1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Namık Ayas Ve İhsan Kayseri
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Namık Ayas Ve İhsan Kayseri

A+A-
Gazeteci, öğretmen Namık Ayas’ı geçtiğimiz günlerde tanıyanları ile, ismini bilenleriyle üçler mezarlığında ikindi namazı sonrasında mezarı başında andık.
Bu tür mesleklerde anmalar yapılıyor muydu? Elbette anma programları düzenleniyor, rahmete erişenlere bir dua, bir Fatiha gönderiyorduk.
Ancak bizim Konya’da bir vefa örneği olsa gerek, gazeteci İhsan Kayseri bu işleri adeta büyük bir sevda ile, bir görev anlayışı ile önderlik yaparak yapmaktadır. Kendisine bu çabasından dolayı teşekkür ediyorum.
Merhum öğretmen ve gazeteci Namık Ayas, yaşamı boyunca gerek eğitim camiasına, gerekse gazeteciliğe büyük önem vermiş, özellikle gazeteciliği bir sevda, bir hobi olarak yaşadığı dönemde en iyi şekilde yapma arzusunda olmuş, o günün Konya’sında yayınlanan yerel gazetelerinde muhabir ve yönetici olarak çalışarak halkın aydınlatılması, haber almasını sağlamıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’da ve özellikle Konya’da Ordumuza büyük destek, halkımızın aydınlatılmasında çok büyük özveri ile Konya basını görevini yapmıştır.
Anası tarafından soyunun Hz. Mevlana’ya kadar uzanan Namık Ayas’ı doğru söylemek gerekirse çok iyi tanımam. Sadece ismen bilirim.
Ancak mesleğimizde bizim önümüzde olan, yaşça büyük olan Hanefi Aytekin, Seyit Küçükbezirci ve bazı arkadaşların anlattığına göre merhum Namık Ayas, son derece çalışkan, sevecen ve birlik ve beraberliği, vatanına aşık, bayrağına sevdalı ve mesleğini bir tutku içinde yapan birisiymiş. Bende bu özelliklerinden dolayı Yüce Allah’tan kendisine rahmetler diliyorum.
Elbette geçmişe intikal eden bizim kuşaktan arkadaşlarımızında aynı özellikte olduğunu ve meslek için çalıştıklarını bilirim. Mesela rahmetli Mehmet Gazel, Yine Galip Yenikaynak, Rahmetli Mustafa Ataman, Rahmetli İbrahim Sur, rahmetli Mahmut Sural, rahmetli Ziya Tanrıkulu onları da bu mubarek günlerde rahmetle anıyorum.
Namık Ayas Ağustos ayının 2001 yılında Ağustos ayının ortasında İstanbul’da hayata veda ediyor. Vasiyeti ve Konya sevdası nedeniyle Konya’ya getirilip, Üçler Mezarlığında ebedi istinatgâhına tevdi ediliyor.
1 Ağustos ta ise yaklaşık yarım asır öncesinde birkaç meslektaşı ile birlikte gazetecilik mesleğine sevdası, mesleğine gösterdiği saygısı ve meslek aşkıyla birlikte Konya Gazeteciler Cemiyetini kurup ilk başkanlığını yapıyor.
O günden bu güne Konya gazeteciler Cemiyetinde bir çok isim iyisiyle, kötüsüyle görev yaparak bu cemiyeti büyütmeye çalışmışlardır. Zaman zaman bölünmeler ve setreye uğrayan süreçte yine insanlar bir araya gelip birlik beraberliği sağlamışlardır.İnanıyorum ki, gelecekte de birlikteliğimiz ve gücümüz birleşecek, kırgınlıklar, hırslar, bencillikler sona erecektir. Çünkü Konya insanına , Konyalı arkadaşlarımıza bu yakışır.
Bugün gelinen noktada Konya Gazetecileri bölük, pörçük hale getirilmiş, “Benlik kavgası” meslektaşlarımızı bölüp kendi egolarını tatmin etmek istemişlerdir. Bundan şahsen son derece mutsuz olduğunu belirtmek isterim. Konya’da meslektaşlarımızı kim kendi çıkarları ve egoları için bölmüşse ve birliğimizi, dirliğimizi bozup parçalamışsa vebal onlarındır. Şunu bilmelidirler ki, kimse kimseden meslek olarak büyük değildir.
Sözünden cayan, toplumu bölen, kendisini maşa yapanlar bir gün bunun hesabını bu dünya da olmasa bile, ahrette vereceklerdir.
Ben bütün arkadaşlarımı, meslektaşlarımı sevgi ve saygı ile kucaklıyorum. Diliyorum ki, birliğimiz, dirliğimiz ve gücümüz yok olmasın.
Yazımızı Hz. Mevlana’nın bir sözü ile bitirelim.
Hz. Mevlana diyor ki:
“Dün dünde kaldı cancağızım,
Bugün yeni şeyler söylemek lazım.”
 
Bu yazı toplam 108 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.