1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Namazda Sola Selam Vermeyi Unutmayalım!
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Namazda Sola Selam Vermeyi Unutmayalım!

A+A-

            Namazda çok değişik hareketler yapıyoruz. İki elimizi kaldırıyoruz (tekbir), ellerimiz önümüzde başı eğik ayakta bekliyor (kıyam)  sonra eğiliyoruz.(rüku) Daha sonra iki kere ardı ardına yere kapanmalar (secdeler) ve ardından diz çöküp oturma. Son olarak sağa sola selam verip namazı bitiriyoruz.
       Müminler, bu hareketleri peygamberimiz böyle yaptığı için yaparlar. O, kutsal elçi (SAV) niye böyle yapmış gerçek anlamda bilmemiz mümkün değil. Fakat bazı alimler ve din büyükleri kendi zaviyelerinden bakarak değişik anlamlar yüklemişler bu hareketlere. Mesela Muhyiddin Arabi,  bu hareketleri dünyadaki canlı varlıkların tümünün yaptıkları hareketlerin, bulundukları halin bir özeti olarak yorumlamış. O, derki; “Dünyadaki canlılara baktığımızda şunu görürüz; ‘sürekli ayakta dikili duranlar (ağaçlar), devamlı  beli bükük eğik duranlar (4 ayaklı hayvan cinsleri), sürekli yerde sürünenler ( sürüngenler).’ İşte zübde-i kainat olan insan,  namazda bu canlıların tümünün hareketlerini  özetliyor… “
         Mevlana Hazretleri de namazda yaptıklarımızı “mücrim bir kulun, kıyamette, Rabbinin huzurunda, Mahkeme-i Kübrada,  dünya hesabını vermek üzere durduğu anda ki hareketler" olarak yorumluyor. O diyor ki, “Kul Allahın huzuruna hesap vermek üzere melekler tarafından getirildiğinde mahkeme-i kübranın dehşetinden korkarak önce ellerini kaldırır. Cürümleri, günahları kendisine gösterilince korku ve pişmanlıktan başını öne eğer ve ellerini önüne bağlar. O sırada yaptığı tüm günahlar kendisine hatırlatılır. Günahları hatırlayan ve bu günahlara verilecek cezanın büyüklüğünü gören kul, af ve mağfiret için Rabbinin huzurunda önce rüküya varır, affedilmeyince ardı ardına secdeye kapanır ve 'Sübhanerabbiyel el azim' diyerek af diler. Hakkında verilecek kararı beklerken kendisine yardım edecek kimse var mı diye bir sağa bir sola bakar…”
             Bizlerde bu hareketlere değişik anlamlar yükleyebiliriz. Ben kendi adıma bu hareketlerin tümü için değil ama sağa sola selam vermeye şöyle bir anlam yüklüyorum.
Bizler, her gün az veya çok mutlaka sevaplar ve günahlar işliyoruz. Bunların zerre miktarı unutulmuyor ve melekler tarafından hem sesli, hem görüntülü, hem de yazılı olarak kayda alınıyor. Bizim gibi mücrim kullar, nefsin ve şeytanın da kandırması ile namazda sağa selam verdiğimizde,  yaptığımız ibadetlerin (namaz, oruç, zekat, umre)  ve iyiliklerin (sadaka, sılayı rahim, tebessüm...);  doldurduğu sevap harmanımızı görüyoruz. Buna karşılık solumuza selam vermediğimiz için orada, yaptığımız hataların neticesinde ( ibadetsizlik, söylediğimiz kötü sözler ve yalanlar, yediğimiz kul hakları, yaptığımız gıybet ve dedikodular…) biriken dağ gibi günahları göremiyoruz. Eğer sola selam versek gözümüzde büyüttüğümüz ve “ cennete girmek için bana bu kadarı kafi” dediğimiz sağdaki  sevapların;  solda birikmiş günahlarla kıyas kabul etmeyecek kadar az olduğunu kavrayacak ve buna göre tedbirler alacağız. Nefsimiz ve şeytan bize bu kıyası yaptırmıyor ve sürekli engelliyor. Günlük hayatta hep sağa bakıyor namazda da sadece sağa selam veriyoruz. Bundan dolayı da hep yaptığımız iyilikleri görüyor, devamlı  işlediğimiz sevaplara bakıyoruz. Bu durumda bizi gaflete sürüklüyor.
Ramazanın şu son günlerinde gerçek anlamda arınmak ve kurtuluşa ermek için, sadece sola, günahlarımıza bakıp ümitsizliğe düşmemeye çalıştığımız gibi sadece sağa bakıp gaflete de düşmeyelim. Namazlarımızda hem sağa selam verelim hem sola.  
 
Bu yazı toplam 1444 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum