Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

NİHAYET

A+A-

Ülkemizin onlarca büyük meselesi var. “Bunların en önemlisi hangisi “ derseniz bence güvenlik ve Terör. Elbette kültürel yozlaşma, elbette işsizlik, elbette ahlaki çöküntü, elbette (Rabbim korusun Uyuşturucu)  belası gibi başka büyük problemlerimiz de var. Lakin hala devletimizi içten içe kemiren, milletimizi özünden çürüten en büyük sorun güvenlik ve terördür.  Terör son yıllarda bir iç mesele ve bir örgüt problemi olmaktan çoktan çıktı. Emperyalist güçler kendi kirli emellerine ulaşmak için ( bölge ülkelerini daha küçük parçalara ayırmak, mezhep ve etnik köken savaşları çıkartmak, İsrail’i koruma altına almak…)   kendi askerlerini kullanmıyor artık, bu zalimler bu kirli işlerini bölgemizde bolca bulunan “tasmalılara” yaptırıyorlar. Yani karşımızda bir örgüt yok, büyük devletlerin paralı askerleri var. Para, silah coniden, hanstan, gorbaçovdan;  can, kan tasmalılardan. Dökülen kan Müslüman kanı, mahvolan diyarlar İslam diyarları. Bu sebeple Devletçe, milletçe bu bir numaralı sorunu çözmek zorundayız. Bu mevzuda devlet, güvenlik güçleri(asker polis korucu) ile elinden geleni yapıyor. Millet de vergi vererek, çocuğunu askere göndererek, gelen şehit cenazelerini istismar etmeyerek, askere, polise, korucuya dualar ederek, devletinin yanında durarak görevini fazlası ile yerine getiriyor. Medyamız da bu konuda son yılarda biraz daha olumlu rol oynamaya başladı. Terör konusunda üzerine düşeni yapmayan bazı sosyal sınıflar, bazı odalar ve şişman kedilerin kurumları var. Lakin bunlardan daha önemlisi sanat dünyası (sinemacılar, tiyatrocular, edebiyatçılar, müzisyenler… Var.

TERÖRÜ ÖNLEMEDE SİNEMA VE TELEVİZYONUN ROLÜ

  Bizim gibi okuma ile pek arası olmayan, yoğun bir şekilde TV ve dizi seyreden toplumlar için Televizyon en güzel, en verimli, en bereketli araç. Bu gerçek ortada iken Maalesef Türkiye’deki Tv ler ve dizi yapımcıları, bölgemizin, ülkemizin ve ümmetin en büyük sorunu olan teröre hep bigâne kaldılar. Konu ile ilgili ciddi hiçbir dizi yapmadılar, ciddi filmler çekmediler. Onun yerine hiçbir ciddi meseleye değinmeyen, aksine aile değerlerimizi, toplum dinamiklerimizi dinamitleyen diziler tüm kanalları işgal etmiş durumda. Bu durumu anlamamak, niye bu hale geldiğimizi sorgulamamak o kadar zor o kadar acı ki. Şehirlerimizde bombalar patladı, çoluk çocuk, sivil asker, kadın erkek… Yüzlerce kişi öldü. Güneydoğuda şehirler yıkıldı, okullar hastaneler yakıldı, yollar şantiyeler delik deşik edildi;  Devletimizi, yüz milyarlarca dolar zarara uğradı. Gençlerimizden on binlercesi öldü/şehit oldu. Ülke bölünme noktasına geldi.( bu kötü ahval azalsada maalesef devam ediyor) Bu büyük meseleyle ilgili sanat dünyası acı bir suskunluk içinde günlerini geçirdi. Ne sinemacılar, ne tiyatrocular, ne şairler, ne hikâyeciler,  bu büyük, bu acı, bu hüzün verici hadiseyi tiyatrolarında işlemediler, şiirlerinde hikayelerinde yazmadılar, setlerinde  çekmediler. 

Bizim gibi Tv bağımlısı, dizi meftunu bir toplum için konu ile ilgili onlarca dizi çekilmeli değil miydi? Maalesef olmadı, yapılmadı. TRT bile bu konuda dişe dokunur bir şey yapmadı. TRT nin,  Tarihle ilgili çektiği ve toplumun büyük çoğunluğu tarafından izlenen Diriliş, Abdülhamit, Sevda kuşun kanadında gibi dizilere benzer yapıtların Terör konusunda da yapılması gerekirdi. TRT nin konu ile ilgili çektiği Sakarya Fırat dizisi Açılım sürecine denk geldiğinden pek tesirli olmadı.

KANAL D ÖN ALDI

Ve ve nihayet geçen akşam (pazartesi günü)  Kanal D de bu büyük yaraya, bu acı olaya el atan bir dizi yayınlanmaya başladı. Dizi nasıl devam eder bilmiyorum, lakin birinci bölüm gerçekten çok güzeldi. Meseleyi, orada yaşananları, bölgeyi, bölge insanını, onların ruh hallerini, bölgede devleti temsil eden insanların ruh dünyalarını, bölgede yaşananların ülke sathına nasıl yansıdığını, zalim örgütün işbirlikçilerini, kanun tanımazlıklarını, istismarlarını, gençleri sapkın fikirleri ile nasıl zehirlediklerini… Çok güzel anlattı. İnşallah dizinin sonraki bölümleri aynı minval üzere devam ederde, bilgi peteğini, dizi çiçeklerinden aldığı usarelerle dolduran halkımız, milletin, vatanın, devletin derdine derman olacak güzel, şifalı ballar üretir.

Bu yazı toplam 382 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.