1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Nasıl Başlasam Bilmem Ki
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Nasıl Başlasam Bilmem Ki

A+A-
Evet, içim kan ağlıyor.
Bunu laf olsun diye yazmıyorum. Cidden içim kan ağlıyor !..
Önce Türk Milletinin başı sağ olsun.
Rakamlar çelişse de, açıklamalar farklı olsa da 300 civarında insanımız ekmek kazanmak, çoluğuna, çocuğuna rızk temin etmek, ihtiyaçlarını karşılamak için girdiği “ölüm çukurunda” belki de bir çoğu hayatının baharında yaşamlarını yitirdiler.
Yüzlerce çocuk öksüz, yüzlerce hanım kocasız, yüzlerce yuva yıkıldı.
Ellerim klavyeye giderken titremekte, için burkulmakta, gözlerimden istem dışı yaşlar akmaktadır.
Şimdi ne yapalım, Allah’tan geldi diyecekler çıkacaktır. Buna bir diyeceğimiz olamaz. Kaza ve kadere inanıyorum.Ancak tedbir nerede ?
Eleştirilmeyi kimse istemiyor.Ancak hayatın gerçekleri, yanlışları ve doğrularını da eleştiri ile bulmuyormuyuz ?
Hoca Nasreddin’in söylediği gibi:
Eşeği sıkı bağlayıp, Allah’a öyle tevekkül etmelidir.
Eşek sıkı bağlanmış mı dır ?
Buna cevap verecek birisi çıkar mı?
Bundan bir süre önce burası ve benzeri yerler için TBMM’de bir muhalefet partili vekil tarafından önerge veriliyor.Önerge iktidar vekillerinin oyları ile ret ediliyor.
Şunu anlamıyorum. Bizde hep böyle olmuştur. Milletin, vatanın, insanlığın için verilen önerge kim tarafından verilirse verilsin kabul edilmelidir. Bizde tam tersi.” Senin dediğin değil, bizim dediğimiz olur “mantığı…
“El elden, akıl akıldan üstündür” diye düşünemiyoruz. İktidar- muhalefet mantığı…
Yazık, yazık…
Hemde çok yazık. Başka ifade edemiyorum.
Nerede bizim sendikalar ?
Nerede bizim işçi dostları ?
Yine iç çekişme, yine hamasi nutuklar !
Bazılarını geçmişte dinledik. Bugünde dinleyeceğiz. Bazılarının söylemleriyle insanın kanı donuyor.
Şimdi facianın yaşanmasından itibaren yapılan resmi ve gayri resmi rakamlara bakıyorum. Ocakta bulunan işçi sayısı belli değil. Kimisi 200-300 diyor. Kimisi 500-700 den bahsediyor.
Burası neresi Allah aşkına?
Burada kayıt, kürek yok mu?
Bu ülke bazılarının zaman zaman söylediği gibi “Muz cumhuriyeti” mi ?
Şu taşeron işçilerimizin durumu ne olacak?
Ulusal yas ilan edilmek için Başbakan bekleniyor. Şu işe bakın. Türkiye’de zaman zaman diktatörlük, zaman zaman tek adam yönetimi var deniyor da kıyametler kopuyor.
İnsan hayatından bahsediyoruz. Çalışan belli değil. Ölen belli değil.
Son 10 yılın iş kazalarına bakıyorum. Yılda ortalama bin işçi hayatını kaybetmiş. Geçen yıl 1200 kişi kaza kurbanı…
Hani iş güvenliği?
Hani sendikalar?
Hani tedbir?
Başka ülkelerde de iş kazaları oluyor elbette. Mesela yakın geçmişte Letonya’da bir marketin çatısı çöktü. Yaklaşık 50 insan hayatını kaybetti. Buranın başbakanı olay üzerine “Sorumluluğu taşıyamıyorum” diyerek istifa etti.
Yine Kore’de bir feribot faciası yaşandı 180 civarında insan vefat etti. Başbakan “Benim sorumluluğum” deyip, görevi bıraktı.
Bizde ise Ulusal yas için Başbakan bekleniyor. Çok şükür bu satırları yazarken AA’dan gelen bir habere göre ülke genelinde 3 günlük yas ilan edilmiş.
Şimdi bazı şakşakcılar diyebilir. Ne yapsın Başbakan?
İşin istifa edilmesi, yada edilmemesi tarafında değilim. Bunu kimsede iç politika malzemesi yapmasını istemem ama, İşte Letonya, işte Kore örneği…
Ne diyelim Allah böyle bir faciayı bize yeniden yaşatmasın. Ölenlere rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum.
Hükümet ve yetkililerden de işçi sağlığını masaya yatırtıp, etkin tedbirler almasını, faciadan sonra unutulmamasını istiyorum. İhmali olanlar varsa kim olursa olsun, gerekli faturayı ödemesini isterken, taşeron işçilerine de bir tutunacak dal verilmesini istiyorum.
 
Bu yazı toplam 76 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.