1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. NE ARA KAYBETTİK, DOST YAPIMIZI ?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

NE ARA KAYBETTİK, DOST YAPIMIZI ?

A+A-

Geçmişle günümüz arasında özlem var mı? Yaşlılar, orta yaşlılar, gençler nasıl bakıyorlar bu duruma? 
Öncelikle bu noktada bir gerçeği ortaya çıkarmamız lazım. Gençlerin bu konuya yeterince vakıf olabildiklerini düşünmüyorum. Çünkü teknolojik gelişmeler 2000’li yıllarda patladı. O yıl doğan bir kardeşimiz şu anda 18 yaşına geldi. Ama doğduğu günde teknolojik etkenler yeni ortaya çıkmış ve Anadolu yapımızdan uzaklaşarak bugünkü bambaşka bir kişiliğe çıkan kapılar yeni aralanmıştı. İşte o aralanan kapı şu anda gittikçe açıldı. Sevgi ve duygunun öne çıktığı, huzura dayalı manevi yapılanmamızın köküne dökülen kibrit suyu bugüne gelene dek tüm duygusal alanda ki bakış açımızı değiştirdi. 
Günümüz penceresinden baktığımız zaman kaybettiklerimizle kazandıklarımız arasında gerçeği yansıtan bir denge durumuna bakmamız lazım. 
Gelin bir değerlendirme yapalım: 
Bir başka güzeldi güneşin doğuşu o yıllar...
Bir başka şakırdı kuşlar o zamanlar...
Bir başka selamlaşırdı, yaşlılarımız, gençlerimiz...
Herşeyde samimiyet vardı. Dostluk görüntü olsun diye içten gelen bir samimiyetle ortaya konulurdu. Kimse kimsenin sırtından prim yapma derdinde değildi. 
Şu içinde yaşadığımız zamana bakın. Her ne kadar birçok teknolojik yenilik gelmiş olsa da aslında aldıkları verdiklerinden çok daha fazlaydı. 
Bu dengeyi sağlayamadığımız için kendimizi bir anda teknolojiye odaklı algılayınca şu anki bambaşka bir yapı ortaya çıktı. Manevi değerleri korumakta hiçbirimiz özenli davranmadı.
Yazık ettik o güzelim huzurlu günlerimize...
Değdi mi bunca yenilikle tanışmamızın getirdiği kopmaya?
Niçin televizyonda izlediğimiz aile faciaları, trafik kazaları, insanlara yapılan zulümler karşısında ilgisiz ve tenezzülsüz davranıyoruz?
En baştan başlayalım mı?
Siyasetçilerimizin duruşu tutarsız...
Tüccarımızın gözü doyumsuz...
Hocalarımız işinde özensiz...
Okullarımızda eğitim yetersiz...
Gençlerimiz güncel hayatta acımasız...
Sokaklarımızda insanlar güvensiz...
Piyasada ki ürün fiyatlarının hali belirsiz...
Fakir fukara geçimde çaresiz...
Canlarımız artık kıymetsiz...
Mallarımız çok çeşitli ama değersiz...
Empati yapımız ölmüş, samimiyetsiz...
Namazlarımızda gencimiz yaşlımız huşusuz...
Ölümlerimiz sıradanlaşmış apansız...
İşte bu hengame içerisinde hala dünyaya sınırsız bağlılık içinde ölümüne sarılan insanların gerçek ölüm düşüncesine dönük ciddi bir düşünce yapısı oluşmuş olsaydı bugünkü içler acısı durum ortaya çıkmayacaktı. 
Kusura bakmayalım dostlarım...
Koptuk insanlığımızdan, koptuk, samimiyetimizden, koptuk tevekkülümüzden, koptuk ihlasımızdan, koptuk ailelerimizden, sülalelerimizden, daha nicelerinden...
Küçücük çocuklar masumiyetini daha o yaşlarda kaybetmeye başlamış.
Yaşlılar çocuk gibi, çok küçücük yaştakilerle itişmeye başlamış, yarışmaya başlamış.
Her şeyde, her alanda, her davranışta çok şey kaybetmişiz.
Daha da kötüsü bunu içselleştirmişiz.
Dert edinmez hale gelmişiz.
Bir sıcak selama, bir samimi gülümsemeye, bir hoş söze, bir dost kelamına, tatlı bir sohbet ortamına acıkmışız.
Ne zaman keybettik bunca güzelliği...
Ne ara kaybettik bizi biz yapan kaynaştıran, buluşturan yapımızı...
Çok yazık oldu çok...

Bu yazı toplam 702 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.