1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. MUTLU OLMAK
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

MUTLU OLMAK

A+A-

Her canlı ve insanlar mutlu olmak isterler.
Mutluluk insanın beyninde oluşur.
Olaylara pozitif bakmakla mutluluk başlar.
Yine belirtmek gerekirse mutluluk çalışkan insanların hakkıdır.
Her şeyden endişe duymak, he olayı negatif bakmak, her şeyden şüphelenmek insanın huzurunu kaçırır, canını sıkar.
Bir şeyi iyi seçmekte insanı mutlu eder.
Mutlu olmayı, iyi hissetmeyi kendine güvenmeyi insanoğlu öğrenmelidir.
Ancak insanlar günümüzde  çeşitli nedenlerle ve hayatta karşılaştıkları şeylerden dolayı, ekonomi, işsizlik, aile içi ilişkiler, trafik, hastalık, sağlık nedeniyle mutluluğu zor bulabilmektedir.
Psikoloji biliminin popülerlik kazanmasıyla birlikte; bu ve benzeri söylemler de çok kolay ağızdan ve kalemden çıkıveriyor gibime geliyor. Hal bu olunca madalyonun öteki yüzü de canlanmıyor mu zihninizde? 
En azından benim öyle.
 Misal; mutsuz olan, kaygılı olan, öfkeli olan biri de bu halini ‘’seçmiş’’ mi oluyor? Bilmiyorum. Belki de ‘’seçim’’ kelimesidir kulağımı bu kadar tırmalayan… ‘’seçim-tercih’’ bilinçli yapılan bir sürecin sonlanımı bana kalırsa…
Hadi elimizi vicdanımıza koyalım; kimse olumsuz duygulanımlara- daha doğrusu bu duyguların yarattığı olumsuz sonuçlara- isteyerek, bilerekve niyetli bir şekilde sahip olmuyor. Bir şekilde bir şeylere meyilli oluyoruz. İstemeden de olsa kırıyoruz, döküyoruz ya da kırılıyor ve dökülüyoruz… Sonra da dökülen can kırıklarını toplamaya çalışırken ‘’neden’’ diyoruz. ‘
Peki, seçim mümkün mü?
 Evet. Ne zaman?
 İşte burası handikaplı kısmı. Çünkü bir seçimden bahsediyorsak, bilinçlilik halinden de bahsediyoruzdur. O zaman da her şeyden önce şahsımıza münhasır ‘’ psikolojik meyillerimizi’’ fark etmemiz gerekiyor. Sonrasında da ‘’seçebileceğimiz’’ alternatif yolların olduğunu bilmek… ŞEMA işte tam olarak burada devreye giriyor. Şemalarımız bize öyle bir iç ses oluşturuyor ki ve seneler boyunca öyle deneyimler yaşayarak kuvvetleniyor ki, artık otomatik pilotumuz devrede oluyor. Neyi gerçekten neden dolayı yapıyor olduğumuzu kaçırıyoruz bir noktada. Sadece yapıyoruz. Yapmamızın yanlış olduğunu bilsek de doğruymuş gibi hissediyoruz. Çünkü derinlerde bir yerlerimizde ‘’böyle’’ yapmak bize tanıdık geliyor. Ve şunu unutmayın dostlar; insan beyni tanıdık olanı seçer! Çünkü aşina olan ‘’güvenli’’dir . 
Örneğin “Eksiklik” şeması olan bir yetişkin, kendisine defalarca sevildiği söylense bile kusurlu ve eksik hissetmeye devam edebilir……Şemalar çevredeki olaylar ile harekete geçebilirler. Örneğin kişinin Terk edilme şeması, eşinin iş toplantısı nedeni ile başka bir şehre gitmesi ile tetiklenebilir. Ve tetiklendiği zaman şemalar kişide yüksek seviyede duygulanımlar oluştururlar ve kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak psikolojik sorunlara sürükleyebilirler…..
Gelelim şema alanlarına; bu alanlardaki gelişimsel ihtiyaçlarımız bir şekilde tamamlanmadıysa ya da hatalı tamamlandıysa diyelim; bu alanlarda baskın şemalar geliştirmeye başlıyoruz. Bu alanlar:
Ayrılma ve Reddedilme,Bozulmuş Özerklik ve İş Yapma Becerisi,
 Zayıf Sınırlar
Başkaları Yönelimlilik, Aşırı Duyarlılık ve Baskılama
Seçim mi?
Önümüzdeki günlerde yerel yöneticilerimizi seçeceğiz. Ben buna girmek istemiyorum. Herkes bildiğini seçecek. Hani bir söz vardır:
Cami ne kadar büyük olursa olsun, imam efendi bildiğini okur.

Bu yazı toplam 643 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.