidlerde arkasında namaz kılıp cemaat oluyordur. O emekçi imam patronuna benim arkamda cemaat oldun ve benimde senin üzerinde kul hakkı denen bir hakkım var demiyor. Hatta, cenazesini yıkarken de aynı şeyleri söylemiyor. Patron ise bu vazife zaten onun görevidir deyip geçiştiriyor. Bana sorarsanız, bu emperyal patronlar, o cemaatlere yakışmıyorlar. Belki de sadece zenginlerin olduğu, imam ve cemaatlerde namaz kılmayı hayalliyordurlar. Çünkü arkasında veya safa kendi işçisi ile namaz kılması ve o işçinin tezahür edem imanı, patrononun moralini bile bozuyordur, ne dersiniz!...
Dinin emri neydi?
İnsanların ihtiyacı olandan fazlasını, yine ihtiyacı olanlarla paylaşmalıydılar hatta yetimlerin başlarını okşamalıydılar. “Veren el, alan elden üstün olduğu” dütüruyla hareket etmeliydiler.
Müslüman kapitalistlerin yanın da bu sadece isim olarak var, bu olmasa sermaye yapamama korkusuna kapılır. Yani adı var sanı yoktur.
Zengin Müslümanlar, istisnalar hariç, infakın, sadakanın adını duymaya bile tahammülleri kalmamıştır günümüzde.
Oysa, Fıtır, sadaka, zekat, kurban, kısacası islamın özü olan infak toplumu olmalıydık. Kardeş ve ümmet olmayı gerektiren bu değerlerimizi kaybetmemeliydik. İslamın cemaat bilincini bunlar inşaa edeler çünkü.
Bugün, zengin müslümanlar, ümmet kardeşlerini isteyenleri yeni toplum olmayı savunanları hiç sevmiyorlar.
Bencil ve pinti olan bir sosyal toplum ve sosyal patron olmayan birey olamak istiyorlar. “Hep bana, Rab bana” demeyi kendilerine yeni bir değer olarak alğılamışlardır. “Altta kalanın canı çıksın” demeseler de uygulamada, alttakilerin canını çıkarıyorlar.
Tam bir kapital komprodor gibi düşünüp, tam bir “kul hakkı” yiyicisi gibi yaşayıp o şeklide de davranıyorlar.
Söyleyin şimdi bana, abdestli, namazlı ve kıblelileri, imanı olmayan batılı ve doğulu kapitalistlerden ne farkı var? Yada onlar la aynı safta yer almıyorlar mı?
 
Bu yazı toplam 193 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum