1. YAZARLAR

  2. Dilek Bülbül

  3. Müslümanların İlk Kıblesi: Mescid-i Aksa
Dilek Bülbül

Dilek Bülbül

Yazarın Tüm Yazıları >

Müslümanların İlk Kıblesi: Mescid-i Aksa

A+A-

Asıl adı Aramice Beth makdeşa, İbranice Beth ha-mikdaş ve Arapça Beytülmakdis olup "mukaddes ev" demektir. İlk kuruluşundan beri taşıdığı bu ad sonradan şehrin tamamını kapsamıştır.  Arapça Aksa "uzak" anlamındadır ve mabedin Mekke'ye uzaklığından dolayı bu ad verilmiştir. Bugün Kâbe'ye çevresiyle birlikte Mescid-i Haram denildiği gibi Mescid-i Aksa’ya da çevresiyle birlikte Harem-i Şerif denilmektedir ve aslında şehir için Müslümanların benimsediği “Kudüs” adı şehri değil; mabedi ifade etmektedir. 
    Mescid-i Aksa'nın yerinin tespiti ve plânlanması Hz. Davud ile başlar. Ancak Allah, mabedin Hz. Süleyman tarafından yapılacağını bildirir. Bunun üzerine Davud, oğlu Süleyman'a durumu anlatıp mabedi inşa etmesini emreder ve mabed yapılır. Hz. Peygamber'in Miraç yolculuğuna çıkmadan önce Müslümanların kıblesi olan Mescid-i Aksa’ya getirildiği İsra sûresinin ilk ayetinde açıkça belirtilmektedir. Bu durum İslâm'da Mescid-i Aksa'ya verilen değeri göstermekte ve Kudüs'ün ele geçirilmesinden yıllar önce Rasûl-i Ekrem'in söylediği, ibadet ve ziyaret maksadıyla gidilmesi gereken üç mescidden birinin Mescid-i Aksa (diğerleri Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi) olduğudur. Bu mescidlerde kılınan namazın kişinin evinde tek başına eda edeceği namazdan elli bin kat daha çok faziletinin bulunduğu yolundaki hadisler bunu pekiştirmektedir. 
    Hicret'in ardından ise buranın kıble olarak kullanılması on altı-on yedi ay kadar sürmüştür. Daha sonra: “Biz yüzünü çokça semaya doğru çevirdiğini görüyoruz. Andolsun ki biz seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndüreceğiz. Şimdi sen yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir” (Bakara Suresi 144) ayeti inmiştir. Ayetin ardından 2 rekât kuzeye, 2 rekât güneye namaz kılınmış ve kıble Kâbe (yani; güney) olmuştur. Zaman içerisinde haçlı zihniyeti ve doğal afetlerle birçok kez yıkıma uğrayan mabed bugüne kadar çeşitli onarımlarla yaşatılmaya çalışılmıştır. 

Bu yazı toplam 687 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar