1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Nevruz'da kar yağdı
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Nevruz'da kar yağdı

A+A-
Sabah uyandığımızda kar yağıyordu ve hava oldukça soğuktu. Metoroloji don tehlikesiyle uyardı Konya, Niğde ve Aksaraylıları. “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” ecdat sözü bir kez daha doğrulanmış oldu. Yakacak kazma kürek saplarımız yok; ama sanırım bu ayın yakıt faturası biraz kabarık gelir.
TYB Konya Şubesinin 2013’ün üçüncü programında, İl Halk Kütüphanesi salonunda Yrd.Doç.Dr. Selçuk Peker’i dinledik. “Kültür Coğrafyası İçinde Nevruz”u anlattı Peker. “Nevruz”, Farsça bir kelimedir. “Nev”: Yeni. “Ruz”; Gün. “Nevruz”: Yenigün. Türklerdeki karşılığı ise; “Ulu Kün”, “Yeni Gün”, “Ulusun Künü” anlamlarına geliyor.
21 Mart’ın astrolojik önemi ise 21 Mart; ekinoks (gece ile gündüzün eşitliği), Güneş’in Koç Burcu’na girdiği gün...
Bilindiği gibi kış mevsimi toplamda 90 gündür ve 40+50 günlük iki bölüme ayrılır.
“21 Aralık-30 Ocak” arasındaki 40 gün; Erbain(zemheri) diye bilinir. “30 Ocak-22 Mart” arasındaki 50 gün ise “Hamsin”dir. 21 Mart öncesinde; 20 Şubat’ta havaya, 27 Şubat’ta suya, 6 Mart’ta da toprağa cemreler düşer.
Fars kültüründe “Nevruz”un mitolojik uzantısı ise şöyledir:
Hikâye bu ya… İran hükümdarlarından Cemşit, Azerbaycan’a geldiği gün kendisine bir taht kurdurur; gösterişli bir elbise giyerek tahta oturur. Bu sırada tahta ve başındaki taca vuran güneş yansıyarak ışıl ışıl etrafı ışığa boğar ve ortalık ışık cümbüşüne döner. İşte ışığın yayıldığı bugün “Nevruz” olarak kabul edilir.
Bir başka rivayete göre ise Cemşit, Mazenderan ormanlarında tavşan avına çıkar, zehirli bir yılan görerek okunu ona doğru fırlatır. Ok, yılanın bulunduğu kayalıklara çarpınca kıvılcım çıkar; kıvılcım etraftaki kuru otları tutuşturunca ateşi ilk kez karşılarında gören İranlılar(!) korku içinde ateşe secde ederler. Ateş’i mukaddes kabul ederek, “Ateşgede” denilen tapınaklar inşa ederler ve ateşi hiç söndürmezler. Yani Ateş’in bulunduğu bu günü(!) İranlılar, “Nevruz” olarak kabul ederler.
Türklerdeki “Nevruz” algısının mitolojik kökeni, bildiğimiz “Ergenekon Destanı”nda anlatılanlardan ibarettir.
“Ergenekon Destanı”nın “Uygurlar örneği”nde anlatıldığına göre; “Çok kadim çağlarda Türkî kavimlerden Hunların ecdatları yok edildiğinde, bu kavmin içinde sağ kalan tek kollu bir bala, bir dişi kök böri tarafından Altay dağlarında emzirilip yetiştirilir. Bu balanın sonradan on çocuğu olur ve nesli çoğalır. Bir “Nevruz” günü dağdan inerek dünyaya yayılırlar.
Türkler bu kutlu günü “yeniden başlamak, yeniden doğmak” günü kabul ederek her yıl “Nevruz”u millî bir bayram havası içersinde kutlayagelmişler...
Anadolu’nun Alevî Türkmenleri Nevruz’u Hz. Ali(r.a)’nin doğum günü olarak kutlarlar.
Balkan Bektaşîlerinde Yol Pîri “Hünkâr”, İş Pîri ise “Su -dolu -ana”dır. “Su Ana”yı Hünkâr Hacı Bektaş Kırşehir’den Balkanlara gönderir. “Su Ana” her Nevruz’da güneş doğarken sudan çıkar ve parmaklarıyla saçlarını tarar. “Su Ana” Azerbaycan’daki “Su, Od, Yel, Toprak Çarşambaları”ndan “Su Çarşambası”nın mitolojik kökenini oluşturur.
Kürtlerde Nevruz’un mitolojik hikâyesi ise; rivâyete göre Tahran’da Dahhak isimli zalim bir kral vardır. Bu kralın amansız hastalığının ıstırabı, gençlerin beyinlerini yüzüne sürmesiyle hafifler. Kralın adamları her gün yılanlara kurban edilecek iki genç bulup getirirler.
Askerleri bir gün Demirci Kava'nın kapısını çalar. O ana kadar on yedi oğlunu krala feda eden Demirci Kava en sonunda isyan eder ve son oğlunu kralın adamlarına teslim etmez. Bu, ayaklanmanın ilk kıvılcımı olur. Demirci Kava, kralı balyoz darbeleri ile öldürür ve halkı özgürlüğüne kavuşturur; ateşler yakılarak kutlama yapılır.
Bu anlatılan rivâyete göre Kürtlerin Nevruz’u sahiplenmelerini gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Zira bu hikâye 11. yüzyılda Firdevsi tarafından yazılan “Şehnâme”de anlatılır ve olaylar Tahran’da geçer. İran’ın egemen hükümdarı Dahhak’a karşı başkentte demircilik yapan Kava’nın ayaklanmasının efsânesidir.
Bu hikâyede Kürtlerden en küçük bir iz yoktur. Ancak terörist başı Öcalan, uydurulan bu yalan tarihin peşine taktığı kitlelerle Nevruz’u sahiplenmiş ve PKK eylemlerine malzeme yapmıştır. Son on yıldır Irak’ın kuzeyinde inşa edilen Kürt yönetimi, iki şehre Demirci Kava’nın heykelini dikmiştir. Şimdilerde ise Diyarbakır’a da bir Kava heykeli dikilmesi için çalışmalar başlamıştır.
Kuzey Irak’taki heykellerin tasarlayıcısı olan heykeltıraş Hüsamettin Sağlık, Diyarbakır’a dikilecek olan Kava heykelini 2014 Nevruz kutlamalarına yetiştirmek için var gücüyle çalışıyormuş.
Tarihe kayıt düşülmüş “Nevruziyye” şiirlerinden birkaç örnek verelim:
“Her gün açar göñlümi zevk-i vis’alüñ yenleden
Gerçi güller açmağa her yılda bir nevrûz olur” (Fuzûli)

“Erişdi bahâr oldu yine hemdem-i nevrûz
Şâd etse nola dilleri câm-cem-i nevrûz” (Nef’î)

“Sultan Nevruz günü canlar uyanır
Hâl ehli olanlar nûra boyanır
Muhib olan bu gün ceme dolanır
Himmeti erince Nevruz Sultan'ın” (Pir Sultan Abdal)
1360’da Altınordu Hanı’nın adı “Nevruz”. 1410 yılında Şam Valisinin adı “Emir Nevruz”. 1546’da Özbek Hanının adı “Nevruz Ahmet”
Dr. Mehmet Yardımcı; “Hun Türklerinin M.Ö. 3. yüzyıldaki Mete Han zamanından beri bu günü bayram olarak kutladıkları bilinmektedir. İran kaynaklarında ise Nevruz hakkındaki bilgilere M.S. 11. yüzyılda rastlanmaktadır. Eğer İranlılar’ın bir bayramı olsaydı eski kaynaklarında da yer alması gerekmez miydi?“ diye sorarken Prof. Dr Reşat Genç ise;"Eğer İran'da da, Hunlarda olduğu gibi Milattan önceki yıllarda Nevruz bayramı olsaydı, Milattan sonra XI. yüzyıla gelmeden önceki İran metinlerinde de bunların izlerinin bulunması gerekmez miydi?" diye soruyor.
Yrd. Doç. Dr. Selçuk Peker ise konuyu bir başka soruyla noktalıyor: “Bugün Nevruz’un kime ait olduğundan ziyade dünya ve bölge siyasetindeki rolü önemlidir. O halde asıl soru şu olmalı:
Nevruz, onu bir silah gibi kullanan emperyal güçlerin elinden nasıl kurtarılacak?”
 
Bu yazı toplam 91 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.