Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Nereden, Nereye…

A+A-
Sevgili okurlarım; ilk şiirlerimi yazmaya başladığım yıllardan bugüne bir sorgulama, iç hesaplaşma serüveninin şiirlere yansıyan bir kısmını paylaşmak istedim bugün sizlerle;

Niyaz-1
Ağlasam sesimi duyarsın Rabbim,
Ne olur beni de has kulun eyle
Gözümün yaşıyla kalbim yıkansa,
Nefisten arındır, çektirme böyle

Yarabbi günahla dolu bir hiçim,
Özünden yaralı, kanıyor içim,
Bu garip sana kul olmadı, niçin?
Affeyle beni de has kulun eyle….1987

Niyaz-2
Her anımız hüsran içre geçiyor,
Yok mudur bunun bir çaresi Ya Rab?
Bu garip kulun da hasret içiyor,
Al beni yanına ne olur Ya Rab… 1987

İstersen… şiirinden
….Niye gerçekleştiremedik mukaddes intiharı
“Ölmeden evvel ölmek” gerekiyor öyle ya!
Öldürmek gerekiyor içimdekini, Ben’i, kendimi
Oysa şimdi; çamurlarda kaybettiğimiz pırlantaları bile aramaktan aciziz… 1991

Hesaplaşma-1
Şu içinde bocalayıp durduğum,
Zamanı eritip içmek isterdim,
Ve yeni zamanlara;
En güzel gülüşleri savurmak…

Bakmasını mı bilemedim yoksa?
Ayak uyduramadığım bu garip hayata,
Alışamadım mı sadece bilmem,
Ruhumdan uzak yaşantılara…

Kanamadan, doyamadan kulluğa,
Biçmek isterdim kefenimi,
Kendi ellerimle dikmek,
Giyeceğim son elbiseyi gülümseyerek…

İşte yine hayallerde kaldı;
Yaşayamadığım tüm güzellikler
Onlarla mı avutuyorum yoksa kendimi?
Yoksa silkinip de yeni baştan ruhumu;
Yıkamalı mıyım gözyaşlarımla.
Yanaklarıma dökülmeli mi tüm günahlarım?
Sessizce,
Damla damla…

Yoksa yeniden sevip sevmem gereken her şeyi,
Uzaklaşmalı mıyım bütün hızımla kendimden
Atmalı mıyım beni bağlayan tüm yüklerimi
Özlemini çekmemeye yemin ederek
Şu sefil bedenimden…

Evet, küçük adam, neden olmasın?
Hiçbir şeye geç değil, ölmemişsen
Ve bir gün giyeceğin o son elbiseyi biçip,
Gülümseyerek dikersin, eğer istersen… 1991

Hesaplaşma-2
Sahiplenmediğim gözyaşlarıyla,
Ağlayabilmek isterdim,
Islatabilmek şu arsız yanaklarımı,
Sahte gülüşlere veda ederek…

İğreti kelimelerin edebi cümlelerini,
Silmek isterdim geriye doğru,
Taa kendimi henüz bildiğim,
Masum yıllara kadar…

Aslında en deli bir zamanımda
Yırtıp göğüs kafesimi
Kirli parmaklarımla;
Sökmek istiyorum hakikatine yabancı,
Paslı kalbimi, umursamazca…
Akıtmak istiyorum o Asil! Kanımı
Ulaştırmak üzere günah duyguları
Dolaşmasın diye damarlarımda…

Yazmayacağım artık, vazgeçtim,
Bu kolay, bu sudan ucuz hayallerimi
Ve yansıtmayacağım kimseye
O masum yüzlü,
O riyakâr çelişkileri… 1992

Meczup
"Ve dünya size kalsın" diye mırıldandı meczup,
"Yaşanmış, yaşanacak hırsları, hevesleriyle",
Sonra da dudağında acıyan bir gülümseme,
Soyundu neyi varsa, itti elinin tersiyle... 2014

Yol Hazırlığı
Azığım hazır değil, heybemin dibi delik…
Telaşlar arta kaldı, zaten hepsi gündelik… 2014

Gitme vakti…
Artık gitmek vakti geldi sanırım,
Dünyadan el etek çekmek kanımca…
Boşa kürek çektim, ona yanarım,
Uzanıp son tahta boylu boyunca… 2014

İşin özeti Üstat Necip Fazıl’ın dizelerinde saklı; dolayısıyla son söz onun;
“Tam otuz yıldır saatim işlemiş, ben durmuşum,
Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum…”
 
Bu yazı toplam 94 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.