1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Nasıl Bir Yazı Yazacağız?
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Nasıl Bir Yazı Yazacağız?

A+A-
Gündemin içinden ya da dışından istediğiniz bir yazı yazıp beğeninize sunmak için bir süre karar vermekte zorlandım. 15 Temmuz hain darbe girişimi ve sonrasında yaşan terör olayları, Suriye operasyonu ve üzüntümüzü artıran şehit haberleri…
Hepsiyle alakalı birçok konu ve yazı bulmak pek de mümkün iken ve dahi hazır yazılarımız da varken nedense yaşadığım kararsızlık üzerine yazmaya karar verdim. Çünkü herhangi bir konuyu ötelemiş olmanın vereceği üzüntüyü es geçemezdim.
Sizlerin beğenisi önemli elbette ama başkaca öncelikleri de olmalı bir yazarın… Ülkemize dair kaygıları, üzüntüleri ve ümitleri olmalı, yaşananlara bir pencere de kendisi açabilmelidir ki çıkarıp da başını her tarafı bir güzel görüp tanıyıp anlayabileceği bir bakış açısı geliştirebilsin.
15 Temmuz darbe girişimini es geçmek istemedim ama mesleki sınırların dışına çıkma endişesi ile yazamadım. Fakat iki satır kelam etmesem de içime sinmeyecek. Malumunuz hain darbe girişimine milletimiz birlik beraberlik içerisinde güzel bir cevap verdi. Arkasından gelen tutuklama ve kamudan ihraçlar da darbe girişiminin getirmiş olduğu sonuçlardır. Bu sonuçlarla yüzleşenler, kendi seçimlerinin sonuçlarını yaşamaktadırlar. Bu nedenle kimseye karşı kin ve nefret taşımak yerine hatalarıyla yüzleşip adaletin yerini bulmasına yardımcı olmalıdırlar.
Kişisel olarak kimsenin üzülmesinden ve mağdur olmasından keyif almıyoruz fakat devletimizin ve yöneticilerimizin bunca uyarısı ve tavsiyesine rağmen örgütlü bir yapıya destek vermiş olmakla da 15 Temmuz darbe girişimine destek olunmuş demektir. Bu durumda ilgililer, anayasal düzene karşı suç işlenmiş olunduğundan yasaların öngördüğü cezalara muhatap olmayı önceden kabul etmiş olmaktadırlar.
Suriye operasyonu da geç kalmış bir operasyondur. Anlaşılan biz geri durdukça terör örgütleri ile ısrarlı bir şekilde üstümüze gelmektedirler. O zaman tehlikeyi kendi sınırlarımız dışındaki topraklarda karşılamak anlaşılır ve doğru bir seçimdir. Yıllarca ulusal güvenliğimizin Musul, Kerkük ve Halep’ten başladığını birçok kez duymuşuzdur ve buralardan başladığında terör örgülerinin aldıkları kısıtlı nefes takatlerine yetmeyecektir ve nihayetinde tükenip gideceklerdir.
Bölgemizde yaşanan gelişmelerin akıbeti geldi Türkiye’nin kaderi ile birleşti. Bugün emperyalizme karşı tek başına direnen bir Türkiye var ve en büyük gücümüz de her türlü fitneye rağmen sarsılmayan birlik beraberliğimiz ve mazlumların duası ile Rabbimizin inayetidir. Bütün bu mücadele bizimle Coni’lerin, Hans’ların ve Helga’ların mücadelesidir. Önümüzdeki dönemde tekrar deneyecekler, provokasyonlarla, suikastlarla, ekonomik krizlerle, yapay depremlerle veya terörü tırmandırıp Türk-Kürt, Alevi-Sünni çatışması çıkartmaya çalışarak geleceklerdir.
Peki, biz ne yapacağız? Her şeyden önce terör ve fitne, normalliğin dışına çıkıp asayişin bozulmasını ve kargaşa ortamın egemen olmasını ister. Buna izin vermeyeceğiz, veremeyiz de ve gerektiğinde her türlü tepkimizi de demokratik sınırlar içerisinde vermeliyiz. Bu nedenle hiçbir fitneye alet olmadan normal yaşantımıza devam etmeliyiz. Milletçe göstereceğimiz birlik beraberliğimiz ise Batı’da, yeni Türkiye’nin ayak sesleri olarak duyulmaktadır. Selam ve dua ile.
 
Bu yazı toplam 140 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.