1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Muzır Sokağı
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Muzır Sokağı

A+A-
Önceki akşam bir televizyon kanalında “Huzur Sokağı” dizisini izliyoruz. Ardından da “Huzur Sokağı” mı yoksa “Muzır Sokağı” mı diye de tereddüt ediyoruz...

Dizideki Bilal, imam efendinin boğazının rahatsızlığı sebebiyle sabah ezanı okuyor. Fakat okunan ezan, diziye göre her ne kadar sabah ezanı gibi gösterilmeye çalışılsa da aslında öğle ezanını izleyicilere sabah ezanı diye yutturmaya kalkmışlar. Çünkü -sözüm ona- yüzde bilmem ne kadarı Müslüman olan bu ülkede herkes bilir ki; sabah ezanında diğer ezanlardan farklı olarak “Es-Salâtu hayrun mine’n-nevm”; yani “Namaz uykudan hayırlıdır” nidası vardır.

Diziyi çekenlerden, oynayanlardan veya kurgusunu, dublajını yapanlardan hiç kimsenin buna dikkat etmemiş olması oldukça düşündürücü…
“Huzur Sokağı” romanının yazarı Şule Yüksel’in, kitabının bu derece çarpıtılarak diziye çevrilmesine nasıl müsaade ettiğine hayret etmemek elde değil. Çünkü kendisiyle 1996’da yaptığımız bir görüşmede aynı romanın Yücel Çakmaklı tarafından “Birleşen Yollar” ismiyle sinema filmine aktarılmasından oldukça rahatsız olduğunu, romanının çarpıtıldığını üzülerek ifade etmişti. Filmde Feyza’yı canlandıran Türkan Şoray’ın romandan çok etkilendiğini ve başını örtüp tesettüre riayet etmek istediğini, sinemayı bırakacağını söylediğini; fakat daha sonra film setlerine kendisinin çağrılmadığını, Türkan Şoray’la irtibatının engellendiğini sitayişle bahsetmişti.
Allah(cc)’ın emri olan tesettür ve Müslüman’ca yaşamak mücadelesinin konu edildiği “Huzur Sokağı” romanının her türlü muzırlığın sergilendiği, İslâmî değerlerin çarpıtılarak verildiği bir “Muzır Sokağı” dizisine dönüştürülmesi gerçekten insanı üzüyor. Bu muzır dizinin yanında ilk İslâmî film özelliği de taşıyan “Birleşen Yollar” filmini, çekildiği dönem Türkiye’sini de göz önünde bulunduracak olursak, daha kaliteli ve izlenmeye değer buluyorum.
Ne yazık ki ehil ellere verilmeyen “Huzur Sokağı” romanı, karşımıza “Muzır Sokağı” dizisi olarak çıkmıştır.
Bir dönem kendine özgü modern baş örtme (Şulebaş) ve tesettür sitiliyle Türkiye’nin gündemine oturan, diğer bir ifadeyle "çığır açan" bu mücadelenin öncüsü, hatibe, gazeteci-yazar Şule Yüksel Hanım bu diziyi izliyor mu acaba?
Bugün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve birçok kadının başlarını bağlama şekline "Şulebaş" deniyordu. “Şulebaş" söylemi daha sonra üniversite hocaları tarafından aşağılama anlamında “Sıkmabaş” şekline dönüştürüldü.
Recep Tayyip Erdoğan ile Emine Hanım’ın birlikteliğinin arabulucusu da yine Şule
Yüksel Şenler olmuştur.

Türban takarak modern bir hayat sürdüren, çevresini şaşırtan Şule Yüksel
Şenler, daha sonra da kara çarşafa bürünüp türbanlı arkadaşlarından kopmuş ve onları hayretler içinde bırakarak mütevazı bir hayata başlamıştı...
Bu vesileyle hayatı mücadele, koca baskısı, çile ve ıstırapla geçen Şule Yüksel ablamıza hayırlı ömür ve iki dünya saadeti diliyorum.
Bu yazı toplam 77 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.