1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Normalleşiyoruz  ama…
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Normalleşiyoruz  ama…

A+A-

İnsanlarımız sanırım korona virüs salgını ile bir çok şeyin kıymetini gördü ve bildi.

Bilmeyenlere zaten ne söylesen, ne yazsan faydasız.

Hani bir söz vardır ?

Eşek hoşaftan ne anlar, içer suyunu kalır tanesi…

O hesap işte…

Yaklaşık  3 aydan fazlabir zaman içinde  sağlık açısından zor günler yaşadık.Ben ve benim gibi insanlar ve çocuklar ise adeta  açık cezaevi yaşamı sürdürdü.  Geçen bayramı gönlümüzce yaşayamadık,sevdiklerimizle kucaklaşamadık,yapmamız gereken ziyaretleri yapamadık.

Çok şükür yapılan çalışmalarla Haziran ayı başından itibaren normal hayata dönmeye başladık.

Bunu  iyi kullanmamız lazım ve  sağlığımız için istismar etmemeliyiz.

Normalleşme başladı ama,gayri  normal  davranışlar içinde olanları da görmekteyiz. Yaz aylar başladı.Havalar birkaç gün serin ve yağışlı geçse de bunlar gelip geçicidir.Bir defa  Emniyet Müdürlüğü,Trafik Şube Müdürlüğünden istirham ediyorum.  Emniyet Müdürü Mustafa Aydın’IN   bu konulardaki hassasiyetini de bilmekteyim.

Çıkan yasa ile Cezaevlerinden binlerce kişi salınıverdi.Bunların içinde Konya’da olanlar da var.Sokağa fırlayan,yaşamından ders çıkartmayan bu sorumsuz kişiler özellikle akşam saatlerinde belli semtlerde susturucusuz motor ve araçlarını alıp sokağa fırlıyorlar ve mahalleliyi ahizar bırakıyorlar.Uyaranları da aba altından sopa gösterip “ Ben istediğimi yaparım.Cezaevinde yeni çıktım” diye tehdit etmektedir. Bunların önüne geçilmeli.

Hayatın normale dönmesi trafiği de sıklaştırdı.Kurallara uymayanlar adeta  çığ gibi büyümektedir. Bunların kontrolü ve bırakılmamalıdır. Konya polisi  bu dönemde vatandaşa  oldukça toleranslı davrandı.Bu konu da emniyet güçlerine de görev yaptıkları sürece teşekkür ediyorum.

Yine bir gevşemede  dolmuşlara verildi. Ayakta yolcu almamak kaydıyla koltuklar doldurulabilecek.Ancak maske takmaz zorunludur.

Dikkatimi çeken bir konuda hepimiz için çok önemli kandır. Bu dönemde Kızılay’ın kan stokları bitme noktasında. Bir gün hepimize kan gerekli olabilir.Vatandaşları içinde durumu müsait olanları Kızılay’a kan vermeye davet ediyorum.

Size bir de izin belgeli seyahatten bahsedeyim.

Bayramın5.günü ailemden  çok yakın  birisinin  Karatay Obruk’ta  çok hasta ve sekaret olduğu haberi geldi. Basın kartından dolayı bize pek sorun çıkartılmıyor ama,evde 12 yaşında  bir kızım var.Onu da götürmek istedim.Kurallara uyalım dedim.

Önce Emniyet Müdürlüğü  özel kalem müdürünü aradım.Buna çok nazik şekilde  yol gösterdi.Kendisine teşekkür ediyorum.

155’i aradım.Onlarda aynı şekilde davrandı.  Bir okulu tarif ederek oradan izin belgesi alabileceğini bildirdiler.Oraya vardığımda zaten durum vahim.Yüzlerce insanlar okul bahçesinde izin belgesi için bekliyorlar.Durumumu arz ettim,izin verdiler.Bu kez kapıda üç bekci.Hani üniformayı giyince  kendilerini adeta dev sananlar.Vatandaşlardan izin aldığıma şahit olanlar”. Sıraya gir,”diye sert bir ifadeyle beni itelediler.Bende durumu açıkladım.Vatandaşlarda sağ olsun,biz izin veriyoruz dediler ve koridora girdik.Orada iki bekci daha.Sen sıradamısın ?sorusuna muhatap oldum.İzah ettim.İçeriye görevlilerin yanına girdim.Durumu  anlattım.Görevliler dün geceden itibaren biz izin belgesi vermiyoruz.Ya E-devletten alacaksın,ya da  192’yiarayınız diye söylediler.

Burayı aradım.40 dereden kırk su…

Bunların hepsi prosedür gereği olabilir.Ancak bazı kimselerin tavır ve davranışları beni bir vatandaş olarak rendice etti.Bazılarına yetki verildi mi,vur deyince öldürürler  ya…

Derler ya:

Her musibette bir hayır vardır diye…

Korona Virüsü yukarıda da belirttiğim gibi bize bir çok şeyin kıymetini bilmemize katkı yaptığını sanıyorum.

Kısıtlama döneminde  her yerde olduğu gibi araç trafiği azalmıştı.Çevre temizliği daha iyi haldeydi.

Hava kirliliği  azalmıştı.Ancak geçtiğimiz günlerde gazetemizi takip edenler okumuşlardır.Hava kirliliğinde an ve an kirlilik görülüyor.Bunu da ilgili kurumlar kontrol etmelidir.

Normalleşmeyi sınırsız sanmamalıyız. Normal olan herşey  güzel ama, kimse bunu davranışları ile anormal hale getirmemelidir.

***

Saygı ÖZTÜRK’ÜN yazısından:

Adnan Menderes, nelerle suçlanmıştı? İşte, yargılama sırasında Menderes'in suçlandığı konular:

– Örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmekten yargılandı. 10 yıllık örtülü ödenek kayıtları incelendi. 13 oturum sonunda 2 Şubat 1961'de 4 milyon 877 bin 780 lirayı zimmetine geçirmekten suçlu bulundu. Paranın tahsili için Aydın'daki arazilerine el konuldu.

– 6-7 Eylül Olayları'na, önceden haberi olduğu halde müdahale etmemek.

– Vatan Cephesi: Kurulan bir örgütü başka bir sınıf üzerinde baskı aracı olarak kullanmak.

– Vinileks firmasına Türkiye Vakıflar Bankası'ndan kredi verdirmekle suçlandı. Mahkeme Menderes ve Hasan Polatkan'ı bu davadan da suçlu buldu.

– İstanbul'da Bulvar ve yol açmak için pek çok vatandaşın evini, parasını geciktirerek ya da hiç ödemeden istimlak etmek.

– Kanuna aykırı olarak üniversite basmak ve halka ateş açtırtmak.

– Bazı muhalefet milletvekillerinin ve muhalefet liderinin seyahat özgürlüğünü kısıtlamak.

– Döviz Yasası'nı ihlal etmek.

– Devlet radyosunu siyasi çıkarları için kullanmak.

– Halkı, Demokrat İzmir gazetesinin matbaasını tahrip etmeye teşvik etmek.

– Kırşehir'in haksız olarak ilçe yapılması.

– Yargı bağımsızlığını ihlal etmek.

– 1957 seçimlerinin erkene alınarak kanuna aykırı olarak tarihinin değiştirilmesi.

– Tahkikat Komisyonu'nun kurulup olağanüstü yetkilerle donatılması.

– CHP'nin mallarına haksız yere el konulduğu iddiaları.

– Anayasayı ihlal.

Sonuçta, Menderes, 13 ayrı davadan yargılandı ve Bebek Davası dışındaki bütün davalardan suçlu bulundu, Polatkan ve Zorlu ile birlikte idam edildi.

Bu yazı toplam 446 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.