1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. NAMUS BELASINA GARDAŞ !
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

NAMUS BELASINA GARDAŞ !

A+A-

Sakın  Cem Karaca’nın şarkısını yazacağımı sanmayın.

Merhum Karaca’nın şarkısı aklıma geldi.

Aşağıda size aktaracağım alıntıyı.

Bizim yasalarımız hep dışarıdan,

İtalya’dan alıp, orasını burasını kesip, uydurmuşuz.

İsviçre’den almışız,  bir kuşa çevirmişiz.

Geçtiğimiz yıl Portekiz’de işittim.  Boşanma nerede ise hiç yok denecek kadar az.

Katoliklerde boşanma  yok gibi zaten.

Doğru mu bilmem…

Cumhuriyet yasaları içinde bir Medeni Kanunu’muz var ki, işin içinden çıkana aşk olsun.

Ceza kanunlarımız farklı mı sanki ?

Neresinden tutsanız elinizde kalıyor.

Başınıza bir iş gelsin de görünüz.

Hepsi uydurma- kaydırma işi.

Kızan olacaktır elbette ama, burası hür fikir dünyası. Tabi ki ifade edebilene…

Şu Mecelle Kanunu olsa,

Şu şeriat olsa,

Acaba yaşadığımız dünyada gördüğümüz, duyduğumuz hainlikler, zina, fuhuş, hırsızlık, katillik ve benzeri suçların kaçta kaçı yaşanır ki…

Feministler bana kızacaklar.

Belki de topa tutacaklar ama,  Bayanlara verilen yetkinin, bayanlara gösterilen ilginin bu kadarı da fazla.

Elbette kaba kuvvete karşıyım.

Elbette cinayetler yaşanmasın.

Elbette kadına değer verilsin.

Zaten bizim inancımıza göre kadınlar bize verilen emanettir. Hatta öyle ki,  geçmişte bizde “Kadın-bayan” yoktu.

Ya ne vardı ?

Hatun vardı.
“Avrat”  vardı.

Bugün söyleseniz sizi yobaz, kazık, medeniyetsiz sayarlar.

Halbuki, anlamını bilmezler.

“Avrat” saklanacak en değerli varlık anlamındadır.

Sadist, deli ve kendini bilmez kimseler kadına eziyet eder, döver, belki de öldürür.

Peki kadının buraya gelinen noktada hiç mi suçu yok ?

Rahmetli anam derdi ki :
“ Erkeğe sopayı kadın verir.”

Varın siz ne demek istediğini düşünün.

Kadın hakkı,

Kadın hakkı.

Peki erkekler içinde hiç mi azap çeken, zulüm gören yok.

Erkeğin hakkı ne olacak ?
Erkekler kadınlardan daha çok çekiyor ama, hani Cem Karaca’nın dediği gibi, namus belasına gardaş…

Ya da erkeklik belasına arkadaş…

Geçtiğimiz akşam, camide imam efendi  kadının kocasına, kocanın kadına olan görevlerini anlatıyordu. Dinimizin emri ile kadın erkeğinin meşru olan her türü isteğini yerine getirmekle, onun malını ve namusunu korumakla görevlidir.” dedi.

Devam etti.
Eğer koca eşine dışarı çıkmayacaksın derse, kadın çıkmayacaktır dedi.

Asrı saadetten birde örnek sundu.

Belki bir çoğunuzun bildiği  kadının kocası savaşa gitmiş, giderken eşine dışarı çıkmayacaksın dediği için kadın babasının hastalanmasına, hatta ölümüne bile gidememiş.Kadının bu davranışı babasının cennetlik olmasına vesile olduğunu Peygamber efendimiz söylemiş.

Hoca efendi neredesin diye namaz sonrasında sorduğumda:
“Benim görevim tebliğ” dir. Dedi.

İşte dün,

İşte bugünkü gelinen nokta.

Bir arkadaşım Tahir Bozkır anlatmış, bir metin. Bende sizlerle paylaşıyorum.

Konya adliyesinde geçen bir olay. Okuyunuz ibret alacağınızı sanıyorum.

“Namus benimdir Hakim Bey .

Adaletiniz Batsın....”
Kendisini pazarlamaya çalışan kocasını öldüren Çilem Doğan'ın tarihi savunması:
Şu adliye koridorlarında yüzüm mor şekilde çok dolaştım koruma kararları için. Başka bir seçeneğim kalmamıştı,
Bir de ne yalan söyleyeyim, hayatta kalmış olmanın saklayamadığım bir sevinci var içimde. O ölmese ben ölecektim.
O size, beni pazarlamaya karar verdiğini söylemeyecekti, başka adamların koynuna beni sokma planlarını anlatmayacaktı, benim patlıcan fazla pişti diye, perdeler azıcık kirlendi diye, masada kırıntı kaldı diye yediğim dayakları söylemeyecekti. Kaç kere hastanelik olduğumdan bahsetmeyecekti.
Çay bahçesinde çekilmiş bir fotoğrafım var. Biraz yan gülmüşüm. Belki de o fotoğrafı gösterip namussuz karılar gibi çıkmış filan diyecekti.
Karısını başka adamlara satan o değilmiş gibi “namusumu temizledim” diyecekti.
Siz onu 3-5 yılla yargılayıp, namusu kirlendi diye mazur görüp, yandan gülüşümü tahrik sayıp bir de üzülecektiniz adama.
Oysa namus benimdir Hakim Bey, bir kağıda imza attık diye kimselere bırakmam.

+++     +++ 

Allah akıl, izan, iffet, namus, edep versin.

Bu yazı toplam 274 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.