1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Niçin Evet Demeliyiz? Niyazi Ağabeyden Dinleyelim…
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Niçin Evet Demeliyiz? Niyazi Ağabeyden Dinleyelim…

A+A-

Niyazi Ağabeyi dinlemeden önce şubat ayının bu son gününde sizinle özel bir konu hakkında paylaşımda bulunmak istiyorum. Tarihimize utanç sayfası olarak kazınacak olan 28 Şubat 1997 yılında ülkemizin başından dağılmayan sis bulutlarının bir hüzmesi daha belirmişti. O dönemde yaşı otuz beş civarında olanlar hatırlarlar. İktidarda Refahyol Hükümeti vardı. Ülkemizde demokratikleşme adına atılacak her adım iç ve dış güçlerin o dönemde ki baskıları sebebiyle bir adım ileri gidemiyordu. Ülkemizin başına dolanan kara bulutlar dağılmak bilmiyor, Müslümanca yaşamak isteyenlere fırsat verilmiyordu. Biliyorsunuz o dönem, Erbakan’ın başbakan, Tansu Çiller’in Dışişleri Bakanı olduğu bir dönemdi. Sincan’da düzenlenen Kudüs gecesinde Lübnan’da ki Hizbullah liderlerinin posterlerinin asılması ve İran büyükelçisinin bu törene katılması üzerine tatbikattan dönen tanklar kasten buradan geçirilmişti. 28 Şubat 1997'de olağan olarak toplanan MGK’nda askeri kanat 8 yıllık zorunlu eğitim gibi bazı kararların hayata geçirilmesini kurduğu yoğun baskıyla hükümetten istemişti. O dönemde Genelkurmay’ın Batı Çalışma Grubunu (BÇG) kurması üzerine bir darbe beklentisi oluştu. Sonrasında Erbakan’ın Çiller’e hükümeti teslim etmesi gerekirken uzaktan kumandalı cumhurbaşkanı anayasada böyle bir şey olmadığını belirterek görevi dönemin kumarbazlarından Mesut Yılmaz’a vermişti. Sonuçta sessiz bir darbe gerçekleştirilmiş oldu. Ayrıca zamanında halkımızın post modern darbe kavramıyla tanışmasına da neden olmuştu.

Ülke tarihimizin en karanlık dönemlerinden biriydi. Üzerinden çok geçmedi. Sadece iki sene gibi bir zaman diliminde bir yiğit adamın dünyadan koparıldığına milletçe şahit olduk. Kaza süsü verilmiş vahşi bir suikastle Muhsin Yazıcıoğlu'nun 25 Mart 2009 tarihinde, Kahramanmaraş mitinginden Yozgat-Yerköy mitingine hareket etmek üzere içinde bulunduğu helikopter bilinmeyen bir nedenle düşürüldü. Artık iyi biliyoruz ki Kazadan 48 saat sonra helikopterin enkazı ve Muhsin Yazıcıoğlu dâhil 6 kişinin naaşı arama ekipleri içerisinden 17 gönüllü civar köylüsü tarafından Sisne ve Kızılöz Köyleri arasındaki Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkiinde bulundu. Rabbim mekânını cennet eylesin. Türk milletinin yiğit bir evladı idi. Sözünü esirgemez, haklı olduğuna inandığı davayı sonuna kadar savunurdu. O’na da bu dünyayı çok gördüler. Attığı adımlarla ülkemizin geleceği için koşturan, vatan, millet sevdalısı, halk aşığı bir koca yiğit daha bu hayattan koparıldı.

İşte bu vatanın geçmişini incelediğimiz zaman dönen türlü entrikaların mahiyetine daha birçok noktada yeni şahit olabiliyoruz. Bu vatanın ekmeğini yiyip, suyunu içen onca hain, milletin önünü açacak olan yiğitleri susturmak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlardı.

Geçtiğimiz günlerde bir vesile ile Konya’mızın tanınmış esnaflarından muhterem Niyazi AKBABA ağabeyle bir mecliste oturup sohbet ettik. Kendisini ziyarete gelen MHP MDK üyesi Mete Han Özkan ile aralarında geçen bir konudan bahsetti biraz. İsterseniz geri kısmını Niyazi Abiye ziyaretinden oldukça etkilenen MHP’den Av. Mete Han Özkan’dan aktaracağım yazımla noktalayayım.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin, 10-11-12 Şubat 2017 tarihlerinde Konya’da MYK, MDK ve milletvekilleri ile gerçekleştirdiği çalışma toplantısı sonrasında Mehmet Müftüoğlu ve Ahmet Savaş Çolak ile beraber, uçak saatine kadar bizi misafir eden Fatih Satılmış kardeşimiz, Konya’da Ismail Özdemir eşliğinde etliekmek yedirdikten sonra Osmanlı Nargile adında tarihi bir binaya götürdü. Her tarafı tarih ve antika kokan bu bina, görselliği yanında aynı zamanda çalışanları ve özellikle sahibi Niyazi amcanın hoş sohbeti ile şenlenmiş bir yer.

Bizler her zamanki gibi siyaset konuşup, Niyazi Akbaba amcaya, “Anayasa değişikliği ile ilgili 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleşecek referandumda EVET oyu vereceğiz, siz bu konuda ne diyorsunuz, ne düşünüyorsunuz” dediğimizde, Niyazi amca; ”Ben size bir olay anlatayım siz de Devlet Bahçeli ve Ülkücüleri nasıl gördüğümüzü anlar ve referandumda ne diyeceğimi de buradan çıkartırsınız diyerek, başladı anlatmaya; “Mahallenin esnaflarından biri, biraz savurgan ve iş bilmezliğinden dolayı epey borçlanmış. Bir gün icra arabası, devletin memurları ve alacaklının avukatı kapıya dayanmış. Mahalleli ne olup bitiyor diye merakla toplanıp bakmışlar ki komşularının evinde ne var ne yok haczedip götürecekler. Komşunun çoluğu çocuğu sokakta kalacak, adamın tezgâhı bozulacak, evi dağılacak diye düşünen mahalleli üzülmüş bu duruma tabi. Avukat ve icra memurlarına rica etmişler, yalvarmışlar ama bir sonuç alamamışlar. Bu esnada komşulardan biri, icra memurlarına ve alacaklı avukatına, “komşumuzun bütün borcunu üstleniyorum, getir senedi imzalayayım, komşum bu borcu ödemezse ben ödeyeceğim” der. Bütün mahalle “biz de kefiliz, o ödemezse biz öderiz” deyince, avukat ve icra memurları, bütün mahallenin saygı duyduğu ve sevdiği bu adamın kefilliğini ve borcu üstlenmesini kabul eder ve borçlu adamın eşyalarına dokunmadan geri giderler. Böylece mahalle, yine eski huzuruna kavuşup, dayanışma içinde yaşamaya devam etmişler.

İşte Devlet Bahçeli, Türk Milleti'ni kurtarmak için, borçlu adama kefil olup bütün borcu üstlenen saygın mahalle komşumuz gibi, ülkücüler de o mahallenin sakinleri gibisiniz. Ben biliyorum ki Bahçeli bir işe giriyorsa kendisi için değil milleti için yapıyordur. Şimdi bana sorduğunuz sorunun cevabını umarım vermişimdir” deyince, gayriihtiyari oturuşumuzu düzeltip, hayranlık içinde Niyazi amcaya baktığımızı hissettim.

Cilt cilt kitaplara yazılsa anlatılamayacak, saatlerce konuşulsa ancak anlam bulacak etkide bir hikâye anlatan ve adeta beynimize nakşeden Niyazi amcaya sarılarak, yeni bir dost edinmenin mutluluğu ile hoşgörü şehir Konya’dan huzur içinde ayrıldık.

Bilmem anlatabildim mi?

Önce Ülkem ve Milletim…

Bu yazı toplam 602 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum