1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Nerde Bizim Akiller ?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Nerde Bizim Akiller ?

A+A-
Bundan yaklaşık 4 yıl önce Türkiye’de açılım ve barış süreci başlatıldı.
Bunun yanı sıra “Akil insanlar” oluşturuldu. İçinde kimler yoktu ki, bunları aşağıda göreceksiniz.
Gelinen sonuç ise ortada…
PKK ve terör örgütleri güçlendi.
Şehirlerin içine tonlarca malzeme deposu yapıldı.
Hendekler, kanallar kazıldı.
Barış mı ?
Çözüm mü?

Sen onu benim külağıma anlat.
Gerçi hala aklım ermiş değil,
Neyin çözümü? Neyin barışı ve kiminle barış yapılacaktı?
Şimdi o zamanlarda oluşturulan Akil insanlar içinde İslâmcısından liberaline, eski tüfek solcusundan Yeşilçam artıklarına, etnik Kürtçüsünden eski ülkücü kırıklarına, gazetecisinden, fıkıhçısına, köşe yazarından TOBB Başkanı'na tüm âkiller heyetini sahaya sahaya indi.

Ne oldu ?
Sonuç ve gelinen nokta ortada.
Analar ağlamayacaktı. Göz yaşları dinecekti.
Analar şimdi daha çok ağlıyor, babalar acılarını yüreklerine gömüyor.
Dul kadınlar kalıyor. Yetim çocuklar ve boynu bükükler çoğaldı.

Gerçi Devletimizin yılmaz bekçileri, güvenlik güçlerimiz özellikle Güneydoğu’da ve sınır ötesinde bunların köküke kibrit suyu döktüler, kazdıkları hendek içinde boğuldular ama, yinede sonları gelmiyor. Terör, yani PKK ve benzerleri can almaya, insanları katletmeye devam ediyorlar.Sahaya, yani şehit cenâzelerine...Sahaya, yani altı aylık hâmile polis memûresi Şerife Özden Kalmış'ın cenâzesine...Sahaya, yani Emrah Pekdoğan'ın cenâzesine...Sahaya, yani gül yüzlü Yaşar Özlem'in cenâzesine..."Analar ağlamasın" diyerek başlatılan ve 'çözüm ve kardeşlik ve barış süreci' altında yürütülen 'ihânet projesi'nin aktörlerini, yani âkilller heyetini sahaya dâvet ediyorum. Bir daha inin sahaya da olanları görün…

O, ihânet sürecinin neticesi olarak anaların artık karnındaki bebekleriyle şehit olduğu Türkiye sizin de eseriniz, eserinizin törenleri câmi avlularında musalla taşındaki al bayraklı tabutların başında yapılıyor, karnındaki bebeğiyle şehit polis memuresi Şerife Özden Kalmış yatıyor. O musalla taşında, cesaretiniz ve vicdanınız ve yüzünüz varsa, sahaya, yani o musalla taşının önüne gelin, insanlıktan eser kaldıysa sizde sahaya, yani o şehit cenazelerine omuz vermeye gelin...Cudi'de çiçekler açmıştı hani, halk Cudi'ye hücum ediyordu piknik yapmak için bombalar patlamıyordu da hani bahar çiçekleri patlıyordu ya Cudi'de, hani silahlar gömülmüştü ya, hani PKK'lılar ülkeyi terk ediyordu ya, hani ülkeye barış(!) geliyordu ya ve bu barışa(!) en büyük katkıyı da siz sağlamıştınız ya hani, işe o barışın kanları akıyor şimdi, gömülen silahların aldığı canların, gömülen bombaların parçaladığı vatan evlâtlarının mübarek ve muazzez naaşları uzanıyor musalla taşlarına, sahaya yani o musalla taşlarının önüne gelin ve yine "Analar ağlamayın" deyin, 'çözüm ve kardeşlik ve barış sürecinden bahsedin o musalla taşlarının önünde...
Hani Isparta'da çocuklara yapboz hediye etmiştin ya Rifat Hisarcıklıoğlu, yanındaki Lale Mansur'la, Kadir İnanırla, Nihal Bengisu Karaca ile, Hüseyin Yayman ile, şimdi sahaya, yani buyurun musalla taşlarının önüne, şehit babasının tabutundaki fotoğrafı arkadaşına gösteren ve babasını bir daha göremeyeceğinden habersiz "bak bu benim babam" diyen şehit çocuklarına sarı-kırmızı-yeşil yapbozlar hediye edin câmi avlularında...

Kandil postacısı Avni Özgürel ve akademisyen Vedat Bilgin, âkiller heyeti adı verilen ihânet müfrezesinde eski ülkücü kadrosundan yer alan sizler de sahaya, yani kervan kâfile uğurlanan şehitleri teşyî etmeye gelin ve 'çözüm sürecini anlatın şehit çocuklarına, şehit anne ve babalarına Kandil'den getirdiğiniz barış mesajlarını iletin..

."Apo yaşatmayı seçti" diyen ve "Bayrak değişebilir" diyen Nihal Bengisu Karaca ve Hilal Kaplan, sahaya, yani câmi avlularına gelin ve orada şehit evlâdının başında "ağlayan analar"a, karnında bebeğiyle şehit olan Şerife Özden Kalmış'ın ailesine söyleyin, "Apo yaşatmayı seçti" deyin, "Bayrak değişebilir" deyin onlara...
Siz âkiller!Haydi gelin sahaya, yani 'ağlayan analar'ın yanına, bir daha göremeyeceğinden habersiz "bak bu benim babam" diyen şehit çocuklarının yanına, gençliğinin baharında dul kalan kadınların yanına, sessizce ağlayan şehit babalarının yanına, şehit evlâdını uğurlayan milletin yanına gelin ve 'çözüm sürecini anlatın...
Yazık oldu, yazık oluyor…

Hepsi bu …

 
Bu yazı toplam 66 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.