Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Ne Zaman Kaybettik?...

A+A-
Kıymetli okurlarım, yaklaşık iki hafta kadar önce Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı’ndan bir davet aldım. “Medeniyet Okulu Projesi” kapsamında “Gençlik Söyleşileri” programı çerçevesinde bu cumartesi (29.11.2014 saat 13.00 Camlıköşk) çok kıymetli gençlerimizle hasbihâl etmemi teklif ettiler ve elbetteki seve seve kabul ettim. Konuşma konusunu da belirlerken “bizi biz yapan değerlerimizi ne zaman kaybettik?” sualinin cevabını arayalım diye tespit ettik. Bu vesile ile yıllar önce yazmış olduğum aynı isimli şiirimi sizlerle paylaşırken, hepinizi ve bilhassa gençlerimizi bu paylaşıma davet etmek isterim. Gerek bu dünyada gerekse ahrette kaybetmeyenlerden olabilmemiz temenni ve dualarıyla…

Ne zaman kaybettik…

Biz ‘adam gibi adam olmayı’
Kelimelere hapsettiğimizde kaybettik
Adaleti, hakkı, hakkaniyeti, liyakati
Sadece seçim zamanlarında kullanılan
Süslü sözcüklere mahkûm ettiğimizde
Güçlü olanı haklı olana tercih ettiğimizde kaybettik

Daha dindar olmayı ya da gözükmeyi,
Takva takılmayı
Daha insan olmaya tercih etmeye başladığımızda kaybettik.

Mazlumun hakkını yerden kaldırmaya,
Bunun edebiyatını yapmayı tercih ettiğimizde,
Öksüz gördüğümüzde vicdan azabı yaşamaktansa
Öksüzün yanından görmeden geçmeyi
Öksüzün başını okşamaya yeğlediğimizde kaybettik

İslami hassasiyetlerimiz artıyor zannederken,
İnsani değerlerimizi azaltmaya başladığımızda,
Gönlümüz katılaşıp,
Gözlerimiz yaşarmayı unutunca kaybettik.

Görece daha yukarılarda olup,
Daha iyi evlerde oturup,
Daha iyi arabalara biniyorken,
Mükellef sofraların başına daha rahat kuruluyor
Ve demli çayımızı yudumlayıp, kuruyemişlerimizi yiyorken
Daha ateşli dini sohbetlerde bulunup,
Daha çok vatan kurtarıyoruz zannederken kaybettik

Biz bunları yaparken
Yanı başımızdaki metruk evde tencere kaynayıp kaynamadığı,
Ocak tütüp tütmediğini aklımıza getirmemeye,
Önemsememeye başladığımızda kaybettik

Üç beş hadis, üç beş ayet okunan
Sonra da ya spor ya siyaset
Ya da gündem mafyacılığı yapan medyanın dayattıkları konuşulan
Haftalık sohbet toplantılarında
Vatanı ve dini kurtaralım derdi ile dertlenmişlik zannıyla
Zaman harcamış adamlar olaraktan
Kararmış vicdanlarımızı tatmin etmeye çalışıyorken kaybettik

Ruhumuzla kenetlendiğimiz TV dizilerinin ya da maçların reklam aralarında
Oğlumuza ya da kızımıza “Ders çalıştın mı çocuğum?” demeyi
Çocuklarımızla veya eğitimleriyle ilgilenmek zannetmeye başladığımızda,
Lüks araçlarımızdaki ufak bir çiziği;
Yüreğimizdeki ve insanlığımızdaki derin yaralardan fazla önemsediğimizde kaybettik

Yalanı, gıybeti, kul hakkına riayet etmemeyi kanıksayıp
Yaşam tarzı haline getirdiğimizde,
Bunlardan pişman dahi olmayıp
Tövbelerimizi alelacele dualar arasına sıkıştırılan sözcüklere hapsettiğimizde kaybettik

Kendimizi, ruhumuzu, insanlığımızı
Bizi hâzâ insan yapan değerlerimizi
Birer birer azalttık,
Ve her geçen gün biraz daha kaybettik

“İlmi siyaset bilmek lazım” derken
“Sonda söyleneceği başta söylememeli” derken
“Biraz da mürai olmak lazım canım” derken
“Her doğruyu her yerde söylememek lazım” derken kaybettik

Oysa “ilmi siyaset” olduğu gibi görünmemek miydi?
Sona saklanan sözü söyleyecek kadar nefes verildiğinin garantisi var mıydı?
Mürailik başlı başına özü sözü bir olmamak değil miydi?
Doğruyu söylemek için zamanı ve mekânı kim belirliyordu?

İkiyüzlülüğümüze, sahtekârlığımıza, riyakârlığımıza
İçi başka dışı başka olmaya
Bu kılıfları geçirmeyi hak görmeye başlayıp
Kendi zaaf ve eksikliklerimizi böylece kapatmaya çalışırken kaybettik

“İdraklerimize giydirilen deli gömleklerini” yırtıp atmak yerine
“Aslında delilik fena bir şey de değilmiş” demeye başlayınca kaybettik

Bilal, Sümeyye, Yasir, Ali, Hüseyin, İmam-ı Azam ve daha niceleri
Ne uğruna şehit oldu ya da dayanılmaz işkenceler çektiler?
Ya onlar bu işi bizim kadar bilmiyorlardı,
Bize göre kazananlardan olamadılar,
Ya da onlar kaybediyor görünürken kazandılar da,
Biz kendimizi kazanıyoruz diye kandırırken,
Hakikatte kaybettik, kaybettik, kaybettik…

Bu yazı toplam 111 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.