1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Öğrencinin Kaygısı
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Öğrencinin Kaygısı

A+A-
Kaygı, kelime anlamı olarak korku ve endişeyi ifade eder. Kendimizi tehdit altında hissettiğimiz durumlarda aşırı bir endişe ve korku hisseder ve kaygılanırız.
İnsanda doğal bir duygu olan korku ve endişe, her insanda zaman zaman görülen temel bir duygudur. Bunun olmaması ya da tamamen ortadan kaldırmak çözüm olmadığı gibi mümkün de değildir. Çünkü insan, öfke, sevinç, korku ve mutluluk gibi temel duyguları onu insan yapan en başlıca özellikleridir ve yaşama yön veren duygulardır.
Bu duygular olumlu tutum ve davranışlarla bizi çalışmaya ve çözüm aramaya yönlendirirken, bazen de bizi engelleyen ve performansımızı göstermemizi sınırlayan olumsuz bir yaşantıya da neden olmaktadır. Özellikle yeni insanlarla tanışırken, polis ya da adliye işimiz olunca, devletin ya da özel sektörde üst makam sahibi insanlarla görüşürken, ya da sınavlarda aşırı bir korku ve endişe bizim konuşmamızı, tutum ve davranışlarımızı engeller, terleriz, heyecanlanırız ya da kendimizi tam olarak ifade edemeyiz. Böyle olunca da karşıdaki kişi bizi yanlış anlar ya da biz eksik tanıtırız.
Öğrencilerde de benzer süreçler gelişir. Öğrenci eğer  sınıf geçme ya da ders notlarında başarısız olma endişesi ile derslerine verimli çalışır ve dersi dikkatli dinlerse sınav ve sözlülere karşı daha hazırlıklı ve donanımlı hissedecektir kendini. Çünkü gerekli hazırlıkları yapmış ve tedbirleri almıştır. Yazılı ve sözlü olduğunda da istenen performansını göstererek başarılı olacaktır.
Bir de hiç kaygı duymayıp ders çalışmayan öğrenciler vardır. Bu öğrenciler ya sıfır kaygı ya da aşırı kaygı ve endişe yaşarlar. Fakat hiç çalışmadıkları için kaygının birinci nedeni bellidir ve suçluluk da hissettikleri için başarısızlıkla birlikte psikolojik olarak moral bozukluğu da yaşarlar.

Sınav kaygısı ders çalışıp da başarısız olan öğrencilerde öncelikli sorun olarak karşımıza çıkar. Çünkü diğerleri kaygı yaşamamak için gerekli olan ön şartı yani ders çalışma görevini yerine getirmemişlerdir.
Bu yine de sınav kaygısı yaşamadıkları anlamına gelmez fakat çözüm için öncelik olarak ders çalışma ve dersi etkin dinlemeleri gerekmektedir.
Dersi dikkatli dinleyip, ders çalıştığı halde başarısız olan çocuklarda ilk akla gelen sınav kaygısıdır. Çünkü öğrenci ya evde ders çalışırken soruyu çözer, anlar ve bilir fakat yazılı/sınav esnasında kaygının aşırı olmasından dolayı bazı fiziksel, zihinsel ve psikolojik semptomlardan dolayı soruları yanlış yanıtlar. Bu semptomlar fiziksel olarak, aşırı kalp çarpıntısı, terleme, üşüme ve titreme, zihinsel olarak ise hatırlamada güçlük, bilgileri yorumlama, soruyu anlama gibi becerilerde yetersizlik yaşarlar. Bunların üzerine psikolojik olarak başarısız olma, ailesine karşı suçluluk hissetme gibi psikolojik endişeler de eşlik eder ve öğrenci yapması, bilmesi beklenen sorulara yanlış ve eksik yanıtlar verir.

Çalıştığı halde başarılı olamamak, öğrencide kendine olan özgüven ve saygının da zedelenmesine ve sarsılmasına neden olur.
Nasılsa çalışıyorum yine başaramıyorum diye düşünürler ve kendilerini yetersiz ve başarısız bir kişi olarak gördükleri için hayata dair hedef ve amaçları da potansiyellerinin altında kalır. Kaygı, bu nedenle kişisel potansiyelin ifade edilmesinin önündeki bir engeldir ve mutlaka üstesinden gelinmesi için çalışılmalıdır.

Bu konuda aileler, aşırı kaygı sorununu (biraz kaygı doğaldır) kendi kendine geçer deyip ertelemek yerine, psikolojik danışmanlar ve psikologlardan yardım alarak öğrencilerin önündeki kaygı engelinin kaldırılmasına gayret edilmelidir. Selam ve dua ile. 
Bu yazı toplam 154 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.