1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Neden Kazandı? Neden Kaybettiler?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Neden Kazandı? Neden Kaybettiler?

A+A-
Hani meşhur bir fıkra vardır:

“Yorgan gitti, kavga bitti…”Önce 7 Haziran seçimlerini yaşadık.
“Olmadı” dendi ve 1 Kasım seçimlerini yaptık.
Vatana, Millete hayırlı olsun.
Ancak bu seçimlerin ve alınan sonuçları itibariyle çok konuşulacak tarafı var. Siyasetçi değilim ama, yıllardır birikimim, tecrübem ile  “neden kazandı, neden kaybettiklerin  “sorusunu bulmaya çalışacağım.
Önce Başbakan Ahmet Davutoğlu ve AK parti kadrolarını tebrik etmek lazım.  Yaklaşık 14 yıllık siyasi tarihi olan bu partinin yine diğerlerini saymaz isek, girdiği 4 seçimden de iktidar olarak çıktı. Bu tablo müthiş bir şey…
7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidarı kaybeden AK parti’yi 1 Kasım seçimlerinde iktidar olmasının bence çeşitli nedenleri vardır.
Bunun ilk nedeni muhalefetin, özellikle de MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha seçim gecesi anlamsız, düşünmeden, ne olacağı belli olmadan verdiği beyanatları ve arkasından bundan dönememesi. Bu tavrını sürdürmesi ve her teklife adeta yeniçerilerin “İstemezük” mantığı ile “Hayır” diye cevap vermesidir. Burada CHP’nin ve genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun uyumlu yaklaşımının bu partiye yeterli olmasa da olumlu yansımasını da belirtelim.
Diğer bir neden ise  AK parti’nin sosyal politikaları ve taahhütleri. Bakalım bu taahhütler nasıl gerçekleşecek birlikte izleyeceğiz.
Başka bir neden ise Terör olayları.
7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında Türkiye’de şu veya bu şekilde, sağcı, solcu yaklaşık 400 insan hayatını kaybetti. Ekonominin kötüye gitmesi, döviz’in fırlaması, Türkiye’de önüne geçilemez bir kaos ortamı yaratılması ve hükümetin terör ve PKK olayları üzerine ciddiyetle gitmesi, açılım projesinden vaz geçilmesi. İnsanların kaos, kavga, terör istememesi. Umudun yeniden AK partide görülmesi…

Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın  7 Haziran seçimleri öncesindeki kadar  1 Kasım seçimlerinde sahaya inmemesi, ve daha mutedil bir ortam oluşması. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun halka hitabında çok samimi ve mütevazi bir davranış göstermesi…
Sanırım bunları AK parti yeni iktidarı döneminde iyi değerlendirecektir.
Bu seçimleri Cumhurbaşkanı kadar Davutoğlu politikaları kazanmıştır. Sonuçlar Davutoğlu'nun liderliğinin seçmen tarafından onaylandığını gösteriyor. Partide eski tanıdıkların, ağır topların yeniden aday gösterilmesi, böylece aday listelerinin yeniden düzenlenmesi AK Parti 'ye canlılık getirmiştir.
Doğru ve yerinde eleştiri ve söylemlerine rağmen seçmen CHP'yi yine belirli sınırda tutmuştur. Hâlbuki CHP, hem ürettiği politikalarla ve hem de söylem tarzıyla seçmene oldukça geçerli vaatler açıklamıştı. Seçmen CHP'ye olan güven bunalımını aşamamıştır.

AK Parti, milliyetçi söylem geliştirmeyi başarmış, Tek bayrak, tek vatan söylemi büyük ölçüde kabul görmüş, bu oya dönüştürmüş, MHP'nin söylemlerini çok iyi kullanmıştır. MHP, tabanından kaymalar bundan dolayı olduğu akıllara gelmektedir. Dahası MHP, AK Parti’nin en zor zamanında durumu lehine çevirebilecek politikalar üretememiştir. Asgari ücret, mazot, maaş vaadi vb. söylemler, halka çok inandırıcı gelmemiştir. Bu hataya kim ne derse desin, CHP’de düşmüştür. 1 Kasım seçimlerinde seçmen, AKParti'nin "Halkın bize ne demek istediğini anladık. Dersimizi aldık. Bir daha yanlış yapmayacağız" söylemini, muhalefetin çözümsüzlük üreten politikaları karşısında daha anlamlı bulmuştur.
MHP’nin kaybetmesinin en büyük nedenlerinden birisi de son alınan sonuçlara bakarsanız, aday tercihleri ve  daha önceki yazılarımda da yazdığım gibi Meral Akşener ve mahkeme kararıyla partiye dönen Sinan Oğan gibi isimleri saf dışı etmesinin etkisi büyüktür.
HDP için bir şey söylemeye zaten gerek yok. Oy oranı olarak onların en büyük amacı barajı aşmaktı. Onu da dışarından gelen oylarla ve belli illerdeki aldıkları oylarla aştılar. Ancak bu parti içinde PKK’ya yaslanma devam eder, terörü destekler olurlarsa akıbetlerinin ne olabileceğini kendileri de görmüş olabilirler.
Bunlar benim acizane tespitlerim. Elbette kazanan ve kaybedenler için başka nedenlerde vardır. Benim tavsiyen ise Kaybedenlere oturup, kendilerini en tabandan, en tavana kadar gözden geçirip, gerekli yenilemeleri ve aksayan yerleri tamir etmeleri gerekir. Yoksa bir parti mezarlığı olan ve yaklaşık 50 yıllık bir demokrasi tarihi olan Türkiye’de bu partilerde mezarlıkta yerlerini  alırlar. 
Bu yazı toplam 114 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.