1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. NELER GELİR, NELER GEÇER?
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

NELER GELİR, NELER GEÇER?

A+A-

Bizden önce yaşayanların çokça kullandığı tabir vardır. Levha olur Hüsnü Hatla yazılır:  “Bu da geçer ya hu!”
Elbette bugünler de geçer. Geçer de bu geçenleri tecrübe olarak cebimize muhakkak koymalı ve tekrar aynı cendereden geçmeyelim değil mi?
Çöl eşkıyası bütün dünyanın gözü önünde aynı insan katlediyor. Yüzünü de hırsız kedi gibi petrol karası ile boyayarak kurtuluş arıyor. Ağababası Amerika tarafından kurtarılacağını umuyor. 
Bunlar da geçer mi? Elbette geçer. Dün Müslüman Türk Milletinin himmeti, zekatı ile geçinenlerin bugün Amerika ve İsrail’in taşeronluğunu yapıyor olması acıdır.
*
Biz fotoğraftan sonra kendi işimize, aşımıza bakalım. 
Rahmetli babam; Oğlum hile dolan içinde olan onmaz. Hele hele kendi kendine hile yapan hiç onmaz. Derdi.
Yani kendi kendini kandıran manasına söylerdi.
Başkaları bizi aldatabilir, buna o an çare bulamayabilirsin. Yeter ki biz kendimizi kandırmayalım.
Devletleri, Milletlerin, toplumların dahası insanların elbette zor günleri, zor demleri muhakkak vardır.
Böylesi zor anlar zor günler aklıselim insanlar sayesinde atlatılacaktır.
Yok, eğer aklıselim değil de günü birlik yaşayan ve öngörüsüz maymun iştahlı insanların eline kalanlar tarih sahnesinden çekilip gitmişlerdir. Tarih böyle birçok ibretlerle dolu olduğunu biliriz.
*
Bugün Cuma bir mübarek gün,
Bugün de olacak yarın dün!
Günler gebe elem sevince,
Bugüne güle güle yarın olacak dün!
-
Burada yeri gelmişken Rahmetli Süleyman Demirel’i o meşhur sözü ile analım mı?; “Dünün güneşi ile bugün yıkadığın çamaşır kurumaz.” Demişti.
Dün süflü, kıytırık, işi gücü mavra atmak olanlarla yarınların elinden tutamazsınız.
Ucuz insanlardan ucuz kahramanlıklar beklenir değil mi?
İlk imtihanda kaybedip kaçanları görüp de hayal kırıklığına falan uğramayın!
“Aşk ile yürüyenler dünyayı omzunda taşır. Ya o aşkı bilmeyenler ise üzerinde bedavadan ceset taşır.” Diye boşa dememişler…
Dününde küllük müftülüğü yapanlar bugün tez elden uçuşa geçmeleri boşa değildir.
Evet, benden uzak olup hep biz demeye koyulduk. Böylesi bir duruş, tavırda bencillik eski ifade ile enaniyeti bastırmadık ruhumuza ki, güruh olmadık.
Gücümüzün üstünde olan işleri de en büyük makama havale ettik.
Bismillahirrahmanirrahim; “La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil’Aliyyil’ Azıym”
“Rahman(Esirgeyen) Rahim(Bağışlayan) Allah’ın adıyla. Çok yüce ve çok büyük Allah’ın himayesine sığınmaktan ve O’nun kudretinden yardım dilemekten başka bir amacım yoktur. Ondan başka kuvvet ve kudret sahibi yoktur. O’na dayandım, O’na güvendim.”
 
Bize yapılanlara ve emeklerimize üzülenlere üzüldük. Hani şarkı vardı. “Al aşkını çal başına” sözleri Mehmet Erbulan’a bestesi Necdet Tokatlıoğlu’a ait olan şarkı idi. Rahmetli Zeki Müren çok söylerdi;
*
Şu dünyada neler gelir
Yaratılan kul başına
Mevlam kerim sabır verir
Al aşkını çal başına
*
Bize bizi bilen gerek
Bizi candan seven gerek
Çağırmadan gelen gerek
Al aşkını çal başına
*
Nasıl sevdim bilmedin ki
Göz yaşımı silmedin ki
Zamanında gelmedin ki
Al aşkını çal başına
*
Arıdan bal alınmaz mı
Sevene kul olunmaz mı
Senden güzel bulunmaz mı
Al aşkını çal başına
**

Bu yazı toplam 546 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.