1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. NE ZAMAN ÇEKİ DÜZENE GİRECEĞİZ?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

NE ZAMAN ÇEKİ DÜZENE GİRECEĞİZ?

A+A-

Evet, kurban telaşı da sona erdi. Şimdi sırada okulların açılması ve kış telaşı başlayacak. Hayatımız sanki bir teselsül şeklinde idamesini sürdürüyor. Dünyanın telaşı koşturmacası bitmiyor ve kıyamete kadar da bitmeyecek. Önemli olan bu kısacık ömrü boş işlerle değil, daha olumlu, hakka ve hayra hizmet eden çabalarla renklendirmektir. Mevcut yaşamımızı manevi anlamda daha da güçlendirmek, hakkın rızasına uygun bir yaşamla hayatımızı sürdürmek gibi dünya yaşantısını anlamlı kılacak bir takım çabalar içinde olmamız gerekiyor. Çünkü hayatın sürprizlerle dolu olduğunu hepimiz biliyoruz. Kimisi daha zengin olmak için kimisi ünlü bir şöhret olmak için koşturuyor. Koşturmacalarımızın ne yönde seyrettiğini de kendimizin kontrol etmesi ve yaşama getirilişimizin gayesine uygun yani hakkın istediği hayat tarzına uygun bir yaşam sürmemiz gerekiyor. Hayat bir şekilde uçup gidecek. Yaşanan onca şey birer anıdan öte geçmeyecek geriye ise bakmaya kıyamadığınız o bedeninizden kupkuru bir iskelet kalacak.

İnsanoğlu olarak yaptığımız en büyük yanlışlardan birisi de anı yaşayamamaktır. Vaktimizi ya geleceğimizi planlayarak, şu şöyle olursa bu böyle olursa ne yaparım? diye düşünerek, ya da geçmişe takılı kalıp, yaptığımız ve yapmadığımız şeyler için keşke diyerek geçiriyoruz. Oysa zaman gerçekten akıp gidiyor, tek gerçek ‘şu an’! Geçmişi sırtımıza yük edip, yaşayabileceğimizin hiçbir garantisi olmayan yarını hesaplayarak en gerçek, en değerli anlarımızı heder ediyoruz. Bulunduğumuz an ve içinde yaşadığımız gün, hayatımızın en gerçek anıdır. Çünkü o an içindesinizdir. Onu şekillendirmek sizin elinizdedir. Ona anlam katmaya muktedirsinizdir. İşte bu gerçeğe bakarak kendimizi her zaman doğruya ve hakka uyarlayarak Müslümanca bir hayat sürmek ve yarın huzura çıktığımızda imtihandan yüzümüzün akıyla çıkabileceğimiz bir pozisyona kendimizi hazırlamamız gerekiyor. Bugün özellikle gençlerimizin bu gerçekten uzak ve günübirlik bir hayata tutunması ve tüm mesai ve çabasını bu yönde sürdürmesi çok ciddi bir yanlıştır. Bunu engellemenin en geçerli yolu da gençliğimizi İslami bir çizgiye çekerek hayatını bu noktada sürdürmesi için çaba sarf etmektir. Bunu yapmadığımız için bugünkü gençliğimizin ciddi bir bunalım yaşadığı ve hayatına Marksist bir anlam yüklediğini tamamen madde odaklı hareket ederek hem dünyasını hem ahiretini riske sokacak bir kapitalist sistemin çarkları arasına sürüklendiğini görüyoruz.

Şunu unutmayalım. Bu dünyada tüm insanların kendince bir hayat tarzı vardır. O hayata renk katmak ve yeni bir şekle sokmak kendi elimizdedir. İster insanca ve Müslümanca yaşayarak anlamlı kılabiliriz isterse de oyun oynaş peşinde koşarak onu ifsat ederiz. Hepimiz insanız ve hepimiz hata yapabiliriz önemli olan nerede ne hata yaptığımızı fark etmek ve bunu kabullenmektir. O hatayı inkâr ettikçe, ama şöyle oldu böyle oldular ile ona bahaneler aradıkça daha da huzursuz oluruz. Çünkü ne yaparsak yapalım, bilinçaltımız hakikatten soyutlanmayacaktır. Gerçek çok kötü de olsa kabullenmek, vicdanın rahatlamasını sağlar. Hatalarımız sadece bizi değil başkalarını da etkiliyorsa, kendimiz dışında da birilerine zarar verip incittiysek bu durumu kabullenmemek o hatadan daha büyük bir hatayı beraberinde getirir. Yaşamlarımızda kibir ve gurura yer yoktur. Müslümanın olması gereken yaşam tarzı tevazu ile renklenmek zorundadır. Bu tevazuu kaybeden ve dünyaya meyleden İslam âleminin bugün içinde bulunduğu keşmekeşi rabbim vermektedir. Ne zamanki dürüstlüğü kendimize yol edinerek güzel bir insan olmaya yol alırsak o zaman hem kendimizi hem de diğerlerini sırat-ı müstekıyme çekebiliriz.

Şu meşhur cümleyi duymayanınız kalmamıştır. Ama aslında bu hayatın en önemli bir gerçeğidir. “Bu dünyaya bir kere daha gelmeyeceksin.” Tekrarı yaşanmayacak ve sonu bitiş olan bu yaşamlarımızda hatada ısrarın temelinde ki en geçerli etken ego ve ahmaklıktır. Değerli okur kardeşim, Bu yüzden yaşamının ve kendinin kıymetini anlamalısın. Bu geçici meskenimizde insanoğlu neye üzüleceğini neye sevineceğini bile kendi seçer, mesela biri için üzülüyorsan onun için gerçekten değer mi, diye düşünmekten geri adım atma. Hayatını anlamlı kılacak olan yine sensin ve zaman akıp giderken karşına gelen uyarı ve tavsiyeleri dikkate al. Yaşantını hem dünyada hem de ahirette mamur edecek bir dizayna sok. Gelip geçici bir takım boş heveslere kapılıp ebedi hayatını tamamen çıkmaza sokacak hatalardan olabildiğince uzaklaşmalı ve kendimiz olmalıyız. Etrafımızda ki insanların vurdumduymaz telkin ve tavsiyelerine asla kapılmamalıyız. Onların da hakkı bulmasına bir nebzede olsun katkı sağlamaya çalışmalıyız. Hidayeti verecek olan rabbimizdir. Görevini yap gerisini yaradana bırak.

Seri yaşamın, aceleci ve doyumsuz tavırların hâkim olduğu, kısa süreli hazların tercih edildiği günümüzde artık tepkilerimizde anlık olabiliyor, acılar karşısında daha zayıf düşebiliyoruz. Anlık hazza karşı yersiz ve gereksiz çıkışlarla dünyaya olan meylimizden geri adım atamıyoruz. Hayatın her anını bu dünya kazanımlarına odakladığımız için ahiret gerçeğiyle alakalı azığımız boş kalıyor ve takviye edemiyoruz. 

Bu yazı toplam 556 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.