Cennet Beyza ARDAHAN

Cennet Beyza ARDAHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Neresindesin

A+A-

Nerede ve nasıl bir yaşam sürdüğümüzün aslında bir önemi yok. Mühim olan ne kadar gayeni yansıtabildiğin. Uçurumda, dağda zor şartların çiçeği, vakti gelince açar, aynı çiçek seralarda özenle yetişir. İnsan da böyledir, zevkli olmak için çok da lükse gerek yok. Bir sepet çiçek, eski bir masada iş görür. “Yeter ki o masaya o çiçeği koyacak gönlün olsun.” Modern sistem bizi hep tüketime götürüyor. Sektör furyasının içinde hedef; harcamak, çarkın içinde insanlar…  Çalışıp harcayalım, tüketelim, bitirelim. Aldıklarımızın sevincini hazmetmeden gösterişe iten “modern zamanlar” sözde kalıba dökülmüş biçimde, vitrin fırlaması huzursuz ruhsuzlar dolaşıyor etrafta. Uymayan dışlanıyor, tuhaf olarak görülüyor, özgünlükten kendinden bir haber. İnsan kendini alım gücüyle değerli kılıyor. Sistem insanı sergilemekten kaçınmıyor, olmayan değerin altını çizmeye çalışıyor. Gittiği mekanlar, yer bildirimleri, yeme içme, çok doluyuz ve çok kalabalık bir çevremiz var ispatı… Boşluk sergisi, bir iki cüzdana iltifat, samimiyetten yoksun topluluklar... ”Hafif hafife alkış tutuyor.” Doğal güzelliğin yok edildiği, önce bozup sonra düzeltileceğini vaat eden furya tüketim… Gün güneş görmeyen kültür mantarı gibiyiz, varlığını sürdürüp, iyiye güzele dair bir birikim yaşamadan tüket, işini bitir. Yaşamda koyduğumuz değer kıstasları o kadar maddi içerikli ki kadın/erkek/ insan olarak ha bire tempoyu arttırıp nabız yükseltiyoruz. Çocuk, aile, eş, dost bu kirli yok oluşumdan nasibini alıyor. Para var huzur yok, para yok zaten huzur yok, ne güzellik ne de içtenlik kalıyor geride. Maddi anlamda feda ediş bizi yitik ve yoksun kılıyor, en güzeline ulaşmış  yaşayan insan da mutsuz, ulaşamayan da... Kayıp şehirlerin yoksun insanlarıyız artık, varlığın kaybedişi belki de... Nerede o kendi halinde bir baş radyosu, işinde gücünde sohbeti güzel insanlar, muhabbetinde demlendiğin, gönlün buhranını alan seni en güzele yöneltenler… Sahi neredeler? Bizi sevenlerin bile sevme nedenlerini sevdiğimiz şu dünyada, nerede kaldı o güzellikler ülkesi? Harcamanın önemini kavradığımızda, duyguyu yitirmiş, zamanı ve anıları yok yere fütursuzca harcamış oluyoruz. Ömrün zaman çeşmesi boşa akıp gidiyor. Biz tüketiyoruz, bitiriyoruz; iyi ve güzel olan ne varsa… Bu tüketime itirazı olmayanın yarın yaşayacak bir kalbi olmayacak. Ay sonu ödemelerinde iki yakamızı bir araya getiremeyen sistem, bizi kendimize getirecek belkide…
“Bolluğa giden yol paylaşmaktan geçer!” dedi dilenci.
Bize kendini bilen lazım, senin adın Arif olsun dilenci…
Bizi bağladılar, kölesi olduk isteklerimizin, canhıraş bitiyoruz, çark çevriliyor.
Neresindesin?

Bu yazı toplam 26085 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar