1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Nerde Saygı Ve Sevgi?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Nerde Saygı Ve Sevgi?

A+A-
Zaman zaman arabama binmem.
Evimden çıkar birazcık yürür ve Tramvay ile Zafer’e kadar gelirim ve gazeteme giderim.
Özellikle İlkbaharın o insanı sarmaladığı tatlı, ılım havasında bunu çok seviyorum. Hayat güzel, tabiat canlanmış, belediyelerimizin yaptığı parklardaki envai çeşit çiçekleri izleyerek gelmek çok hoşuma gidiyor. Konya’da bu noktada yaşamaktan haz alıyorum ve bir Konyalı olarak ta seviniyorum.
Bunlar işin iyi ve güzel tarafı.
Ya madalyonun diğer yüzü…
İşte orada biraz canım sıkılıyor, biraz düşünüyor ve üzülüyorum.
Neden mi?
Anlatayım.
Bizim bir çok hasletlerimiz yok olmuş durumdadır. Aile yapımız sarsıntıda. İnançlarımız ve değerlerimiz kan kaybediyor.
Büyüğe saygı, küçüğe sevgi yok olma noktasında.
Hiç mi yok? Derseniz elbette vardır ama, bunlar adeta parmakla sayılacak kadar azaldı.
Şu tramvay ile yaptığım kısa yolculukta bin bir türlü insan görüyorum. Bin bir türlü gençlik görüyorum. Çoğunlukla gördüklerim canımı sıkmakta ve negatiftir. İyiye bakmaya, güzele bakmaya, doğruyu bulmaya çalışsanız da nafile…
Çünkü sabah ve akşam saatlerinde tramvaylar genelde dop dolu gidip geliyor. Seferler biraz daha artırılabilir mi bilmiyorum ama, gerçekten çok sıkışık saatler oluyor.
Bazı ahlaksızlar, edepsizler, terbiyesizler insanları bu sıkışıklığı bahane edip, kızlarımızı, kadınlarımızı rahatsız ediyorlar, taciz ediyorlar, b. Bunları gözlerimle görmekteyim. İnsanlarımız kayıtsız. Bana dokunmayan bin yaşasın mantığı nereden geldi ise, gelmez komaz olaydı, kimse başına dert almak istemiyor.
Diyorlar ya, görenin gözünü, duyanın kulağını kapatırlar.
İşte öyle bir şey…
Bir başka konu bu saatlerde genelde öğrenciler, kursa, okula giden çocuklar çoğunlukta olmasına karşın, diğer yaştan ve guruplardan insanlarda yoğunlukta.
Şimdi gelelim anlatmak istediğim konuya:
Eskiden bir ANDIMIZ vardı.
Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem,
Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak diye devam eden.
Ne yazık ki, bu da tarih oldu.
Bunu niye yazdım?
Günümüzde sevgi , saygı diye bir şey kalmamıştır. Belki kenarda köşede küçük kırıntılar vardır ama, onu da temeli sağlam aile çocukları yapabilmektedir.
Bir toplumda sevgi, saygı bitmiş ise diğerleri teferruattır.
17-18 yaşındaki çocuklar tramvaylarda öyle şeyler konuşuyorlar ki, şahsen benim bunları duyduğum zaman yüzüm kızarıyor.
Yine bu gençler, yaşlı, çocuklu kimselere yer vermiyorlar. Verenler ise çok azınlıkta. Biz böyle mi idik?
Yıllar önce mahallemizde kadınlar mahalle çeşmesinden su almaya giderken, erkeklerin büyüklerin önünden geçmezdi. Bir gencimiz eğer sigara içiyorsa, büyük olarak kim olursa olsun gördüğü zaman sigarasını saklardı.
Şimdi durum nasıl?
Bırakınız sevgiyi, saygıyı kız olsun, erkek olsun omuz vurup geçiyorlar. 20 yaşındaki kız çocuğu, bayan elinde sigara içerek caddelerde dolaşıyor. Erkek- kadın ayrımı kalktı. Ondan sonra yeri geldiği yerde eşitlik, yeri geldiğince ve işimize gelince de kadınlara öncelik diyoruz.
Çocukların, gençlerin eğitimleri önce aileden başlar. Okulda devam eder. Okullarımızda sadece öğretim var. Oda zaten yeterli değil. Eğitim mi, o da ne demek gerekir. Aileler de bozuldu. Çünkü artık yeni dönem, yeni nesil aileler, sözde modern toplumlar var. Baba oğlu ile, kız annesi ile kadeh tokuşturur hale geldik.
Trafik te öyle.
Kimse kimsenin hakkına riayet etmiyor. Kırmızı ışık ihlali, şerit ihlali ve onca trafik kazaları, can ve mal kaybı yaşamaktayız.
Sokaklarda, kaldırımlarda yürümesini bilmiyoruz. Allah sonumuzu hak getire diyerek bu karamsar tabloya son vermek istiyorum.

 
Bu yazı toplam 60 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.