1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Nato Şüpheli, Avrupa Birliği Tutarsız…
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Nato Şüpheli, Avrupa Birliği Tutarsız…

A+A-
Bundan sonra ne yapacağız? Vatandaş olarak nasıl bir strateji izleyeceğiz? Her şeyden önce bu ülkede 80 milyona yakın bir nüfusa sahibiz. Çok çeşitli görüşlerde düşünceye sahip kesimler illa ki olacaktır. Ama paralel yapılanma, PKK, DAEŞ gibi ülke bütünlüğümüzü risk altına alan oluşumlar karşısında tek vücut olmak ve bütün dünyaya bunu haykırmak zorundayız. İç ve dış hainlerin cirit attığı günümüz Türkiye’sinin en büyük ihtiyacı şu anda milli birlik ve bütünlüğümüzü tüm dünyaya haykırmaktır. Bunun yanı sıra da ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kast etmiş ve 250 canımıza kıymış, binin üzerinde ki masum vatandaşımızı da yaralamış paralel terör örgütü mensuplarına karşı da ne kadar acımasız olduğumuzu ve gözümüzü kırpmadan canlarına okuyabileceğimizi dünyanın paslı vicdanlarına sınır gözetmeksizin kazımak zorundayız.

Bizim vatan için asla taviz vermeyeceğimizi cümle âlem anlamalı ve ayağını denk almalıdır.
Özellikle uzun yıllardır dost çehresi gösterip türlü entrikalarla ve taktiklerle bize karşı kalleşlik yapmış, başta Amerika olmak üzere batılı ülkelerin dikkati çekilmeli ve devletimizi, milli birlik ve bütünlüğümüze dönük her türlü kalleşlik karşısında artık bizimde çok samimi olmayacağımızı ve bizim değerlerimize en ufak bir sataşma ve rencide hissedildiği an o ülkenin bizim için dost değil düşman niteliği kazandığı açık ve net beyan edilmelidir.
Reisin şu açıklaması da iç hainlerin ayaklarını denk alması için oldukça önemlidir. "Ortaya çıkan bunca ihanet belgesine rağmen hala bu yapının içinde kalmakta ısrar edenler, bak buradan sesleniyorum. Ekranları başında bizi izleyenler hiç kusura bakmasınlar. Başlarına gelecekleri kabul ediyor demektir. Terör örgütünün içinde barınana terörist denir. Dedik ki legal görünüm altında, illegal yapılanma içerisinde olanlar ki şimdi onu daha da değiştireceğiz. O da şu; illegal terör yapılanması veya illegal terör örgütü diyecek ve bu şekilde de üzerlerine gideceğiz."
Kısacası bu vatanın ekmeğini yiyip suyunu içip sonrada her türlü ihanetin içerisinde yer alanlar başlarına gelecek her türlü gelişmelerden bizzat kendileri sorumlu olacaklardır. Bundan sonrada pes etmeyecekleri ve ihanetlerine başka bir boyutta devam edecekleri gibi bol haberler dinliyor ve okuyoruz. Kendilerine menfezde sıçan gibi saklanan vatan hainlerini hatırlatıyorum.
Şu bilinmelidir; bu millet bu vatanı size bırakmayacak. Son leşiniz toprağa düşene kadar mücadele azmi ve kararlılığı ile yoluna devam edecek.
Zannımca işi başka boyutta sürdürmeye dönük çabalar içinde olduğunuzu basın yayın organlarından okuyor ve dinliyoruz. Paşa gönlünüz bilir. O zaman bu millet bilirsiniz temizliğe oldukça önem verir. Bol bol pislik temizleyecek ve layık olduğu yere yani çöpe atacaktır.
Reis bir başka açıklamasında da şu önemli konuya temas ederek bir nevi dış düşmanlara karşı da yeni taktik arayışları ve uygulamaları içerisinde yoluna devam edeceği gerçeğini ortaya atmaktadır.
"Biz, 'PYD, YPG terör örgütüdür' diyoruz, çok enteresan ABD'de savunma bakanı ayrı şey söylüyor, öbür tarafta sözcü ayrı şey söylüyor. Diyor ki "YPG'yi, PYD'yi terör örgütü olarak kabul etmiyoruz'. Bu nasıl bir şeydir? Kendileriyle konuştuğumuzda bize artık farklı konuşuyorlar, ama bakıyorsunuz ki sırtımızı dönüyoruz, bunlar farklı şeyler söylüyorlar. Öyleyse bu millet, kendi göbeğini kendisi kesecektir. Başka bunun çaresi yok. Hani şair diyor ya 'Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir öğretmişiz'. İşte bunu yapacağız."
Evet, bundan böyle tüm dünya Türk milletini tanıyacak. Yaptıkları kalleşlikler karşılıksız kalmayacak. Almanya’nın şişko şansölyesi olaylar öncesi bir müddet sıkça Türkiye’ye gelip gelip gitti. Bunun ardında ne yatıyor bilmiyorum. Ama o zamanlar şahsen bu kadının bir anda başlayan Türkiye duyarlılığı ve sevgisinin kuşku uyandırdığını hem yazılarım da hem de arkadaşlar arasında defalarca deklare etmiştim.
Bunun yanı sıra Avusturya havalimanında vatandaşlarına dönük ilan ettiği Türkiye’ye seyahatleri engelleme çabasını hatırlıyorsunuz. Elektronik panoda "Türkiye tatili ile sadece Erdoğan'ı destekliyorsunuz" yazısı yayınlanmıştı.
Fransa’nın başından eksik olmayan belalara rağmen ülkemiz hakkında ki tutumu ve çirkin açıklamaları halen tazeliğini koruyor.
Kırgızistan’ın ukala cumhurbaşkanı Atambayev, "Biz, egemen bir ülkeyiz ve bize neyin gerekli olup olmadığına, kendimiz karar vermeliyiz. Ülkeler birbirlerine hiç bir şart olmaksızın yardım etmeli, bizim her söylenene evet diyeceğimizi zannetmemelidir. Yoksa öyle bir yardım bize lazım değildir. O yardımı geri alabilirsiniz. Biz, ülkelere, yaptıkları yardımlardan ötürü minnettarız, fakat hiç kimse bize, şart dayatmamalı" şeklinde dangalakça açıklama da bulunmuş.
Anlayacağınız dost düşman birbirine karıştı. Ben şahsen Kırgızistan’a yapılan yardımların kuruşuna kadar geri alınması taraftarıyım. Bundan sonrada ne idüğü belirsiz devletlere yardım olarak para musluğunu açmamalıyız. Dosttan düşmandan anlamayanlara verilecek en güzel cevap budur. Bu ülkeye iki defa gittim. Yiyecek ekmeğe muhtaç bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak o lafların kendisine yutturulması taraftarıyım.
Yeni yol haritası olarak Rusya, İran ve Çin’le birlikteliği bir denemeye ne dersiniz?
Evet, zaman ayıklanma zamanıdır.


 
Bu yazı toplam 128 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.