1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Nükleer Silah Tehditleri Karşısında Dünyamız
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Nükleer Silah Tehditleri Karşısında Dünyamız

A+A-
Bir daha dünya savaşı yaşanır mı bilinmez ama bazı malum devletlerin silahlanma noktasında ciddi çabalar sarf ettiklerine şahit oluyoruz. Emperyalizme adını yazdıran malum devletlerin ekonomik anlamda pastanın büyük dilimini silahlanmaya ayırdıkları gerçektir. İşin üzücü yanı üretilen silahların çoğunu da kendilerinin kışkırtarak birbirine tutuşturduğu mazlum İslam ülkeleri üzerinde test ederek diğer yandan da dudak uçuklatacak rakamlarla pazarlayarak bir taşla iki kuş vuruyorlar.
Göz göre göre silahlanmakta olan İsrail tehdit olmuyor ama İran, Türkiye, Kuzey Kore ve diğerleri tehdit oluyor.
ABD, Rusya tehdit değil ama diğerleri tehdit.
Sanki savaşın mantıklı bir açıklaması varmış gibi kitle imha silahlarını ellerinde bulunduran bu emperyalistler olası büyük bir savaş durumunda silahlanmaktan menettiği ülkelere bunları fırlatacak ya da tepesinden uçaklarla boşaltacak.

Oh ne ala memleket!
O ülkelerin kendisine böylesi bir vahşeti reva gören sözde süper güçlere karşı bir savunma mekanizması olmayacak. Üzerinden yağan bombalara boynunu bükecek ve ölecek. Böylesi bir anlayışı kim kabul edebilir? İster et ister etme yersen diyorlar.
Kendilerini süper güç olarak tanımlayan bazı ülkeler, bugüne kadar mazlum milletler üzerinde oynanan savaş oyunlarında ne gibi bir etkinlik gösterdiler?
Uzun yıllardır süregelen onca acımasız savaş esnasında kendilerini barışın timsali gören bu güçler, hangi yaraya merhem oldular? Kimi kandırıyorlar? Niçin kanıyoruz? Neden kopuyoruz?
İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima üzerine, Nagazaki üzerine atom bombası bırakarak yüzbinlerce insanın ne olduğunu bile anlamadan yüksek ısı ve ışıkla ABD tarafından buharlaşarak katledildiği bir gerçek değil midir? Japonların o devirde ellerinde ki mevcut imkânlar yetersiz olduğu için çaresizlik sonucu savaştan çekilmediler mi? Bunlar karşısında karada sürmekte olan ve omuz omuza süren savaşta aciz duruma düşen ABD’nin toplu katliam silahıyla işin içinden bir anda sıyrılması kendisini ne kadar haklı duruma düşürebilir ki? Bilekle bükemediğini, kalleşlikle alt edeceksin öyle mi?
O zaman yürek varsa eşit şartlarda kozlar paylaşılsın. Ona da müsaade yok. O halde bu dünyada kurulmuş bir sistem var. Bu sistem Osmanlı İmparatorluğu’nun bitişiyle başladı. Adaletin yerini güç aldı. Gücü elinde tutan haklı kabul edildi. Bu oluşum sağlanırken yeniden doğmak ve doğrulmak isteyenlere fırsat verilmedi. Dünyayı taksim ettiler. Amerika ve Rusya büyük bir pastayı eline aldı. Bazı Avrupa ülkelerine de seslerini kesme adına Afrika ülkelerini pay ettiler. Çünkü sonuç itibariyle küfür tek millet idi.
Ama unutmamak lazımdır ki Müslümanlar nezdinde gerçek süper güç, âlemleri yaradan yüce Rabbimizdir. O’nun hesabı şaşmaz. Bir gün o hesabı kapatacak. Bugün mazlum milletlere kan kusturan kim varsa günü geldiğinde ettiklerinin ceremesini çekecek.
Hiç düşündünüz mü? Atom bombası olan ülkelerin ayrıcalığı nedir?
Yıllardır adeta şehir efsanesi haline gelen Türkiye'de atom bombası olduğu iddiaları, ilk kez resmi bir organın doğrulamasıyla gerçeklik kazanmıştı. ABD askeri arşivlerinin zaman aşımına uğrayıp açılmasıyla, bilim ve teknolojideki gelişmeleri aktaran The Atomic Scientists (Atom Bilim Adamları) adlı uzman kuruluşun yaptığı araştırmaya göre, ABD'nin Türkiye'nin de aralarında olduğu 6 Avrupa ülkesinde toplam 480 atom bombası olduğu ortaya çıktı. Fransa'nın önde gelen saygın gazetelerinden Liberation'un da yer verdiği araştırmaya göre bunlardan 90'ı Adana'daki İncirlik Üssü'nde saklanıyor. 50'si ABD'ye ait, 40'ı ise ABD denetiminde Türkiye'nin kullanımına bırakılmış. Rapora göre ABD'nin atom bombası yerleştirdiği üsler arasında Akıncı (Ankara) ve Balıkesir üsleri de bulunuyordu. Ancak 1990'ların ortasında nükleer silahların konuşlandırıldığı bu iki yeri bakım üssü statüsüne getirerek bombalar geri çekildi.
Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşmasına (NPT) 1992'den bu yana taraf. Fransa Eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, denizaltı füzelerini bırakacağını ve havadan fırlatılan silahları üçte bir oranında azaltarak 290 savaş başlığına indireceklerini bildirmişti. Paris, Eylül 2008'e kadar savaş başlıkları yaklaşık 300'e indirmişti. Nükleer silah deposunun, stratejik ve stratejik olmayan savaş başlıkları şeklinde 200'ü geçmediği tahmin ediliyor. Nükleer silah programına 1955'te başlayan Çin, 1964'teki başarılı nükleer denemesinden sonra 45 nükleer deneme daha yaptı. Çin'in yaklaşık 400 stratejik ve taktik nükleer silahı olduğu, daha fazlasını üretmek için de malzemesi bulunduğu tahmin ediliyor.
Bunlar dışında nükleer güce sahip olduğu ilan edilen diğer ülkeler şunlardır: Kuzey Kore, Hindistan, Pakistan, İsrail, İran.
O halde geleceğimiz için, bize yönelik tehditleri bertaraf edebilme adına bizim ülkemizin de bu alanda kendisini tanzim etmesini ümit ediyorum.

 
Bu yazı toplam 52 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.