1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Müteahhitler Mücahid olamaz mı?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Müteahhitler Mücahid olamaz mı?

A+A-

Son günlerin popüler tartışmalarından biri de Mücahid, müteahhit konusu. Önce bu kelimelerin anlamlarını yazalım.

Mücahid:1-“ Cihad eden, din düşmanlarıyla savaşan. 2. Gayret eden, çok çalışan. 3. Tasavvufta nefsine karşı gelerek kendini terbiye eden ve böylece manevi makamlara erişen kimse, derviş.”  Bazı din alimleri ise Cihadın savaştan ayrı olduğunu, cihadın çok daha geniş ve her zaman yapılması gereken bir eylem olduğunu söylemekteler. İbadet yapmak, iyilik yapmak, kötülükten ve günahlardan kaçınmak için uğraş vermenin de Cihad sayıldığını, halbuki savaşın sadece düşmanla cenk meydanlarında yapılan bir eylem olduğunu söylemekteler. 

Müteahhit: Yüklenici, yani bir işi yapmadan önce belli kurallar koyan, bedeli karşılığında belli sürede bitirmeyi taahhüt eden kişi. Türkçede bu iş daha çok bina yapan kişiler için kullanılmakta. Halbuki yol, su, elektrik, baraj, doğalgaz, telefon hattı gibi tüm işleri yapanlarda aynı sıfatla anılır.

Bu tariflerden sonra kim, “Mücahidlik güzeldir lakin müteahhitlik kötüdür” diyebilir? Derse ne kadar tutarlı olur? Müteahhitlik niçin kötü olsun ki? Şu anda ülkemizde kullandığımız duble yolların, otobanların, hızlı Tren hatlarının, evlerde, iş yerlerinde kullandığımız, elektiriğin, doğalgazın, telefonun, binaların… Altında kimin imzası var? Mücahidin mi müteahhidin mi? (aslında işini hakkıyla yapan her mümin gibi (başbakandan bakana, işçiden memura, tüccardan hamala, müdürden hizmetliye kadar)  mütahhit de bir mücahitdir.  

Müslüman zengin mi olmalı fakir mi?

Soruyu şöyle de sorabiliriz: Allah ve peygamber zengin Müslümanı mı seviyor fakir Müslümanı mı? Cennete fakirler mi gidecek, zenginler mi? Bu soruları çoğaltabiliriz. İslam’ın ana kaynağı Kuran-ı Kerime baktığımızda, peygamberimizin hadislerini incelediğimizde görürüz ki “iyi insan kötü insan, cennetlik kul cehennemlik kul…” ayırımı insanların maddi durumuna göre yapılmıyor. Kuranın ve hadislerin övdüğü ve bizlere numune olarak gösterdiği insanlar, peygamberler  arasında fakir de var zengin de. Peygamberlerin çoğunun  fakir olmasına karşılık Davut (as) gibi Süleyman (as) gibi peygamberler zengin peygamberlerdir. Zenginlik kötü bir şey olsaydı Allah bazı peygamberlerini zengin yapar mıydı? 

Yeryüzünde peygamberlerden sonra manevi olarak makamı en yüksek kişi olan Ebun-bekir Sıddik efendimiz de zengin bir insandı. Buna karşılık müminlerin çok sevdiği birçok kişi başta Hz Ali efendimiz olmak üzere fakir insanlardı. Zaten bizim inancımıza göre zenginlik Allah’ın vermesi ile olur. Lakin bu vermek lütfundan mı kahrından mı bu ayırımı da göz ardı etmemeliyiz. Bu nedenle İslam medeniyetinin yerleştiği bir toplumda zenginliği ile övünen insanda, zengin olduğu halde cömert olmayan insanda dışlanmış ve horlanmıştır. 

Üstünlüğün ölçüsü nedir?

Allah, âlemi (evreni) yaratırken belli kanunlar koymuş. Bu kanunlardan biri de insanların bazısının zengin bazısının da fakir olacağı kanunudur. Dünyada zengin fakir ayırımı olmayan, herkesin zengin veya herkesin fakir olduğu bir toplum var mı? “Marks Amca” eşit bir toplum meydana getirmek için yola çıktı. Bu rejimi (komünizmi) kurmak için Çin’de, Rusya’da, Küba’da, Kore’de milyonlarca cana kıyıldı. Sonuç? Sonuç ortada. CCCB dağıldı. Çin sistemden vazgeçti. Kuzey Kore’de yöneticiler köşe, halk sefil oldu.

Sonuç olarak şunu diyebiliriz: İslam’da üstünlüğün ölçüsü ne zenginliktir, ne fakirlik.Ne güçlü olmaktır ne zayıf. Bunun ölçüsü  yakışıklılık veya güzellik de değildir. Takvadır. Takva:  Allah’a yakın olma hali. Kim daha takvalı ise o Allah’a ve cennete daha yakındır. Müttegı, fakir de olabilir zenginde. Fukara-i Sabirin  Ağniyai Şakirin /Sabreden fakir, cömert zengin dinimizin koyduğu ölçülerden biridir.

Not: Zenginleşen ve zenginleştiği için israfa lükse dalan mümin pek makul bir insan değildir. Yalnız günümüzde sadece zenginleşen Müslümanlar değil, öyle veya böyle şöhreti yakalayan “Müslüman alimlerin!” halleri de, bu “sonradan görme zengin Müslümanlardan” pek farklı değil. İslam’ın tasvip etmediği ortamlarda, konuşmaları, kıyafetleri dine pek uymayan insanlarla karşı karşıya saatlerce din tartışmak, insanlara din anlatmak ne kadar tutarlı, dinimize ne kadar uygun?

 

 

Bu yazı toplam 350 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.